30 Ekim 2020 Cuma

VATANDAŞI OLMASAK EĞLENCELİ ÜLKEYİZ ASLINDA

 VATANDAŞI OLMASAK EĞLENCELİ ÜLKEYİZ ASLINDA





Ekonomistler; 2020 yılbaşından, bugüne  döviz karşısında %34 $  değer kaybettik diyorlar. 

Yani; paramızın değeri düştü, % 34 devalüasyon  ve gelirimizden eksilmiş demektir..

Gelirinden %34 eksilerek  yoksullaşan halkı  çok ilgilendirirken, Maliye Bakanı  Berat Albayrak “Döviz kuru benim için hiç önemli değil” diyebiliyor.

Dışa bağımlı olduğumuz akaryakıtı dövizle ithal edebiliyoruz, Döviz karşısında kendi paramızın değeri düşmesi demek, köylünün sebze, meyve, hububat, baklagil vs. üretebililmesi için gübre ve mazotun pahalanması demek olup, ürettiklerini tüketicilere ulaştırabilmesi adına, akaryakıta gelen zam temel besin kaynaklarına pahalı ulaşması demektir.

Elektriğe yeni  % 5.75 oranında zam geldi, peşinden doğalgaz dahil iğneden ipliğe her şeyin zamlanacağıdır.

Asgari Ücret 2.324.-TL. iken,

TÜRK-İŞ Araştırmasına göre 2020 Ekim ayında; 

Açlık sınırı: 2.482,28 TL,  Yoksulluk sınırı: 8.085,62 TL,

Bir yanda covit 19 pandemi belasıyla, diğer yandan ekonomik zorluklarla boğuşan  Türkiye dolayısıyla bizler için bu kış ve sonrası zorlu bir yıl olacaktır.

***

Her akşam vaka sayısı şu kadar deyip, "Her vaka hasta değildir" diye açıklamalar yaparken, birden sayılarla oynadığı, bilgileri yanlış verdiği ortaya çıkınca,  Ulusal çıkarları söz konusudur  diyerek "Testleriniz pozitif çıkabilir, hasta olduğunuz anlamına gelmez." diyerek işin içinden sıyrılmak isteyen.  Halkını sürü gibi gören ve sürü bağışıklığıyla 'ölen ölür kalan sağlar bizimdir' mantığıyla yöneten bir Sağlık Bakanımız var.

Çocuklarımızın eğitim alması için altı ay boyunca hiç bir şey üretmediği için uzaktan eğitim sistemi çökerken, "Eba'nın çökmesi olumdur" diyen Milli Eğitim Bakanımız var.

Görevi gereği   tarım ve hayvancılığı geliştirmesi  gerekirken,  samanı, mercimeği, nohutu, eti vs.ithal edip "Et fiyatları yüksek değil" diye demeç veren,   Çöp kutularından beslenen insanları görmezden gelen Tarım ve Hayvancılık Bakanımız var.

Emekli olma katsayısıyla oynayarak emeklilerin düşük maaş  almasına yol açan  ama  emeklilere sanki lütuf veriyormuş gibi sıkıştığında  "Emeklilere aylık ödedik" diyen bir Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımız var.

Ülke toprağı olan ege adaları, Yunanistan  tarafından işgal edilip silahlanmışken, "Azerbaycan'ın toprak bütünlüğüne sahip çıkan"  bir Milli Savunma Bakanımız var.

Osmanlı'nın yaptığı "Uşi Antlaşmasıyla" verilen 12 adaları, "Lozan"da verdik" diyebilen tarihi bilmeyen bir  Dışişleri Bakanı var.

Ve bunların yönettiği bir ülke de yaşıyoruz...

***

Neyse ki,

Askıda ekmek var yersin, Torbada keyif çayı var içersin, Doğalgaz bulduk yakarsın, Görünmez Uçağımız var uçarsn, Arabayı da  yaptık binersin

Tüm bunlar olurken,  Almanya da enflasyon eksi 2 çıkmış !!!

Neden mi? İçki içip, domuz eti yerler  ama milletin parasını, yetimin ve fakirin hakkını yemezler...

Bir de bizi  kıskanırlar...

***

"Dolara bakmam" diyen, Maliye Bakanı,

"Vakayı saymam" diyen, Sağlık Bakanı,

"Eba'nın çökmesine sevinen" Milli Eğitim Bakanı,

"Et ucuz" diyen, Tarım ve Hayvancılık Bakanı olursa,

İsmini bilmediğimiz "Ejder meyveli smoothie" yiyenler, “Müminin görevi yoklukta sabretmektir" der.

Muhterem Diyanet Başkanı ne demişti; 'Fakirler cennette olacaklar biz onları kıskanacağız ...

Ve Fakir sabrederse mükafatı "Cennetse" eğer  zenginlerin ulaşamayacağı mükafatımız için!..

O zaman ne yapacağız. "SABREDECEĞİZ..."

Cennette ne gibi sınırsız hizmetler var,

72 huriyle, bol bol şarap içip her türlü fantaziyi yapabileceğiz, ayrıca para kaygısı yok,  çalışmak yok, üretmek yok, kavga yok, stres yok yani güzel olan herşey dahil yaşayacağız.

Sahi, Bu dünya da, İnsan kalıp huri fantazisini bir yana bırakırsak tüm bunları yapmak mümkün değil mi?.

Ne demiş adamın biri;  "Zenginler, fakirlere tanrıdan başka bir şey bırakmadı."

***

Vatandaşı Olmasak Eğlenceli Ülkeyiz Aslında...

Vesselam

Ozanca -30.10.2020


28 Ekim 2020 Çarşamba

ŞERİFE BACI

ŞERİFE BACI 


Birileri yazıyor "1.cumhuriyet yıkıldı " diye.. Böyle düşünceler ve yazılar, işkembeyi kübradan sallamaktır.

Bir takım meczupların saldırısı altındadır.

Unutulmasın ki, Anadolu'da işgal altında iken, bir avuç yurtsever Anadolu'yu işgalden kurtarıp 29 Ekim 1923'de "CUMHURİYETİ" kurdular...

"Birinci cumhuriyet bitti" diye yaygara koparanlara ve bu algıya inananlara;

Cumhuriyet hala ayakta ve dimdik durmaktadır, bakmayın siz bitti diye nara atanlara..

***

Başarıda kriter nicelikse;  

Akp'nin oy oranı % 40 ise, % 60'lik karşı cephe Cumhuriyet, Laiklik, Atatürk devrimleri için blok halinde duruyorsa, 

Anıtkabir'e ziyaretler artarak devam ediyorsa, 

Asker lojmanlarında akp'ye % 3 oy çıkıyorsa, 

Üniversite öğrencileri direniyor, hapisleri göz alabiliyorsa, 

Soma'da ölen madencilerin aileleri "adalet yok" diye yürümeye başladıysa, 

İşten atılan, parasını alamadığı için Ankara'ya yürüyen maden işçilerine engel olan jandarma komutanına "Ey komutan, yürümek anayasal hakkımız ve vallahi de, billahi de sizden korkmuyoruz" diyorsa,

70 bin genç, gericiliğe direndiği için hapis yatıyorsa, bilin ki Cumhuriyet  ayaktadır..

Yandaş basının tümü, bir Cumhuriyet gazetesi, bir Sözcü gazetesi kadar okunmuyorsa, 

Yandaş Tv kanalları, bir Tele 1, bir Halk Tv ya da bir Fox Tv kadar izlenmiyorsa, 

Bilin ki, Cumhuriyet ayaktadır..

***

Başarı kriteri Nitelikse;

Cumhuriyet'i yıkmak isteyip ama yerine kendi rejimlerini kuramadıkları için,

Eğitim bu derece kötü, 

Adaleti sağlayamıyorlar,

Dış politikada saygınlıkları yok

İç politikayı ayrıştırma üzerine kuruyorlar

Eğitimli gençliğin % 35 işsiz  

Fabrika gibi yatırımlarla üretim yapılabileceğinin, tarıma önem verilerek kalkınabileceği yetisine uzaklar.

Demek ki, nitelikte değilmişler..

***

Cami cemaatine sıkışmış bir seçmen kitlesi var, biz güçlerimizi birleştiremediğimiz için onlar güçlü görünüyorlar..

Akp'ye  oy verenlerin büyük çoğunluğu, araç, ev alabilmek uğruna borçlandırılmış, işsiz kalma kaygısını taşıyanlar ile dağıtılan sosyal yardımların kesilmesi korkusu taşıyanlardır. 

En önemlisi ise, Akp hızla inandırıcılığını yitirdiği halde,  karşısında oy verebileceği muhalefet partisinin inandırıcı olmadığı için oraya itilen bir seçmen kitlesi var.

Akp tüm bunları bildiği için oyununu din ve ayrıştırma üzerine kuruyor..

İktidardan kaybettikleri taktirde bir daha iktidara gelemeyeceğini biliyorlar, hatta bir daha din duygularını kullanan bir partinin var olamayacağı gerçeğiyle dini tüm alanlar içinde kullanabiliyor ve ülke insanını araplaştırmak istiyor.

Nedir araplaştırmak?...

Başta bulunan tek adam Allah'ın atadığı halifedir, halifede Allah adına mülkün (devlet) sahibidir yaşayanlarda kuldur, ne sunulursa sorgulamadan kesintisiz biat/kabul etmek zorundadır...

Asıl sormamız gereken, madem Akp'nin cami cemaatine sıkışmış seçmen kitlesiyle zayıflamışken, biz neden kazanamıyoruz?..

Evet canım kardeşim

Bizler yan yana gelemediğimiz için onlar güçlü görünüyor.

Gücümüzü birleştiremediğimiz için onlar kendilerini güçlü zannedip, her türlü baskı aracını kullanabiliyor..

***

Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu’da Porsuh Nehri çevresindeki küçük, son derece bakımsız, unutulmuş bir virane bir köyü konu alan Yakup Kadri'nin "Yaban" romanın kahramanlarından;

"Köyün en zengin adamlarındandır. Bütün köy halkını nüfuzu altına almıştır. Köylüye kendini akıllı olarak tanıtmıştır. Onlara borç vererek kendine bağlı kalmalarını sağlamakta ve onları sömürmektedir. Son derece çıkarcı, acımasız ve yalancıdır. 

Köylü üzerinde kurduğu baskılar nedeniyle köyün ekonomisine yön veren" SALİH AĞA..

"Köyü manevi yönden sömüren, bu yönde köylü üzerinde dinsel baskılar kuran, Son derece cahil, dini bilgileri çok basit, temizliğe dikkat etmeyen, pasaklı bir adam olan" ŞEYH YUSUF'lar..

Diğer yanda;

"Kurtuluş Savaşı'nda, İnebolu'da bulunan cephaneleri Ankara'ya götürülmesinde çocuğu ve kağnısıyla yer alırken ağır kış şartlarında bebeğine örtmesi gereken battaniyesini cephane ıslanmasın diye cephaneye saran,  bebeğiyle birlikte  Aralık 1921'de donarak ölen."  ŞERİFE BACI var,

Fatma Seher Erden'ler (Erzurumlu Kara Fatma) var.

Nezahat Onbaşı'lar (Nezahat Baysel)var.

Halime Çavuşlar var...

Yeter ki, umutsuz olma ve gücünü birleştirmesini bil.

Vesselam

28.10.2020

Ozan

27 Ekim 2020 Salı

-SEN- 😆

 -SEN-

😆






Askıda ekmek var yersen,
Torbada keyif çayı var içersen.
Doğalgaz bulduk yakarsan
Görünmez Uçağımız var, uçarsan,
Araba yaptık binersen
***
Sağlığı bozduk yaşayabilirsen
Eğitimin içine s*çtık okuyabilirsen
Tarımı bitirdik ekebilirsen
Sanayileşmeyi yok ettik üretebilirsen
İşsizlik tavan yaptı çalışabilirsen
***
Allah'a yakın olmak için fakirsen
Tevekkül içinde yaşayabilirsen,
Ayasofya'yı camiye çevirdik namaz kılabilirsin
Millet Bahçesi yaptık çay-kek yiyebilirsin
Tüm bunlara inanan Çomar olabilirsen..😆

26 Ekim 2020 Pazartesi

Kyzikos Antik Kenti Hytos Limanı

 


Kyzikos Antik Kenti Hytos Limanı

DçDr. Korkmaz Meral -  Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü 

- Ahmet Cüneydi Has - Araşt..Gör. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü

Arkeoloji alanında gelişmekte olan “Liman Arkeolojisi” limanları batıkları ve su altındakalmış kalıntıları kendisine konu edinen Sualtı Arkeolojisinin bir dalını oluşturmaktadır 
 Neyazık ki ülkemiz kıyı bölgelerinde çok sayıda antik yerleşim yeri olmasına rağmenburalardaki sualtı çalışmaları hala istenilen seviyeye ulaşamamıştır Anadolu kıyılari limanların varlığıyla çok büyük bir potansiyele sahiptir 
Batı Anadolu kıyılarında bugün bile kalıntılarına rastlanmakta olan birçok antik liman bulunmaktadır Anadolu’nun batı kıyılarıYunanistan’dakiler kadar olmamakla beraber iyi korunmuş koy ve limanları barındırmaktaydıBir toplumun refah düzeyi
kültür ve medeniyetinin gelişmişliği hiç şüpheyok ki ekonomik etkinliğine bağlıdır Güçlü bir ekonominin can damarını ise canlı bir ticaretağı meydana getirmektedir 
Kyzikos sahip olduğu stratejik konumunun yardımı ile AntikMysia bölgesinin deniz ticaretini elinde tutan en önemli kenttir 
Karadeniz, Marmara ve Ege Denizi arasındaki ticaret akışında önemli bir yere sahip olan kent ekonomik olduğu kadarsiyasi açıdan da muhatabı olan diğer kentler arasında erişilmez bir konuma sahip olmuştur 
Bu ayrıcalıklı konumuna da kentin güneyinde bulunan limanlar oldukça önemli bir katkısağlamışlardır 



**
Kyzikos’un Konumu Balıkesir İli Erdek İlçesi sınırları içerisinde yer alan Kyzikos antik kenti (Strabon,1993: 60),
Marmara Denizi’nin güneyinde yer alan Kapıdağı Yarımadası’nın anakaraile birleştiği kıstağın kuzeyinde
Bandırma
Erdek karayo lunun 9. km’de yeralmaktadır (Koçhan
, 2011:11) (Foto: 1  Anadolu’nun antik dönemden günümüzeulaşmış en önemli kentlerinden birisi olan Kyzikos: Kuzeyde; Hamamlı Belkıs veÇeltikçi köyleri doğuda; Aşağıyapıcı Köyü ve Bandırma Körfezi güneyde; Edincik 
Bandırma karayolu batıda ise Erdek Körfezi ile çevrilidir 
 (Tekin, 2007:40).Antik dönemde Anadolu’nun en stratejik bölgelerinden birisi olarak karşımızaçıkan Kyzikos antik kentindek  bilimsel kazılar 
Doç Dr.Nurettin Koçhan’ın başkanlığında  Anadolu’nun en büyük tapınağı olarak bilinen Hadrian Tapınağı’nda sürdürülmektedir  Bunun yanı sıra Amfitiyatro, Nekropol, Metroon, Bouleterion, Tiyatro ve Akropol gibi unsurlar da kentin dikkat çekici diğer yapıları arasındagösterilebilir 
**

Batı Anadolu Ticaretine Yön Veren Bir Liman: Kyzikos Antik Kenti Hytos LimanıGSED38109 boyunca içerilere kadar uzanarak , Pergamonsınırına kadar ulaştığı bilinmektedir 
 (Hasluck, 1909:181; Magie, 2002:56).Bu dönemde kentBatı Anadolu’nun dünyayaaçılan kültürel bir merkezi haline gelmiştir Pergamon’unvasiyet yoluyla Roma’ya bağlanmasından sonra da bu ticari ilişkilerdevam etmiştir. Ephesos’ta
 bulunan ve İmparator Nero dönemine tarihlenen biryazıtta ise “Denizden kim bir şey alıp götürüyorsa bunu vergisinde belirtmeli,Khalkhedon, Daskyleion, Apollonia, Kyzikos, Priapos, Parion ve Lampsakos gibi
kentlerin adının geçmesi Kyzikos’un önemli bir deniz ticaret merkezi olduğunugöstermektedir  (Koçhan, 2013, 78).
Kyzikos’ un belirttiğimiz bu uzak bölgelere kadar genişleyip antik dönemin en parlak kentlerinden biri olmasının en önemli somut delilleri ise:Cyzicene olarakanılan elektron sikkelerdir .
Bu sikkelerin Anadolu’nun kuzeybatısı ve kuzeyi dışındaYunanistan, Bulgaristan,Romanya ve Kırım Yarımadası’nda kullanılmış olmasıkentin çevresindeki bölgelerle yoğun ticari ilişkilerinin kanıtıdır  (Mildenberg,1994:1-12).Üzerinde genellikleTon Balığı’nın işlendiği Cyziceneler sıra dışı veeşsiz güzellikleriyle uluslararası ticarette hem karada hem de denizde vazgeçilmezödeme araçları olarak kullanım görmüşlerdir  (Price, 2001:72) (Foto:7). Sikkedarbının MÖ 6.
yüzyıldan Hellenistik Döneme kadar uluslararası niteliğini devamettirmesi kentin ekonomik gücünün göstergesidir.Bu dönem kent sikkelerinin değerölçülerinin
Kyzikos Stateri’ne (Stater,sikkelerde kullanılan en büyük ağırlık birimi)göre ayarlanması bu gelişmeyi kanıtlar niteliktedir (Yaylalı, 1988:12-15; Koçhan,2011:119).
Anakentler ile kolonileri arasındaki ticari ilişkiler çeşitli ürünler üzerindensürdürülmüştür . Kyzikos antik kenti,üzüm ve zeytinin yanı sıra zeytinyağı,şarap, balık ,vücut yağı, parfüm ve merhem gibi ihraç ürünlerine sahipti.
Karadeniz’eözellikle Kırım Yarımadası kıyısında bulunan kentlere zeytin,zeytinyağı ve şarapsatarak bu alandaki faaliyetlerini daha da güçlendirmiştir  (Magie, 2002:38).Strabon’un kent yönetiminin hazine ve tahılı da tartışma konusuna aldığınıbelirtmesiticarete verilen önemi vurgulamaktadır .
Roma Döneminde de Kyzikos’un zeytinağaçları ve üzüm bağlarının ticari yönden büyük önem taşıdığını antik yazarlarınverdiği bilgilerden öğreniyoruz.Günümüzde dahi bu bölge ekonomisinde üzüm,zeytin,zeytinyağı ve balıkçılık en önemli gelir kaynakları arasında yer almaktadır .Zamanla kentlerin büyümesi ve barındırdığı nüfuslarının artması özellikle temel besin kaynağı olan tahıla ihtiyacı arttırdığı gibi bu koloni kentlerinin kurulmasınaortam hazırlamıştır 
 (Schwertheim, 2004:30).Yukarıda saydığımız ürünlerin yanındadenizlerdeki tahıl ticareti açık denizlere olan ticaretin daha da yoğunluk kazanmasını beraberinde getirmiştir  (Casson, 2002:110).
110GSED38 Korkmaz MERAL-Ahmet Cuneydi HAS Sonuç
 Sonuç olarak bu çalışmada: Ticari rotalar üstünde bulunan kıyı kentleri ileKyzikos kentinin ilişkileri nasıl olmuştur? Ticaret sırasında hangi ürünlerin ithalat-ihracatı yapılmaktadır? Soruları cevaplandırılmaya çalışılmıştır 
.Kyzikos kentinin stratejik konumunu çok iyi değerlendirmesi yalnızca siyasi vekültürel açıdan değil ekonomik yönden de bölgenin önemli bir kültür merkezi veliman kenti olmasını sağlamıştır . Kent,sadece bulunduğu bölgeyi değil çağdaşlarıolan kentlerinde gelişimine ön ayak olmuştur .Kyzikos’un o dönemin diğerkentlerinde görülmeyen bir biçimde hem deniz ticaretini hem de kara ticaretini etkili bir biçimde kullanması Anadolu ticaretinde her zaman övgüyle anılmasına sebepolmuştur .
Kentin böylesine parlak bir tarih yaşamasında,kuruluş tarihinden itibarengeç dönemlere kadar aktif olarak kullanılan Hytos Limanı çok önemli rol oynamıştır .Anadolu’nun doğusunda olduğu gibi batısında da her yönden ve her dönem çokgüçlü uygarlıklar var olmuştur .Kıtalar arasında bir geçiş güzergâhı olan Anadolu’dakurulan uygarlıklar ,dünya kültür mirasına pek çok şey bırakmıştır .
Çok zengin birkültürü bünyesinde barındıran ve zincirin en önemli halkasını oluşturan AnadoluKyzikos gibi kentler vasıtasıyla genel anlamda bunu avantaja dönüştürmeyi başarabilmiştir .

  Batı Anadolu Ticaretine Yön Veren Bir Liman: Kyzikos Antik Kenti Hytos LimanıGSED38111

 Kaynakça
 Akurgal, Ekrem, (1993). Anadolu UygarlıklarıİstanbulCasson, Lionel, (2002).Antik Çağda Denizcilik ve Gemiler.İstanbul.Cook, R. , Manuel, (1946).“Ionia and Greece in the Eight and Seventh Centuries B.C.” JHS.LXVI.Hasluck, Frederick W. , (1909).”
The Marmara Islands”, JHS29.Koçhan, Nurettin, (1991). “Kyzikos 1989 Kazısı.
Hadrian Tapınağı MimariBezemeleri”.Türk Arkeoloji Dergisi. 29.Koçhan, Nurettin, (2011).
Kyzikos Tarihi ve Mimari Kalıntıları. Bursa.Koçhan, Nurettin, Kyzikos, (2013). “Hellespontus’da Bir Eyalet Merkezi”.
 AtatürkÜniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Dergisi”. 31, ss. 69-91. Erzurum.Koçhan
 Nurettin, Meral Korkmaz, Motor Hacer, HasAhmet Cüneydi. (2011)"Kyzikos, 2009".32. Kazı Sonuçları Toplantısı 1. Cilt 
.Allame Tanıtım &Matbaacılık Hizmetleri. Ankara.Koçhan Nurettin- Meral Korkmaz, (2014).İkinci Dönem Kyzikos Kazıları 2006-2013".
 Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü 40. KuruluYılı Armağanı Anadolu’nun Zirvesinde Türk Arkeolojisinin 40 Yılı. (ed.
Hasan Kasapoğlu-
Ali Mehmet Yılmaz). Ankara.
Koçhan, Nurettin –  Meral, Korkmaz, (2015). “Kyzikos’ta Yapılan Kazı veSondajlarla İlgili Bir Değerlendirme”
. Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Dergisi. 35. Erzurum.Leo, Mildenberg, (1994). The Cyzicenes: a Reappraisal,
 American Journal of Numismatics.Littman, Robert J. , (1968). “The Strategy of the Battle of Cyzicus”.
Transactionsand Proceedings of the American Philological Association. 99.Lloyd, Seton, (2007).
Türkiye’nin Tarihi Bir Gezginin Gözüyle AnadoluUygarlıklar.
(çev.Ender Varinlioğlu). Ankara.Magie, David, (2002). Anadolu’da Romalılar Batı Anadolu ve Zenginlikleri ,(çev. Nezih Başgelen).
İstanbul.Mansel,Arif Müfit, (1998). Ege ve Yunan Tarihi. Ankara.Meral, Korkmaz, (2000). Kyzikos Amphitheatr’ı Işığında Amphitheatrlarda Düzenlenen Oyunlar .
İstanbul.Ostrogorsky, Georg, (1981). Bizans Devlet Tarihi.(çev.Fikret Işıltan). Ankara.Prıce, Martin, (2001). Hellen Dünyasında Sikk.(çev.Oğuz Tekin).İstanbul.Schwertheim, Elmar, (2004). Antik Çağda Anadolu. (çev. Nuran Batu).
İstanbulStrabon, (1993). Antik Anadolu Coğrafyası (Kitap:XII, XIII, XVI ). (çev.A. Pekman),İstanbulTekin,Oğuz, (2007).
 Eski Anadolu ve Trakya.İstanbulYaylalı, Abdullah, (1988). “Antik Kyzikos Kenti ve Geleceği Üzerine Düşünceler”
 I. Kyzikos Paneli.
Bandırma -

ilk yayın tarihi-2017

https://www.gercekbandirma.com/kyzikos-antik-kenti-hytos-limani?fbclid=IwAR2AvE12fo64KxzN_X-Hp1uCHYnqD7ukDY8vj_HYKBcEVAL0QdFD2cx-M9E

15 Ekim 2020 Perşembe

Savaşlar ve nedenleri



1.Dünya savaşıyla, devletleşme ve sınırlarının çizilmesi yaratıldı..

