7 Ekim 2008 Salı

Krizin dibi için bahse girebilirsiniz

8 Ekim Çarşamba 2008

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’ın da belirttiği gibi küresel finans krizinin dibi henüz gözükmedi. Her an yeni tatsız sürprizlere hazırlıklı olmak lazım.
Amerika’da 850 milyar dolarlık kurtarma paketinin, ancak uzatmaları oynamaya yardımcı olabileceği belirtiliyor. Avrupa’da önce 2000’li yılların mucize ülkesi İrlanda, ardından Yunanistan ve Almanya, bankalardaki tüm mevduatlar için güvence vermek durumunda kaldılar. İngiltere, Fransa, İtalya sırada...

‘2001 şubatına gelmedik’
Türk finans çevrelerinin duayenleri de Durmuş Yılmaz’la aynı görüşte ve küresel kâbusun bugün geldiği noktayı, bizim 2001 krizimiz üzerinden şöyle tarif ediyorlar:
“Cumhuriyet tarihimizin en ağır ekonomik krizinin yaşandığı 2001 şubatına, dünya henüz gelmedi. Küresel piyasalardaki bu denli büyük çöküşlere rağmen dünya hâlâ, bizim 2000 ekiminde likidite endişesinin başladığı günlerin benzerini yaşıyor!”
Anlayacağınız dünya çapında likidite krizi de, bankacılık krizi de henüz başlamış değil. Başlamadığı buysa, başladığında nelerle karşılaşacağımızı, doğrusu ben tahayyül bile edemiyorum.

Tutmayan tahminler
27 eylül günkü İngiliz The Guardian gazetesinde, küresel finansal krizin boyutlarıyla ilgili olarak başlangıçtan bu yana yapılan tahminler, arşiv taraması yapılarak ardarda sıralanmış. En yetkili ağızların bile tahminlerinden ne denli yanıldıklarına bakar mısınız?
- Temmuz 2007’de ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke‘nin tahmini 100 milyar dolar
- Kasım 2007’de Goldman Sachs‘ın tahmini 400 milyar dolar
- Ocak 2008’de Ben Bernanke 500 milyar dolar olarak açıklıyor
- Şubat 2008’de G-7 Bakanlar Zirvesi‘ndeki tahmin 400 milyar dolar
- Eylül 2008’de Standard & Poor’s‘un tahmini 500 milyar dolar
- Eylül 2008’de IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn‘ın açıkladığı rakam 1.3 trilyon dolar
- Ekim 2008’de sadece Amerikan Kongresi’nden geçen kurtarma paketi 850 milyar dolar
- Kasım 2008’de krizin boyutlarıyla ilgili hangi yetkilinin ne tahminde bulunacağına dair hep birlikte bahis oynayabiliriz!

Bizde önce reel sektör
Amerika’da krizin reel sektöre yansımaları daha yeni yeni başlıyor. ABD yönetimi, Amerikan halkına harcamaları için para vererek ve faizleri düşürerek krizin reel sektöre yayılmasını engellemek için bugüne kadar direndi, ama artık o yolun da sonuna gelindi.
Türkiye’de ise kriz öncelikle reel ekonomiyi tehdit ediyor. Çünkü şirketlerimiz çok ciddi bir borç yükü altında. Dünyada para bol iken ve adamlar satacak yer ararken, bizimkiler de bol bol borçlandılar. Dünya ekonomisinin durgunluğa sürüklendiği bir ortamda, ihracata dayalı büyüme senaryoları da gerçekçi görünmüyor. İç pazarda zaten ciddi bir durgunluğu yaşıyoruz.
Şirketlerimizin, küresel krizin etkisiyle daralan kredi piyasasından borçlanmaları artık pek mümkün değil; durgunluk sonucu azalan kârlarla borçlarını döndürmeleri de zor.
2001 krizi bankalarımızdan başlamış ve banka batışlarını, reel sektör batışları izlemişti. Bu sefer tam tersi olacak gibi görünüyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder