29 Mart 2022 Salı

NASIL BİR EĞİTİM OLMALI!

 EĞİTİME DAİR



M.E.B Bakanlıktan çıkartılarak, Özerk yapıya kavuşturulmalı ve anayasal güvence altına alınmalıdır. Mutlaka eğitimin içinde ve kendini ispatlamış öğretmen kökenli insanlardan oluşmuş yönetim yapısı oluşturulmalıdır.

Başarısız, görevi kötüye kullanan yöneticiler aynı bakanlar gibi "Yüce Divanda" yani anayasa mahkemesinde yargılanmalıdırlar.

Kitlesel yarış yerine bölgesel yarıştırma sınavları yapılmalıdır ve bölgesel yarıştırma neticesine göre üniversite, fakülte, bölüm açılmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken ise sosyolojik, ekonomik ve  bölgesel kalkınma  durumları gözönüne alınarak mesleki yönlendirme ve yeterlilik olmalıdır.

Öğretmenler, başta Alan bilgisi,Müfredat bilgisi, Pedagojik alan bilgisi (PAB), Öğrenciler ve özellikleri ile ilgili bilgi,Eğitsel olarak ulaşılmak istenen sonuçlar, amaçlar, değerler ve tüm bunlara ilişkin felsefik ve tarihsel bilgi ile branş dersleri olmak üzere psikolojik, psikiyatrik, psikoteknik testlerden, sınavlardan geçirilmeli.Sosyal ve aile hayatı dair örnek olmalarına dikkat edilmelidir.

Öğretmenlerin sosyal statülerini güçlendirmek adına maaş, ek yardımlar, konut barınma gibi sosyal yardımlar ve rahatlaması mutlak sağlanmalı. Anlaşmalı kitap, yayın evinden indirimli kitap ve dökümanlara ulaşımı sağlanmalıdır.

Öğretmenlere tüm bu avantajlar sağlanırken, branşlarından verdiği derslerden sorumlu olmak üzere öğrencileri gibi sınavlara tabi tutulmalı 3.dönem mesleki yeterliliği sağlamayan öğretmenin eğitimle ilişiği kesilmelidir.

İlkokul dahil liseler mahallle aralarında olmalı, liseler vadisi gibi bir uygulama ile öğrenciler açık cezaevine hapsedilmemelidir.Öğrenci çocukların biriktirebileceği anıları olduğu gözönüne alınarak toleranslı ve hoşgörülü bir eğitim hesaplanmalıdır.( Anne sabah servis şöförüne teslim ettiği çocuğu, şöför okul müdürüne teslim ediyor, teneffüslerde öğrencinin  her türlü hareketi kameralarla izleniyor. Öğrenci mi yoksa asker mi yetiştiriyoruz. sonrasında müdür öğrencileri servis şöförüne teslim ediyor ve anne kapıda çocuğu alıp eve götürüyor)

Çocukların da sosyal hayatı olması unutulmamalıdır

Çağımız ve gelecek belirlememiz için öğretmenlerimizin mutlaka yabancı dil hatta bir kaç dil bilmesi gerekir ki,dünyada ki yenilikleri, teknoloji, bilimi takip etmeleri ve bunları uygulamaya geçirmeleri için. Ayrıca branşları dışında her öğretmen Türkçe imla kuralları dahil ve matematik dersini en az ilkokul da ders verecek yeterlikte bilmelidir.

Eğitimde ARGE'nin, yüksek teknolojinin kavramması adına önemlidir, mutlaka meslek okullarında müfredata kazandırılmalıdır.

Eğitim de, hobi dersleri olmalı, öğrencilerin en az bir defayla sınırlı olmak üzere ağaç dikimi, bakımı ile ilgili dersleri olmalı. Hayvan ve doğayla uyumlu pratik uyum kazandırılması sağlanmalıdır.

Devamı yazılacaktır...

Ozanca



26 Mart 2022 Cumartesi

ÖZENDİĞİN BİLİMDE, TEKNOLOJİDE, GELİŞMİŞLİKTE BATI ÇOCUKLARI DOMUZ ETİYLE BESLENİYOR


Sokakta sıradan eğitim almış insanlara soracak olursak,

Bilim, teknolojiyi nereden alıyoruz diye, büyük çoğunluğu batılı ülkeleri gösterecektir.

Gelişmiş ülkeler kimlerdir diye soracak olursak yine batılı ülkeleri sayacaktır.

Eğitim de hangi ülkeleri örnek alalım diye sorduğumuz da ise yine Finlandiya, Norveç vs. batılı ülkeler referans gösterilecektir.

Her konuda müslüman ülkelerden önde olan batılı ülkeler protein beslenmesinin büyük bölümünü domuz etiyle karşılanmaktadır.

İnanlar için;

Kuran'da Bakara 173.ayetinde " Allah size yalnızca murdar eti, kanı, domuz etini ve Allah’tan başkasının adına kesilmiş olanı haram kıldı. Ama biri zorda kalırsa, haksızlığa sapmadıkça, sınırı aşmadıkça kendisine günah yoktur. Biliniz ki Allah bağışlayan ve esirgeyendir."diye yazar. (https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Bakara-suresi/180/173-ayet-tefsiri)

Neymiş, zorunlu hallerde domuz eti yenilebilirmiş.

Domuz yılda 2 defa doğum yaparmış ve her doğumda 12 yavru doğuran, yani bir dişi domuz yılda 24 yavru doğurma becerisine sahipmiş.

Oysa ki, sığırlar iki yılda bir olmak üzere iki yavrulama becerisine sahipmişler.

Ülkemiz,yönetilememe nedeniyle büyük ekonomik zorluklar yaşamaktadır.

Açlık sınırının yaklaşık 6 bin lira.

Yoksulluk sınırı yaklaşık 12 bin lira iken,

Asgari ücret 4 bin 253.- TL.

Emekli maaşı 2 bin 500 ile 3 bin 300.- TL. civarında, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı, kira, doğalgaz, elektrik,su, internet faturalarını ödeyecek durum da değillerdir

Çocuklarının, bırakın düzenli beslenmesini, okul giderlerini, kırtasiye giderlerini karşılayacak güçleri kalmamıştır.

Bu yazının  öznesi çocuklardır.

Çocuklarının fiziksel ve zeka gelişimi için proteine ihtiyaç vardır, bildiğim kadarıyla en çok protein kırmızı ette bulunmaktadır.

Gelişme çağındaki bu çocuklar gelecekte ülkemizi yönetecek yada temsil edecek duruma geleceklerdir.

Bir kilogram köftelik kıyma 120.-TL. 

İçinde bulunduğumuz ekonomik buhran da asgari ücretli ve emeklinin kıyma alma durumu yok.

Teknoloji, bilimi aldığımız, gelişmişlik bakımından imrendiğimiz batı domuz etiyle protein ihtiyacını karşılamaktadır.

Kuran'da, Bakara süresi 173.ayetinde belirttiği gibi;

İçinde yaşadığımız ekonomik buhran;  zorunlu hal değil de, nedir?

Çocuklarda beslenme yetersizliği nedeniyle hem fiziksel, hem zeka geriliğine, diğer başka hastalıkların da oluşmasına neden olacaktır..

Devletin yani iktidardakilerin temel görevlerinden birisi ki bana göre öncelikli, çocukların sağlıklı beslenmelerini sağlamaktır.

İktidarda bulunan parti ekonomik buhranın uyguladığı politikalara nedeniyle birincil sorumlusu olduğuna göre, çocukların zeka ve fiziksel gelişiminin de önünde ki engel durumundadır.

Gelecek nesile çocukları taşıyabilmek için protein dahil bütün besin kaynaklarına ulaşmaları ve sağlıklı nesil yetiştirilmesi gerekiyor.

Çözüm ise ucuz ve çabuk üreyen domuzdan proteini sağlamaktır

Türkiye'nin gerçekleri budur diye düşünüyorum..

Ozan

11 Mart 2022 Cuma

BANDIRMA NEDEN İL OLMALIDIR

BANDIRMA NEDEN İL OLMALIDIR


Bandırma: Ekonomik ve Sosyal Yapısı


Ekonomik Yapı:


Bandırma, Türkiye'nin önemli bir liman kenti olarak stratejik bir konuma sahiptir. Karayolu ve demiryolu ulaşımının yanı sıra İstanbul'a 2 saatlik mesafede deniz otobüsü ve feribot seferleri ile bağlantıları bulunmaktadır. Ayrıca Tekirdağ'a düzenlenen RORO seferleri, deniz taşımacılığında önemli bir rol oynamaktadır. Bunlara ek olarak, askeri bir havaalanı bulunan Bandırma, gelecekte insan ve lojistik taşımacılığına yönelik hava yolları hizmeti sunma potansiyeline sahiptir.

Sanayi, turizm, hayvancılık ve tarım alanlarında önde gelen bir şehir olan Bandırma, ürettiği katma değerle önemli bir ekonomik aktör konumundadır. Ancak, ürettiği KDV'nin önemli bir kısmının Balıkesir'e aktarılması, yerel halkın ekonomik refahını olumsuz etkileyen bir durumdur. Bandırma, bu durumu değiştirmek ve kendi kaynaklarını kentte değerlendirmek istemektedir.


Sosyal Yapı:


Bandırma'nın sosyal yapısı, spor alanında da kendini göstermektedir. Bandırmaspor, Türkiye'nin 1. liginde mücadele eden, Ankaragücü ve Ümraniyespor'dan sonra 3. sırada yer alan bir takımdır. Süper lige çıkma ve playoff hedefleri, kentin sosyal yaşamında önemli bir yer tutmaktadır. Bu durum, Bandırma'nın spor kültürünü ve toplumsal birlikteliğini pekiştirmektedir.


Kent Yönetimi ve Gelecek Vizyonu:


Bandırma'nın geleceği için iki seçenek mevcuttur: ya birleşip "il" olacak ya da ilçe olarak kalıp Balıkesir'e bağlı bir şekilde yaşamaya devam edecektir. Nüfus açısından haksız yere ilçe olarak kalmış bir kent olarak, Bandırma'nın bağımsız bir il olma talebi, yerel halk tarafından güçlü bir şekilde dile getirilmektedir. 

Millet İttifakı ve CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun, iktidara geldiklerinde "Siverek'i il yapma" sözü vermesi, Bandırma'nın benzer talepleri açısından önem taşımaktadır. Bandırma'nın il olma hedefi, kentte yaşayan yurttaşların eşit paylaşım ve kaynakların yerinde kullanımını sağlamak amacıyla ortaya çıkmaktadır.

Sonuç olarak, Bandırma'nın ekonomik ve sosyal potansiyeli, bağımsız bir il olma hedefiyle birleştiğinde, kent halkının refahını artırma ve kaynaklarını etkin kullanma açısından büyük bir fırsat sunmaktadır. Bu nedenle, yerel yönetimlerin ve halkın bu hedefe yönelik ortak bir mücadele vermesi önemlidir.




3 Mart 2022 Perşembe

KENDİLERİNDEN OLMAYAN KEDİLERE BİLE DÜŞMANLAR





Rusya'ya taraf olmak Putin'i destekliyor demek değildir. Önemlisi antiemperyalist olmaktır. Antifaşist olmaktır.Hangi pencereden bakmakla, hangi sınıfsal ideolojinin yanında olmakla ilgilidir.

Bir yanda ABD+AB emperyalizmi ve tetikçisi NATO'nun desteklediği ABD, İsrail ve Kıbrıs vatandaşlığı olan faşist oligark Kolomoyski'nin sahibi olduğu TV kanalında şov programı yapan Zelenyski'nin CIA tarafından eğitilerek iktidara getirilmesi var. Dünyayı çıkarları için dizayn etmek isteyen, kan, gözyaşı yaşatan emperyalist ABD , yancısı AB, tetikçisi NATO....
Ve diğer yanda, direnen Rusya var.
Bosna'da, Irak'ta, Suriye'de, Afganistan'da, Libya'da bu kan emicilerin ne işi vardı, barış mı, Özgürlük mü, istikrar mı getirdi?.. Aksine kan, gözyaşı, ailelerin parçalanmasını getirdi.
Tüm bunları emperyalist çıkarları için, petrol için, yeraltı kaynakları için..
Putin'i ne destekliyorum, ne politikasını doğru buluyorum, ne demokrat vs.de diyorum, kendini çar gibi hissetmesi meselesi de değil...
ABD emperyalizmine, yancısı AB'ye ve tetikçisi NATO'ya yani bu kan emicilere direnmesini haklı ve yerinde buluyorum...
Barışı destekliyorum ancak zalimlere karşı direniş gösterip, zalimler yok olmadığı sürece barış hiç bir zaman olmaz..
Tabii ki, savaşlara, insan öldürülmesine, yaşam alanlarının tahrif edilmesine karşıyım. Ancak bu savaşı başlatan emperyalist devletler, onunla yatağa giren Ukrayna oligarkları, faşistleri ve emperyalizme, faşizme direnmeyen, görmeyen vatandaşları vardır..
Zenginler savaş ister, yoksul halk ölür, dilerim yoksul halkın bu savaşta kaybı az olur....

KENDİNDEN OLMAYAN KEDİLERE BİLE DÜŞMANLAR

Tolstoy ve Dostoyevski'nin kitaplarını yasakladılar.
Rus öğrencileri üniversitelerden attılar.
FIFA, Rus takımlarıyla maç yapmayı yasakladı.
Rus işçilerin çalışmasını yasakladılar.
Rus oligarkı işadamlarının parasına, malına mülküne bloke koydular.
Yetmedi,
Rus kedilerin yarışmaya katılmasını yasakladılar...
Kimler mi?
Medeniyetin beşiği denilen Avrupa yani AB,
yani emperyalizmin yancısı....
Mazlum devletler, bu zalimlere, bu kan emicilere, dünyanın sahibi gibi davrananlara boyun bükmeyecektir.,


Ozanca