3 Şubat 2014 Pazartesi

ISTANBUL’DA ÇANAK-ÇÖMLEK PATLADI…


Mehmet Ozan   28-04-2011 

ISTANBUL’DA ÇANAK-ÇÖMLEK PATLADI…
(http://www.muhalifgazete.com/haber/10604/mehmet_ozan_.html)

Basbakan RTE “Çilgin Proje” sini açiklarken “Marmaray’in yapimi asamasinda birkaç çanak-çömlek için CHP’nin projeyi 4 yil geciktirdigini” söyledi.

Heykeli “Ucube”ye benzeterek mahkeme kararini bile beklemeden yiktiran zihniyetten, Tarihi Istanbul sehrinin tarihine, sanatina,kültürüne,kentsel dokusunun göstergesi olan objelere “çanak-çömlek” demesini garipsememek gereklidir…

Gelelim “Çilgin proje”ye

Bir ülke düsünün,

-Tarihe, sanata,kültüre saygisi olmayan,
-Dogal kaynaklari,Ormanlari ve degerli su havzalarini düsünmeyen,
-Hafriyat kazisindan çikan milyonlarca metreküplük topragi nerede kullanilacagini planlamayan,
-Ekolojik dengeler gözetilmeyen,

-O sehirde yasayanlara sormadan, insan yerine bile koymayan,sürü psikolojisiyle yöneten, “Ben yaptim,sana ne” denilen,

-Kaynaklari, maliyeti, finansmanin nasil karsilanacagi söylenmeyen,halkin sirtina ne kadar yük getirecegi bilinmeyen

-Ülkenin öncelikli sorunu issizlikken çilgin projenin ilk öncelik olmasi dogrumu...

-Istanbul’a hizmet yatirimin önceligi, güneydoguda kanayan yara adina terörü bitirmek ve istihdam yaratmaktan daha mi önemlidir

Oysa ki,

Tarihi sehirlerin kentsel dokulari vardir. Içinde tarihi,kültürü,sanati barindirir,daha önce oralarda yasayan insanlari bugüne baglayan mirasidir.

Saygi anlaminda o sehirlere dokunulamaz,çivi dahi çakilamaz..

Örnek mi,

Londra, Viyana,Roma gibi tarihsel kentlerdir,

O nedenledir ki milyonlarca insan turistik gezilerle salt tarihsel dokusunu görebilmek adina oralara giderler…



Oysa ki çilgin projede,

ÇIMENTO,DEMIR, HAFRIYAT,PARA,RANT vs. her sey var…



Içinde olmayan tek sey,

INSAN,DOGA,ÇEVRE ve SAYGI … 



Heykele ucube deyip yiktirilarak, sanata,sanatçiya,emege saygi duymayan.

Anayasa bir kere delinmekle bir sey olmaz denilerek, hak, hukuk ayaklar altina alabilen,

Benim memurum isini bilir deyip yolsuzluk foseptigine dönüstüren,

Ilksan için ben verdim deyip,devletin malini babasinin mali gibi kullanan basbakanlarin yönettigi bir ülkede,



Misir pramitlerini Türkiye’de sanan,

Y.A.S. kararlarina “kaç yas diyen”

Çanakkale’de Japonlarla savastigimizi sanan vatandaslarla her sabah “Türküm,dogruyum,çaliskanim” desen ne olacak.

Sormazlarmi adama,

Türk’lügün, yasadigin topraklara saygini gerektirir,

Dogruluk, Hukuk ve adaletinin islemesidir, bir torba kömüre gelecegin satilmasi degildir.

Çaliskanlik ise “yesil kart”a sükretmek degil, yeni is sahalari yaratilmasini istemektir.

GÜNÜN SÖZÜ:

Özgürlük; paranin gücüne karsi, siyasetçilerin entrikalarina karsi , bürokratlarin kalici kötülüklerine karsi, fasiste ve militariste karsi, cahillige ve aptalliga karsi savunulmalidir. Bu görevde her "uygar" insan ölene kadar askerdir.( Walter Lippmann)

Hiç yorum yok: