18 Nisan 2023 Salı

TURGUT ÖZAL'I İYİ TANIYORUZ BAY KEMAL!



İstanbul'da Turgut Özal müzesi açılışında konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, " Turgut Özal, devleti tanıyan iyi bir devlet adamıydı" dedi.

Evet, Turgut Özal devleti tanıyan iyi bir devlet adamıydı.
Nerede biliyoruz,
24 Ocak kararları ile özelleştirme adı altında devlet mallarını peşkeş çekilmesinin önünü açan ilk kişidir.


Benim memurum işini bilir deyip, rüşvetin önünü açan ilk kişidir.



Anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz deyip, hukukun üstünlüğünü yok sayan bir kişidir.


Sarı papatya diye kendilerini tanımlayan Semra Özal'ın, devlet terbiyesini hiçe saymasına izin veren ilk kişidir.





Jaguar arabası rüşveti alan Zeynep Özal'ın babasıdır.



Üniversitesi sınavında başarısız olan oğlu Efe Özal için, özel Bilkent üniversitesi kuran ilk kişidir.

Cemaatlerin önünü açan takunyalı liberaldi.



Bay Kemal, Özal'a "Devleti tanıyan, iyi bir devlet adamı" diye takunyalı liberal politikasına sahipte çıkabilirsiniz, müzesini açtınız, heykelini de yapabilirsiniz.



Ancak,
Bizler, kamuyu, kamucu politikaları savunan, hırsıza hırsız demekten kaçınmayan insanlarız Turgut Özal'da hırsızdı,yolsuzlukların önünü açan soysuzdu.
Aklımızla alay etme Bay Kemal....



Ozan Ozanca

13 Nisan 2023 Perşembe

LAİKLİK



10 Nisan 1928 günü "Türk devletinin dini islamdır" ibaresini anayasadan kaldırılıp, laikliğin kabul edildiği gündür.

Kutlu olsun...
Aslında Türkiye'de hiçbir zaman laiklik varolmadı, Diyanet işleri başkanlığı olduğu sürece, imamların maaşları,camilerin yapımından,giderlerine kadar halktan toplanan vergilerle ödemesi devam ettiği sürece laik bir ülke olamayız...
İnandıkları kitaba göre camiye giderek ibadetlerini yapan Müslümanlar, gittikleri caminin inşaatı dahil, imam maaşları, bakımı ve tüm giderlerini ödemeleri gerekir..
Cemevleri de dahil dinî inanç grupları, aynı şekilde gider ve masraflarını, devletten beklemeden tüm giderlerini kendileri karşılaması gerekir...
Ayrıca devlet, ateist,deist, agnostik, budistler vs. insanların yani yukarıda belirtilen inanç gruplarından olmayan insanların verdiği vergileri harcama yaparak eşitsiz bir şekilde inanç özgürlüğünü ortadan kaldırmaktadır....
Vergilerin izinsiz cami, cemevi, sinagog ve kiliselere aktarılması ayrıca anayasaya aykırı diye düşünüyorum...
Aslında laiklikten öte ; toplumda ahiretten ve diğer dinî, ruhani meselelerden ziyade dünya hayatına odaklanılması yönündeki hareket eden Sekülerizmin uygulanması gerekir ki; gelişmiş bir ülke olmak için...

TİP'İN MECLİSTE OLMASI VE GRUP KURMASI NEDEN ÖNEMLİDİR



Türkiye İşçi Partisinin meclise girmesi önemlidir. Daha önemlisi en az 20 milletvekili çıkartarak grup kurmasıdır.

Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı olmalıdır, en çok kendisine yakışır. Devlet terbiyesiyle yetişen devleti tanıyan, hesap uzmanlığı yapmış biridir.
Demokrat ve güvenilir bir imajı var.
Cumhurbaşkanı seçildiği zaman CHP'nin konformist, teşkilatları ile sağcı ve dinci beş parti ile çalışacak.
Cumhuriyetin yaptığı fabrikaları/değerleri peşkeş çeken, satan Deva partisi başkanı Ali Babacan değil midir?
Atatürk, "Yurtta barış dünyada barış" derken komşumuz Suriye'ye savaş açan, on milyon sığınmacı ülkemize getiren Gelecek Partisi başkanı Ahmet Davutoğlu değil midir?
Madımak otelinde insanlar diri diri yakılırken Sivas belediye başkanı Saadet partisi genel başkanı Temel Karamollaoğlu değil midir?
CHP'den onbeş milletvekili transfer ederek önce grup kurmasını sonra meclise girmesini sağlayan Kemal Kılıçdaroğlu iken Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığına karşı çıkan ve ilk virajda arabayı terk eden daha sonra kamuoyu baskısı, oylarının düşmesi nedeniyle millet ittifakı masasına tekrar dönmek zorunda kalan İyi parti genel başkanı Meral Akşener değil midir?
O nedenle TÎP'in mecliste olması ve grup kurması çok önemlidir.
TİP bir nevi meclisin denetim mekanizması olacaktır.
Devleti soyan beşli çetelerden, onlara peşkeş çekenlerden hesabını sormaya zorlayacaktır.
Devleti, kamucu yatırım yapmaya, parasız ve eşit eğitim, güvenceli parasız sağlık sistemi kurulumuna zorlayacaktır.
Örgütlü toplum oluşturmak, sendikaların önündeki engeller kaldırılmalıdır diye baskı yapacaktır.
Eşit işe eşit ücret verilmesini sağlayacaktır.
Vergilerin yerinde kullanılmasını sağlacaktır.
Vs. diye kısa geçelim.
Sağcı kafalardan demokrasi beklenmez, Adeleti kendilerine isterler. Kamuyla değil sermayeyle uzlaşır, işçi, emekli, emekçi diye bir dertleri de yoktur.
O nedenle Türkiye İşçi Partisinin meclise girmesi ve grup kurması önemlidir.

4 Nisan 2023 Salı

CUMHURREİSE MEKTUP

 Sn.Cumhurureis'e mektup yazdım.



10 Milyon asgari ücretli ve 9.5 Milyon emekli açlık sınırı altında, 

2 Milyon memur yoksulluk sınırı altında ücret alıyor

8 Milyon kişi işsiz; tek kuruş gelirleri yok

16 milyon yoksul sosyal yardıma ihtiyaç duyuyor.

Yani 46 milyon insan zor koşullarda yaşam mücadelesi verirken ayrıca aç kalmamak ve faturalarını ödeyebilmek adına, yaşadığımız bu günlerde işlerine gitmek zorunda bırakıldıklarından dolayı kendi OHAL'lerini yaratamıyorlar..

Gıda enflasyonunun 2023 Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3.89 arttığını, dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 9 bin 591 lira, 

yoksulluk sınırının ise 31 bin 241lira olduğu 21 yıldır AKP yönetiminde bir Türkiye'de yaşadığımız gerçeğiyle açlık ve yoksulluk sınırının altında  yokluk, yoksulluk ve sosyal yardımla yaşamaktayız..


Yukarıda saydığım Mücbir (Mücbir sebep, hukukta görevin, taahhüdün ve sorumluluğun yerine getirilmesine engel teşkil edebilecek nitelikte bulunan ölüm, iflas, hastalık, tutukluluk ve buna benzer hallerdir.) sebeplerden dolayı korona virüs pandemisinde olduğu depremde gönderdiğiniz iban çağrınıza ne yazık ki koşullarımız elvermediği için destek veremiyoruz.

Korona virüs, deprem ve ekonomik krizin peş peşe yaşandığı bu dönemde bir öneride bulunuyorum.


Sn.Cumhurureis, bizler namuslu vatandaşlar olarak vergimizi veriyoruz ve tüm yükümlülüklerimizi yerine getirdiğimiz halde en çok ezilen ve zor durumda olan vatandaşlar olarak bu ülkenin kaymağını yiyen,kaynaklarını kullanarak zengin olanların bu süreçte sermayelerinin bir kısmını bağışta bulunmasının daha doğru olacağını düşünüyoruz..


*Bugüne kadar milyar lira kâr yapan bankaların, halka konut kredileri vereceğine, aynı bankaların en azından evsizlere konut yapıp dağıtabilir.

*Limak-Kalyon-Cengiz vs. inşaatların devletin parasıyla zengin olmalarının zekatı olarak her birine 10 bin konut yaptırıp fakir-fukaraya dağıtılması sağlanabilir.



*Ethem Sancak, eski ilaç deposu sahibi olduğundan dolayı sağlık konularını bilir.Mesela ücretsiz  ilaçların temini ve her İl'e bir hastahane yapabilir...

* İçinde bulunduğumuz durum,gözönüne alınarak yap-işlet olarak geçiş ücretleri alınan otoyollar-otobanlar-köprüler yıl sonuna kadar vatandaşların ücretsiz kullanıma açılabilir.

*Yine yap-işlet sistemiyle yapılan Şehir hastaneleri yıl sonuna kadar kamuya ücretsiz tahsis edilebilir..

*HES'leri yapanlar, Dağlarda Maden arayanlar, Havayı, Suları ve doğayı kirletenlerin her birine yüklüce cezalar kesilerek bütçeye katkı sağlanabilir.

*Hurafeden başka hiçbir şey üretmeden din satan cemaat holdinglerinin mal varlıklarına el konulabilir.

*Günde 45 dakika namaz kıldırmaktan başka mesaisi olmayan, ekonomiye faydasının yanında yük olan Diyanetin bütçesi sağlık ve milli eğitim bakanlığına devredilebilir ve personeli okullar hariç kamuda yardımcı hizmet personeli olarak çalıştırılabilir

*Yurtdışına para kaçıran ve orada sokak satın alan hainlerin, paralarını geri getirmeleri istenebilir, getirmedik lerinde hapis cezaları ve mallarına el konulabilir... 


Sn.Cumhurureis, "Devlet yardım kampanyası başlatmaz, yardım yapar" diye biliyorum. Ayrıca, "acaba korona ve deprem nedeniyle bağış toplayan bizim gibi başka bir devlet var mı?.." cahilliğimle sorayım affınıza sığınarak...

Deprem paraları, Bedelli paraları,İmar affından gelen paralar, Vergi affından gelen paralar, Şehitlere toplanan paralar, Varlık fonuna aktarılan şirketler, Merkez Bankasının kara gün paralarına ne oldu?..


40 milyar dolar harcadık, gerekirse 40 milyar dolar daha harcarız dediğiniz Suriye'li sığınmacılara ve hiç nedeni yokken Suriye savaşına girmenin gereği varmıydı?

Yurtdışında milyarca dolar karşılığında cami inşaa ettirmek hangi itibardan tasarruf edilmez mantığıydı?..


Sonuç olarak; Bizim  bağış yapacak ekonomik durumumuz yok ama kimlerin bağış yapabileceğiyle ilgili bilgimiz var ve bu listeyi (çözümü) çokça da uzatabiliriz..

Kalın sağlıcakla

Ozan