6 Ocak 2011 Perşembe

Adalete 'domuz bağı'

AKP kamu vicdanını rahatsız eden tahliyeler nedeniyle tartışılan yasanın sonuçlarını bile bile adım atmadı. 

AKP, AB'ye uyum gerekçesiyle 2005 yılında düzenlediği, ancak uygulamasını beş yıl ertelediği tutukluluk süresine ilişkin yasa maddesiyle "adaleti" düğümledi. Oysa yasanın TBMM'deki görüşmeleri sırasında bugün tartışmaların odağına yerleşen madde üzerinde tek satır konuşma yapılmamış olması da Türkiye'ye özgü bir durumdu. Avrupa ülkelerindeki 3-4 yıllık tutukluluk süreleri, adil yargılanma hakkı hiçe sayılarak, 10 yıla varan tutukluluk süresini yasa maddesine dönüştürenin de, uygulamasını 5 yıl erteleyenin de AKP olduğu yok sayıldı. Yüksek yargının "yangın bacayı sardı, sistem tıkandı" yakarışına kulak tıkayan AKP, 5 yıllık sürede Yargıtay'ın yükünü hafifletmeye dönük hiçbir adım atmazken, "pranga" olarak nitelendirdiği yargıdan kurtulmakla zaman doldurdu. Bu süreç, ilk aşamada kamu vicdanını yaralayan Hizbullah ve cinayet sanıklarının tahliyesiyle sonuçlandı. Yeni yıl için geri sayımın başladığı günlerde cezaevlerindeki tutuklular için her dem diri olan tahliye umudu daha da güçlendi. Cezaevindekiler -hükümlüler hariç- 31 Aralık 2010 tarihine kilitlendi. Bu beklentinin nedenini anlayabilmemiz için 2005 yılma gidilmesi gerekiyor.
İM kat önergesi ÂKP'den
1 Haziran 2005'te yürürlüğe giren Ceza Mahkemeleri Yasası'nm tutukluluk sürelerine ilişkin 102. maddesi "Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez" hükmünü içeriyordu. Tutuklulukta süre sınırlaması AÎHM'de Türkiye'nin adil yargılanma ilkesini ihlal ettiği gerekçesiyle verilen mahkûmiyetler gerekçe gösterilmişti. Düzenlemenin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri sırasında tek bir konuşmanın yapılmamış olması da hayli dikkat çekiciydi. Maddeye ilişkin yapılan işlem, Genel Kurul'da okunup, "kabul edenler, etmeyenler" oylamasıyla Türkiye'nin gündeminin odağına oturan düzenleme kabul edilmişti. Örgütlü suçlarda tutukluluk süresinin iki katı biçiminde uygulanmasına ilişkin önerge ise iktidar partisi AKP milletvekilleri tarafından verildi. Bugünden geriye dönülüp bakıldığında 2005 yılındaki önergenin gerekçesi çok anlamlıydı: "Bu suçlara bakan mahkemelerdeki yargılamalar uzun sürdüğü için."

Hiç yorum yok: