Kemal Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarıyla yaptığı toplantıda, “Partinin ilkelerine bağlı, geçmişi temiz birisi olsa hemen bırakırım” diyor.
Bir tane belediye başkanı çıkıp da demiyor ki, " CHP'nin genel başkanı olarak, belediye başkanlarını böyle suçlamayazsınız bizler bu makama sizin imzanızla ve halkın oyuyla geldik. Geçmişi temiz olmayanların bilgi ve belgeleriyle açıklayın ki, yargı ve halk gereğini yapsın."
Şimdi bu genel başkandan, kadrolardan ve belediye başkanlarından Türkiye'ye dair siyaset bekle. Kılıçdaroğlu'nun söyleminden şu sonuç çıkıyor.
Kılıçdaroğlu'n dan başka "parti ilkelerine bağlı" başka bir CHP üyesi yok, o nedenle Kılıçdaroğlu ölene kadar genel başkan kalmalı, öldükten sonra CHP kapatılmalıdır.
İnsan sormadan duramıyor,
15 yıldır CHP'nin genel başkanısınız, yerinize geçebilecek 'partinin ilkelerine bağlı, temiz ve namuslu" bir siyasetçi yetiştirmediniz.
Aynı insanları 3-4-5-6-7 dönem neden milletvekili yaptınız, bu insanlar ne kadar ilkeli ve temiz?
Ayrıca temizliği alın yerinden, elinin nasırından gelen emekçi, emekli, esnaf, köylü ilkesiz olduğu için mi parti örgütlerinde karşılık bulup milletvekili olamıyor.
Talimatınıza itiraz etmeden15 milletvekili, İYİP geçiyor ve sonrasında CHP'nin genel başkan yardımcısı yapılıyorsa "parti ilkelerine bağlı" insan beklemeyin, siyaset ideolojik bağlamda ilkeyle yapılır, ideolojik bağlamı olmayandan ilke beklenemez.
Biat eden insanları siz yarattınız genel başkan, başka neden aramayın.
İlkeli insanları, işinize gelmediği için ya siz istemediniz, yada böylesine ilkesiz insanları meclise gönderen örgütleriniz ilkesiz?
Kirli geçmişlerini bildiğiniz insanları suçluyorsanız, kimler olduğunuda açıklamak zorundasınız, CHP'li üyesinden, genel başkanına kadar hiç kimseyi zan altında bırakamazsınız, özellikle cumhuriyeti kuran bir parti ve üyelerini, ayrıca kirli insanları neden milletvekili, belediye başkanı, genel başkan yardımcısı yaptınız?
Sayın genel başkan,
14 ve 28 Mayıs günü seçimlerinde bana taahhüt ettikleriniz nedeniyle size oy verdim.
İlke ve temiz siyasetten dem vuran size soruyorum, Ümit Özdağ gibi faşistle gizli anlaşma yapıp içişleri bakanlığı dahil olmak üzere üç ayrı bakanlık ile MİT'i vereceğinizden neden haberimiz olmadı?
Haberim olsaydı, kesinlikle oy'umu size vermezdim...
Beni yani seçmeniniz olarak kandırıp,
İlke ve temiz siyaset öyle mi?
Fazıl Hüsnü Dağlarca ne diyor.
Gün ışır ışımaz, alın yazımız parlar,
Ne alın yazısı, el yazısı be!
Sökemeyiz ki biz, ilkokul aydınlığı bile gösterilmeyenler
Biz, pis yöneticilerin mutsuz kişileri,
***
Kim neyi istiyor, neyi temsil ediyor anlamış değilim?..
1.) Değişim mi İsteniyor?..
Alttan üste doğru örgütlenmeye değişim denildiğine göre;
O
zaman partinin taban örgütünün talebi doğrultusunda görüşler alınarak yeniden tüzük ve program yazılır, örgüt yapısı düzenlenir,delegeler değil parti (aktif) üyelerinin demokratik seçimlerle kendi örgütlerini seçebilmesidir.(kısaca)..
2.) Değişiklik mi İsteniyor?
Lider ve göreve getirdiği dar kadro değiştirilir,aynı tüzük, program ve örgüt şemasıyla devam edilir.Bir nevi başarısızlıklardan dolayı gelen tepkilerin gazı alınır ve bir sonrası seçimlerde aynı hatayı yapıp farklı sonuç alınmayacağı gerçeğinin vazgeçilmez yanılgısı beklenir..
3.) Nitelik mi yoksa Nicelik mi önemlidir?..
Üç bin üyeli bir Chp örgütünden örneklemeyle;
% 10 yani 300 kişi bile partinin aldığı bir karar için çalışmıyor,sokağa çıkmıyor,eyleme destek vermiyor ama parti örgütlerinde sayısal üstünlük önemlidir demek bir seçenektir. ancak partiyi iktidara taşıyabilecek çözüm değildir.
Oysa ki, 300 tane nitelikli insan, parti program ve tüzüğünü halka ulaştırabilecek ve örgütü bilinçli büyütebilecek yapıyı oluşturabilir, özveriyle çalışarak partisini halka anlatabilir..
Şİmdi soruyorum,
Değişim mi yoksa Değişiklik mi önemli?,
Nitelik mi yoksa Nicelik mi önemli?
Chp,Sınıfsal konumunu belirlemelidr..
Ezilen,
1894 veya 1895 senesinde, istanbul'da, tophane savaş sanayisi fabrikaları işçileri tarafından kurulan. amele-i osmanlı cemiyeti (osmanlı işçi birliği) ve devamında 1967 yılında kurulan Disk örgütlenmesi olan İşçiden yanamıdır?..
Yoksa Ezen,Tüsiad, Müsiad işverenlerden mi yanadır.
Köylüden eken,üreten, biçen,emekten mi yanadır?..
Yoksa, tüccar,aracı,tefeciden mi?..
Laik,bağımsız cumhuriyetten mi yanadır?..
Yoksa, dinci,yobaz,bağnazdan mı yanadır?.
(Ekmelettin ve sağcı adaylar)
Ayrıca,
Bu konu hakkında yazmayı istemiyordum, ama yüce Atatürk'ün kurduğu gücünü genç cumhuriyet ve fakir halkından alan Cumhuriyet Halk Fıkrasını ve daha sonra Cumhuriyet Halk Partisini sosyal medya,Tv ve gazetelerde düşürdükleri durum içler acısı olmasına üzülerek yazmak zorunda kaldım..
Vesselam
Ozan