25 Şubat 2015 Çarşamba

KÜRT HAREKETİNE BAKIŞIM VE TAVRIM


BÜYÜK  HARFLERLE  SÖYLÜYORUM, 

Bugüne kadar Kürt Ulusal hareketine empati ve sempatiyle 

yaklaşan, sol ve sosyalist hayat felsefesini kendimce 

benimseyen biri olarak kendi adıma  siyasi duruşumu, 

geldiğim nokta adına netleştirmek için açıklama yapma gereği duymaktayım. 

(Bu açıklama kişisel görüşüm olup,mensup olduğum ideoloji 

veya partiyi bağlamamaktadır.)

*Türkiye'de ilk defa sosyal demokrat parti olmaya çalışan SHP, 

bir duyuru ile Kürt Siyasetinin mecliste temsil edilmesine 

öncülük etme adına Kürt siyasileri partiye davet etmiş olup, 

daha yemin töreninde parti ilke,güvenliği ve disiplinine 

aykırı hareketle mecliste SHP manipülasyona ve kürt hareketi 

oportünizmiyle karşı karşıya kalmış olup...Daha sonrası..SHP 

politika üretemez duruma getirilmiş, SHP oy kaybetmeye 

başlamıştır..

**Sol ve Sosyalistler her zaman destek verdiği Kürt Ulusal 

hareketine ise zannederim 1986 yılında bayrağındaki sembol 

olan orak-çekiçi çıkarmasını görmezden gelmiş,bağımsızlık-

özerklik söylem gitgellerini önemsemeden hala destek verirken 

doğuda devrimci örgütlenmeye karşı ket vuran pkk'yı bile dile 

getirmedi.sustu
 (susmak devrimci eylem olmadığı halde)

-Yurtiçi,Yurtdışında devrimcileri öldürdüler. (Kürşad 

Timuroğlu)  susuldu..

Uzatmayayım günümüze gelelim..

*Cumhuriyetin en büyük eylemi olan "Gezi" direnişini..Darbeci 

yaptılar.(Sustuk)

*Yerel seçimler öncesi cepheye saldırdılar ve tehdit ettiler 

( Sustuk)

*Cumhurbaşkanlığı öncesi Ödp'yi tehdit ettiler (Sustuk)

*Kobani'de sokağa çıktık "Hükümetle anlaştık" dediler ..(sustuk)

*Biz destek vermeseydik Akp hükümet alamazdı dediler...sustuk

*Apo, akp yi ben kurtardım dedi....sustuk

*Biji Obama dediniz emperyalizmin kurucusuna ...sustuk

*Yüzyılın yolsuzluğunda komisyondan üyenizi çektiniz..sustuk

*Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı alkışladınız..sustuk....

VE HEP SUSTUK HALKLARIN KARDEŞLİĞİ İÇİN..

Ama...Artık sizin kirli politikalarınız bizlerin de sabrını aşırdı 

ve biliyoruz ki ne savunur gibi yaptığınız Kürt kardeşlerimize 

ne Sol ve Sosyalist harekete sizden umut var..

Ve bizleri emperyalizmin kirli oyununa alet ediyorsunuz..

SİZLERİ DESTEKLEMİYORUM VE DESTEKLEMİYECEĞİM..

SOL VE SOSYALİST OLARAK LUZUMÜ GEREĞİ  AÇIKLIYORUM.

ozan'ca

Kaynak:

1.)    http://www.odatv.com/n.php?n=gezide-17-aralikta-farkli-davransaydik-iktidar-nasil-olurdu-0711141200#.VF0MzunStJg.facebook

2.)http://www.dailymotion.com/video/x12h5ow_demirtas-gezi-de-darbe-cikabilir-mi-diyenler-yuzunden-mesafe-koyduk_shortfilms

3.)http://t24.com.tr/haber/iste-imralidaki-gorusmenin-tutanaklari,224711

4.)http://haber.sol.org.tr/turkiye/hdpnin-destekledigi-demokratik-islam-kongresi-21-ilde-kutlu-dogum-etkinligi-duzenleyecek

5.) http://halkinkurtulusu.net/?p=4650

6.)http://www.cnnturk.com/fotogaleri/turkiye/pesmergeye-biji-serok-obamali-karsilama

7.)http://dersimnews.com/manset/gundem/siyaset/pervin-buldan-cozum-sureci-icin-ikinci-turda-erdogani-destekleriz.html

8.)http://www.cnnturk.com/haber/turkiye/selahattin-demirtas-erdogani-neden-alkisladigini-anlatti


İMRALI TUTANAKLARINDAN:

AKPyi 10 yıldır ayakta tutan benim. Derhal bu 

söylemi terk etmesi lazım. Biz AKPyi çıkartan gücüz.” 

Kendini düzene satmış

- Metiner saçmalıyor, “APO sıkıştı” diyor. Propaganda ile oyunu 

karıştırıyor. Kendisini düzene satmış, kendisini rezil etmiş, 

AKPyi 10 yıldır ayakta tutan benim. Derhal 

bu söylemi terk etmesi lazım. Biz AKPyi 

çıkartan gücüz.


Başbakan tutuklanacaktı AKPnin çıkışları yanlıştır. Son bir 

buçuk yılda büyük bir savaşa yüklendiler. Nihai tasfiye 

operasyonları yaptılar. Sayın Başbakanı buna inandıran ekip 

(2011de) PKKyi bitireceğiz dedi. 10 bin kişiyi (KCK) içeriye 

aldılar, Bu güç MİTe de darbe planladı. Ben hemen devreye 

girdim, „bu darbedir dedim. Ergenekondan farkı yok. 

Başbakan MİTe darbe yapılınca sıranın kendisine geldiğini 

gördü, Başbakan vatana ihanet suçundan tutuklanacaktı. 

(Durdu yeniden söze başladı) Genelkurmay Başkanının (İlker 

Başbuğu kastetti) tutuklanması da budur. O güce Cevat Öneş 

„darbe dedi. Bu yüzden ben devreye girdim, yardımcı olayım 

dedim

https://istihbaratalani.files.wordpress.com/2013/03/mral-grme-tutanaklar.pdf



10 Şubat 2015 Salı

SİYASET NEDEN KİRLİDİR..


SİYASET NEDEN  KİRLİDİR..

Lütfen arkanıza yaslanıp gözlerinizi kapatarak düşünün
Türkiye neden hala çağdaş değerlere sahip olmayan ,insanca yaşamın varolmadığı,adaletin vicdanla cüzdan arasına sıkıştığı,her türlü insan ve hayvan haklarının ihlal edildiği,ekolojik dengenin korunmadığı,temiz su kaynaklarının kirletildiği,derelerin “Hes”ler yapılarak kurutulduğu,çocuklarımıza çağdaş eğitim verilemediği,Doğanın betonlaştırıldığı bir ülke de yaşadığımızı düşünmelisiniz
Sizin verdiğiniz partiye oy vermeyenleri hemen suçlayarak işin içinden çıkma kolaycılığına kapılmadan,
sizin oy verdiğiniz partiyi yüceltip diğerini aşağılamadan,
Eğitim,cehalet vs. sığınmadan,
Din,bayrak veya etnisiteye başvurmadan düşünmelisiniz..

Neler mi düşünelim.

Mesela Köy enstitülerini kim kapatma kararı aldıysa Türk insanının eğitimin kalitesini düşürüp cahilleşmesinin sorumlusudur,

Hiç gereği yokken Abd’den borç alan hükümet, GSMH’dan aldığımız payın küçüklüğünden yani fakirliğimizden sorumludur,

Cumhuriyetin kuruluşunda fabrika açarak imalat sanayisine yönelirken,Abd’nin benzinle çalışan teknolojik hurdalarını alan,montaj sanayi kuran hükümet, sanayileşmeyişimizden sorumludur.

Salt Natoya girmek pahasına Kore’ye asker gönderen hükümet, Soros’un “ihraç edilecek tek değer askerlerinizdir” sözünden sorumludur,

Hitler faşizmi Avrupa’da katliam yaparken Türkçü olan, aynı hitler  Sovyetlerin bozguna uğratması sonucu Türkçülükten vazgeçen hükümet suçludur,

Türkiye’nin  daha iyi koşullarda olması için okuyan sorgulayan,emperyalizm ve onun yerli uzantılarıyla savaşan bir nesli darağacında astıran,hapishanelerde devrimcileri korsakoff(Beynin yok edilmesi)yapan ve Carter’in “Bizim çocuklar darbe yaptı” diyen 12 eylül faşizmi ve onun apoletleri suçludur,

Şöyle bir soru soralım kendimize “1921-1924  Kuruluş Anayasası hariç (adından anlaşılacağı üzere kuruluş anayasası yanlışı olabilir yeni bir Devlet kuruyor çünkü)

Türkiye Cumhuriyeti Anayasaları
A-)“DEVLET KENDİSİNİ KORUMAK İÇİN ANAYASA YAPMIŞTIR
B-)DEVLETİN OLUŞUMDAKİ EN BÜYÜK FİGÜR OLAN  BİREYİ KORUMAK İÇİN YAPILMIŞTIR?..
Muhtemelen yanıtımız (A) Şıkkı olan “Devlet kendini korumak için yapmıştır “ olacaktır.

 “Devleti kutsayıp, İnsanı değersizleştirdi” 

Oysa ki birey özgür ve eşit olmadıkça devlet olur mu, olursa da  dili, dini, dirisi, ölüsü, tarihi yalan bir devlet olur ve o devleti oluşturan bireyler devlete güvenemez.
Örnek mi;
Geçen senelerde  Fethiye/Muğla’da deprem oldu  “Tsunami”  söylentisi yaygınlaşınca  belediye ve kaymakamlık anons yaptı ama hiçbir Fethiyeli çıktığı dağdan evlerine dönmedi, nedeni tamda bu ,

 “Devlete güvensizlik…”  Uzatmaya gerek yok…

Seçim ve Seçmen yönelimlerini düşünürsek,
1983-1991 ANAP-Özal-
1991-1995 DYP-SHP
1995-1996-DYP-ANAP
1996-1997 DYP-RP,
1997-2002 DSP-ANAP-MHP,
2002- 2015 Yani günümüze kadar AKP.dir..
Dikkatle incelenirse halk seçimlerde ve sandıklarda mutsuzluğunu yansıtmış ve bir önce ki seçimde oy verdiğini bir sonra ki seçimde sandıkla indirmiştir..

Akp’nin 2002-2015 dönemini incelersek

*NÜFUS BAKIMINDAN DÜNYANIN EN BÜYÜK 18. ÜLKESİ   ORTALAMA YAŞAM SÜRESİ BAKIMINDAN DÜNYA'DA   96.SIRADA
           
*TÜRKİYE 1987 YILINDA DÜNYANIN EN BÜYÜK 14.EKONOMİSİ İKEN, 1999 YILINDA 16.SIRADA
EVET...2002 YILINDA DÜNYANIN EN BÜYÜK 17.EKONOMİK GÜCÜ,

2014 YILINDA DÜNYANIN EN BÜYÜK 18.EKONOMİK GÜCÜ..(Yani ekonomi küçülmüş)

*TÜRKİYE KİŞİ BAŞINA DÜŞEN GELİRDE 59. SIRADA (hani Yunanistan'da kriz vardı da bize çalışmaya geleceklerdi)  YUNANİSTAN 39.SIRADA

*TÜRKİYE GELİR ADALETSİZLİĞİNDE 57.SIRADA

*Son 13 TÜRKİYE İHRACATTA 27.SIRADA(16 MİLYON NÜFUSA SAHİP HOLLANDA, TÜRKİYE'DEN TAM 3 KAT FAZLA İHRACAT YAPIYOR)

*TÜRKİYE DÜNYADA CARİ AÇIK VEREN 7. EKONOMİSİ

*TÜRKİYE CİNSİYET AYRIMCILIĞINDA 136 ÜLKE ARASINDA 120.SIRADA

*OECD RAKAMLARINA GÖRE,"İYİ YAŞAM ENDEKSİNDE" SONUNCU..

*TÜRKİYE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE 180 ÜLKE ARASINDA                                                                                       154.SIRADA.
*TÜRKİYE DÜNYADA EKONOMİK ÖZGÜRLÜKTE 64.SIRADA

*TÜRKİYE DÜNYANIN EN GÜÇLÜ 8.ORDUSUNA SAHİP.
(Soros: "Tek ihraç malınız ordu "demişti..

VE CUMHURİYETİN TÜM KAZANIMLARI ÖZELLEŞTİRME ADI ALTINDA SATILDI..

Yukarıda ki tabloya rağmen,
13 yıldır ilk defa bir hükümet alternatif bulunmadığı için yani halk seçeneksiz bırakıldığı için Akp hükümeti onca olumsuzluklarına rağmen devam etmektedir..

AKP NEDEN  ALTERNATİFSİZDİR?..

Çocukların geleceği için Adil, Eşit, Sömürünün, Sömürenin olmadığı bir dünyayı yeniden yaratmak değilse senin derdin
Dilini bükmeden konuşamıyorsan, Başını eğmeden yürüyemiyorsan,Yalancıya, fırsatçıya, haine bağıramıyorsan.
Siyaset memleket sevdası yerine çıkar için bencilce yapılıyorsa,
Siyaset gelecek kuşakların özgürce yaşaması yerine, kişilerin özgürlüğü üzerine yapılıyorsa,
Siyaset ideolojilerin tutarlılığı yerine örgüt ağalarının mevki,makamı uğruna yapılıyorsa.
Siyaset alınıp satılabilen insanlarla yapılıyorsa,
Siyaset altlarına pet bağlanacak,iki kelamdan yoksun kişilerin tekelindeyse,
Siyasette "GENÇLİK" yoksa,
Siyasette "KADIN" yoksa,
Siyasette "EMEKÇİ" yoksa,
Siyasette "ÇİFTÇİ" yoksa,
Siyasette "EZİLENLER" yoksa,

Akp ve benzerleri iktidarda hep olacaktır…


BUYURUN DEVAM EDİN "KİRLİ"SİYASETİNİZE,TARİH SİZLERİ KAYDEDİYOR..


http://www.gercekbandirma.com/component/k2/item/7205-siyaset-neden-kirlidir.html#comment4873

8 Şubat 2015 Pazar

DEVRİMCİLİK NEDİR?

BİR YAŞAM BİÇİMİ OLARAK DEVRİMCİLİK


Devrimcilik bir yaşam biçimidir.Bu yaşam biçimine özünü veren olgu ise,mevcut düzen ve koşullarda yaşamak istemeyip daha iyi ve ileri bir insani düzende yaşama arzusudur.Bu anlamda, devrimci bir yandan mevcut düzende yaşayıp öte yandan içsel çelişkinin görüngüsü sonucu mevcut düzenin alternatifi olan bir sistemin yaşam biçimini kendine rehber edinmiş olup amaçlanan sistemin temel değerlerini kendinde cisimleştirmiş olandır.(Burada kastettiğimiz devrimci kavramının tam karşılığı komünist devrimcidir.Bundan sonra geçecek her devrimci deyimi,komünist devrimciyi anlatmak için kullanılmıştır.)
Devrimci deyimini açıklamaya girişmeden önce devrimcinin amaçladığı olguyu açmak gereklidir.Devrimci ,devrim için mücadele eden ve bunun için tüm yaşamını vakfetmiş olandır.Buradan devrim deyimine bir açıklık getirmek zorunludur.Devrim,mevcut düzeni tümden ortadan kaldırmak ve yerine daha iyi ve daha ileri bir şeyler koymak eyleminin kendisidir.Buradan hareketle,devrimci(elbette ki komünist devrimci) mevcut emperyalist kapitalist düzenin tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılıp yerine komünizmin ilk aşaması olan sosyalizmi ve ardından gerçek insanlık ve paylaşım düzeni olan komünizmi inşa etmek görevi uğruna mücadele veren örgütlü bireydir.Burada dikkatle bakılırsa bir olgunun altını çizmiş olduk:O da devrimcinin örgütlü bir bireye karşılık geldiğidir.
Yani devrimci bu eylemini ancak ve ancak örgütlü bireyler topluluğuna dahil olarak yapabilir.Yineleyelim ki,devrimi yapan devrimci değildir.Devrimi yapan mevcut düzenden rahatsız olan tüm sınıf ve katmanlara önderlik etme yeteneği kazandırılmış komünizmi kuracak biricik devrimci sınıf proletaryanın ta kendisidir.Tabi ki diğer devrimci sınıf ve katmanları bu devrimci mücadeleye katarak.Devrimci bu sınıf mücadelesinin katalizörüdür sadece.Ya da daha geniş anlamıyla sınıfı sınıf bilinciyle donatacak bu mücadelenin her evresinde liderlik edecek temel itici güçtür.Sosyalizm ve komünizm tarihsel sürecin sonuçlarıdırlar.Sınıflı toplumların sonuncusu sosyalizme ve sonrasında komünizme giden yol bilimsel bir sonuçtur.Ama bu süreç, yukardan aşağı inşa edilebilen tek düzeni işaret ettiğindendir ki,irade ve devrimci sınıf mücadelesi bu anlamda kilit rol oynayacaktır.
Sosyalizm kendinden önceki sınıflı toplumlar gibi bir önceki sınıflı toplumun bağrından çıkmaz.Sadece sosyalizmi kuracak ,altyapısını sunacak sınıflar ve ekonomik alt yapı sosyalizmin mevcut kapitalizmden aldığı unsurlardır.Oysa kapitalizm,kendinden önceki feodal toplumsal düzenin bağrından çıktı ve sonraki süreç içinde ekonomik alt yapı kapitalist olmasına rağmen iktidar feodal kral,bey vs ye aittti.Burjuva demokratik devrimler bu çelişkiyi ortadan kaldırdılar.(Şimdi dünya üzerinde sözümona krallıkla yönetilen ülkelerin olması bu noktada şaşırtıcı olmasın.buradaki krallıklar kesinlikle göstermelik krallıklardır. ve öte yandan bu mevcut krallıklar gerçekte şu anda büyük kapitalist şirketlerin en büyük ortaklarından olup krallık ünvanı sadece bu anlamda göstermeliktir.)Sosyalizm, kapitalizmin bağrından doğma bir sistem değildir.Sosyalizm iktidar elde edildikten sonra yukardan aşağıya inşa edilebilen tek toplumsal düzendir.İktidar elde edildikten sonra tüm yer altı ve tüm yerüstü zenginlik kaynakları,bankalar,tüm toplumsal üretim araçları kamulaştırılacak ya da toplumsallaştırılacaktır.Tüm bunlar için iktidarın alınması yani devrim zorunlu bir önkoşuldur.Burjuvazi alaşağı edilecek ve yerine sosyalizmin-komünizmin ve çağın en devrimci sınıfı olan proletarya geçecektir.Sosyalizm ya da diğer deyişle proletarya diktatörlüğünün kabulü diğer devrimci kesimlerle komünist devrimcileri ayrıştıran temel noktalardan en önemlisidir.Tabi ki tek başına kabul yetmez,buna uygun bir pratik olmak zorundadır.Sosyalizm mutlak bir toplumsal sistem olmayıp temel amacı komünizmin alt yapısını oluşurmak olan bir sistemdir.Yani sosyalizm ya da proletarya diktatörlüğü ya da proleterlerin devleti bir yandan kendini geliştirirken öte yandan kendi sonunu da getirmek zorundadır.Yani kendini red ve inkar etmelidir ki,komünizme ulaşılabilsin....Zira komünizm de sınıflar,sınırlar,devletler ya da her tür ayrım ortadan kalkmış olacaktır.
Bir yandan kendini güçlendiren ve öte yandan görev ve yetkilerini sınrlayan ve dağıtan bir devlete işaret eder sosyalizm ya da proleterlerin diktatörlüğü..
Komünist devrimci sınıf mücadelesini kabul etmek ve devrimden yana olmanın yanında proletaryanın diktatörlüğünün bir nolu savunucularındandır.Bunu savunmasının nedeni de yukarda anlattığımız gibi komünizme başka türlü gidilememesindendir.Zira sınıfları,sınırları ve de her tür ayrımı ortadan kaldıracakve komünizme gerek siyasal gerek ekonomik gerek kültürel vs vs her türlü altyapıyı sunacak tek örgütlü geçiş aşaması sosyalizmdir.Bu anlamdadır ki devrimci,mevcut sınıfların en devrimcisi ve komünizme götüren yolda zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyi olmayan proletaryaya dayanmak ve onun tek bilimsel ideolojisi olan Marksizmi kendine klavuz edinendir.
Devrimci,diyalektik ve tarihsel materyalizmi ruhuna işletmiş ve Marksizmi ölü bir metinler topluluğu gibi kavramayıp onun canlı ruhuna uygun olarak yaratıcı bir biçimde yaşama geçiren iyi bir militandır.
Devrimci , mevcut koşullara başkaldıran ve başka bir dünyanın varlığını kendinde cisimleştiren yaşamının her dakikasında devrimi,sosyalizmi,komünizmi yaşayan insandır.bu onun günlük yaşamıyla çelişmek yerine tam da günlük yaşamını anlamlı kılan temel bir ilkedir.
Devrimci, güne ,koşullara bakılmaksızın inancını her zaman ve her koşulda diri ve yaşama ait tutan sürekli kendini geliştiren,yetiştiren,geniş emekçi yığınlarla düzgün,düzenli,istikrarlı ilişkiler kuran ve kurduğu her ilişkiyi devrim davasına aktarmasını bilen insandır.Devrimci geçici savrulmalardan bilinç ve iradesiyle,sınıf bilincinin engin derinliğiyle etkilenmeyen insandır.
Devrimci,bilimsel inancın ve çelikten iradenin yanısıra her gün değişen koşulların gerektirdiği kavrayış,anlayış,merak,bilimsel değerlendirme ve koşullara teslim olmama kişisel özelliklerine sahip olmalıdır.Zira günlük politika her an her dakika tavır üretilmesini zorunlu kılan koşullara sahiptir.Sınıfa liderlik iddiasıyla yola çıkmış insanların sınıfa her an her dakika olan olay ve olgular için söyleyebilecek doğru,ilkeli,tutarlı şeyleri vardır ve olmalıdır.doğal olarak bu da yığınlarla ciddi bir iletişimin yanısıra ciddi bir okuma,kavrama,bilimsel değerlendirme yapısı vs vs isteyecektir.Yoksa yığınları kendinize inandırabilirmisiniz?
Devrimci insani ve doğru,iyi olan ne kadar değer varsa onların hepsine sahip olandır.Söyledikleri ile yaptıkları aynı olandır.Boşuna yukarda devrimcilik bir yaşam biçimidir demedik.Devrimci kısacası örnek ve ideale en yakın insandır.
Devrimci,doğrucu ve dürüsttür.Asla yalan söylemez.Düşmanın işkence tezgahları ve illegal yaşantının gerekleri dışında devrimci asla yalan söylemez.Hiç bir şeyini gizlemez.Onun başkalarından gizleyeceği hiç bir yaşantısı olamaz.Devrimci doğru bildiğini her durumda ve her koşulda olduğu gibi ifade edendir.Yanlışlarını ve hatalarını dürüstçe kabul etmekten ve onlara sorumlu yaklaşıp değiştirmek-dönüştürmekten kaçınmaz.Devrimcinin illegalite kuralları dışında temsil edeceği sınıftan gizleyebileceği hiç bir şey olamaz.
Devrimci,paylaşımcıdır.Bir ekmeğini kırk kişiyle görüntüde değil gerçekte paylaşandır.Sadece maddi anlamıyla değil manende paylaşımı içine sindirmiş olandır.Hedeflediği düzen olan komünizmin paylaşımsal yasalarını kendine rehber etmiş olup öyle yaşayandır.
Devrimci alçak gönüllüdür.hiç kimseyi ve hiç bir şeyi küçümsemez.Kendi güç ve olanaklarına göre hareket edendir.Örgütlemek istediği toplumsal kesimlere yukardan bakan bir kişi nasıl bu insanları örgütleyip harekete geçirebilir ya da güven yaratır?
Devrimci güvenilirdir.Sözüne sadıktır ve sözü ve eyleminin arkasında durandır.Söz ve eylemi ya da hareketleri devrimcinin aynasıdır.Bilinmelidir ki,insanlar açısından hangi toplumsal kesimden olurlarsa olsunlar bu birlikteliği sağlamak temel öneme sahiptir.
Devrimci fedakardır.Önce başkaları sonra kendisi olandır yaşamında.Yine bu görüntüde değil gerçekte böyle olmalıdır.Yeri gelmişken parentez açıp devrimciliğin bir önemli noktasına değinelim.Devrimci kendisi böyle bir düzende yaşamak istemediği için devrimcilik yapar ya da devrim ister.Başkaları için devrimci olan ya da toplum için devrimcilik yapan gerçek bir devrimci olamaz.Zira devrimci yığınsal çalışmayı bir zorunluluktan ve kendisi için yapar.Devrim ancak devrimci sınıfların mücadelesiyle başarılabilir.Yığınsal çalışmanın nedeni de gerçekte budur.Yani şehit düşenler inanarak mücadele edip toprağa düşenler önce ve sadece kendi idealleri-amaçları uğruna düşmüşlerdir.Devrim başka türlü komplo-darbe vs ile olamayacağına göre yığınsal çalışma yapılmıştır.Devrimci bilinç yapısı budur.Başkası ya da başkaları için devrimcilik yapanlar zaten bir biçimde koşullar değiştiğinde bu işi bırakmaktalar.Devrimci inandığı değrler noktasında gözünü kırpmadan yaşamını verecek kadar fedakardır.
Devrimci,sürekli okuyan,araştıran,marksist felsefenin gerekleri noktasında değişim ve dönüşümleri yaşamın kendisinde kavrayıp çözümler üretendir.Yaşamın her alanına sirayet etmiş burjuva yoz değerleri,ilişki ve yaşam biçimini doğru bir biçimde analiz edip dönüşüm ve değişimin motoru olandır.
Devrimci namuslu,onurlu ve gururludur.Devrimci her durum ve koşulda doğru bildiğinden vazgeçmeden onurluca sahip olduğu değerleri bri nişane gibi taşıyandır.Devrimci başeğmez olandır düşmanın her türden tezgahında.Onun için mücadelenin her alanı sınıf savaşımının alanıdır.Çıplak savaş alanlarında örneğin işkencede,mapusta canı ve kanı pahasına savunduğu değerlerine ihanet etmeyip onur ve gururla devrimci kişiliğini taşıyandır.
Devrimci yaşamın her alanına her koşulda sevgi ve saygıyla yaklaşandır.(düşman ve onun değerleri hariç doğaldır ki)Dünyayı,insanı,doğayı,hayvanı vs vs sevmeyen bir devrimci tasavvur edebilirmisiniz?Elbette ki hayır.Bir çok devrimci daha iyi koşullarda yaşama vs koşullarına sahipken veya olabilirken neden devrimci olmayı seçmiştir acaba?
Bunun onlarca örneği verilebilir.Ama biz buna gerek görmüyoruz.
Devrimci eleştiri ve özeleştiri silahını en iyi şekilde kullanan insandır.Devrimci eleştiri ve özeleştirinin gerek kişinin kendisini ve gerekse de hareketin kendisini geliştiren en önemli yol olduğunu bilen ve uygulayan insandır.
Devrimci değerleri konusunda tutucu,inançları noktasında kararlı-tutarlı,amaçları konusunda mücadelecidir.Onu toplumun diğer kesimlerinden ayıran da esasen bu noktanın üzerine binişmiş özelliklerdir..
Devrimcilik bir yaşam biçimidir.Devrimci; dünyanın en güzel,en ulvi,en doğru,en iyi,en erdemli,en kişilik sahibi insanı olmaktır.Devrimci her şeye inat, her türden insanlık dışı değer ve yabancılaşma görüngülerine karşın dimdik insani değerlerini savunandır.Ve de öyle yaşayandır.Devrimci olmak farklılıktır,insan olmaktır,öze dönmektir,yaşamaktır ve yaşamın farkına varmaktır.Ve ölmek pahasına yaşamı sevmektir.Devrimcilik,dünyayı yaşanılası kılan veya kılacak tüm değerlerin mücadelesini vermektir.
DEVRİMCİLER ÖLÜR DEVRİMLER SÜRER!!!!
DEVRİMCİLER ÖLDÜ YAŞASIN DEVRİM!!!!!!!!
YAŞASIN İNSANLIK DÜZENİ OLAN KOMÜNİZM UĞRUNA VERİLEN MÜCADELEDE ŞEHİT DÜŞENLER!!!!!
YAŞASIN ÖZGÜRLÜK YAŞASIN SOSYALİZM!!!!!
YAŞASIN KOMÜNİZM!!!!

(alıntı)