2.Dünya savaşı Filistin'de toprakları satın alan Yahudiler, Rusya'da tarımla uğraşan Yahudileri getirdiler ama Avrupa'da ticaretle uğraşan Yahudileri gelmiyordu. Hitler yaratılarak 930-940 Yahudi katliamıyla Almanya'dan kaçarak gelmek zorunda bırakıldılar ve 1948 yılında İsrail devleti kuruldu..,
3.Dünya savaşı ise su ve enerji kaynaklarının hakimiyeti için olacaktır...
Yani savaşların amacı, egemenler ilk önce devletleşerek sınırları belirler sonra çıkarları için yeni devletler yaratır ve son olarak kendi yöneteceği devleti ve kaynaklarını yaratır..
O nedenle kapitalizm, onu egemen kılan emperyalizm ile sermayenin kutsallığı vardır ve fakir halkların ölmesi umurunda değildir..
Fakir halklar oy illüzyonunun demokrasi oyuncağıyla gazı alınan birer varlıktan öte bir değeri yoktur..
Gazi Mustafa Kemal, oyunu çözdüğü için hiç yurt dışı gezisi yapmamış emperyalist devlet temsilcilerini ülkede konuk etmiş olup, Misak-ı Milli haritasını çizip net bir sınır belirlemiştir..
Ozanca

9 Ekim 2020 Cuma

Zenginler, Fakirlere Tanrıdan Başka Bir Şey Bırakmadı.



"Dolara bakmam" diyen, Maliye Bakanı,
"Vakayı saymam" diyen, Sağlık Bakanı,
"Eba'nın çökmesine sevinen" Milli Eğitim Bakanı,
"Et ucuz" diyen, Tarım ve Hayvancılık Bakanı olursa,
İsmini bilmediğimiz "Ejder meyveli smoothie" yiyenler,
“Müminin görevi yoklukta sabretmektir" der.
Ve Fakir sabrederse mükafatı "Cennetse" eğer
ve zenginlerin ulaşamayacağı mükafatımız için!..
O zaman ne yapacağız.
SABREDECEĞİZ...
Cennette ne gibi sınırsız hizmetler var,
72 huriyle, bol bol şarap içip her türlü fantaziyi yapabileceğiz, ayrıca para kaygısı yok, çalışmak yok, üretmek yok, kavga yok, stres yok yani güzel olan herşey dahil yaşayacağız.
Sahi, Bu dünya da, İnsan kalıp huri fantazisini bir yana bırakırsak tüm bunları yapmak mümkün değil mi?.
Ne demiş adamın biri;
"Zenginler, fakirlere tanrıdan başka bir şey bırakmadı."
Aristoteles der ki; "Devlet; köleler, işçiler, çiftçileri, kadınlar ve zanaatkârları vatandaş olarak kabul etmez"
Yani, Zengin ve nüfuslu değilsen vatandaş dahi olmazsın der.
İlk önce birey ve vatandaş olabilmek için, yaşadığın çağı sorgulaman gerekli...
Ozanca

6 Ekim 2020 Salı

LÜFERİN SEYRİ

 LÜFERİN SEYRİ :



Karadeniz'de çıkar yumurtadan,
Ağaç yaşken eğilir misali daha 3cm boyundayken bile
ilaryaları kovalayacak cesarettedir.
Büyür, o yağlı güzel karadeniz hamsisini yemeye başlar,
hemde daha DEFNE YAPRAĞI'yken...
Samsun, Sinop, Kastamonu derken Zonguldak, Düzce geçilir
bir de bakmışsın ki bizim ufaklık delikanlı bir ''ÇİNEKOP'' olmuş,
Heyecanla beklediği memleketine, İstanbul boğazına girer çinekoplar,
Bu sefer boğazın en lezzetlisi istavritlerine göz koyar doyurur kendini
iyice boy atar, olur sana yağlı bir ''SARIKANAT''
Artık tam bir predatördür kendi cinsi dahil uçan, kaçan her balığı
jiletten keskin dişleri, çeliği kesen güçlü çenesiyle tek darbede parçalar.
Bu hırçınlık ve beslenme alışkanlığı bizimkine yarar, boğazda akıntılarda
yüze yüze iyice parlayan belirginleşen pullarıyla
Endamı güzel, kendisi güzel bir LÜFER olur.
Artık babayiğittir, gören balıklar aman diler yüzüşünden,
Gecelerin adamıdır gafil avlar koca koca kefalleri, zarganaları.
Boğaz dar gelir marmara'da eser geçer KOFANA olur.
Çanakkale'yi geçer bir selam çakar Seddülbahir'e, çıkar Ege'ye...
Balık çiftliklerinde bekçilik yapmaya başar, kaçanı affetmez ispendekleri,
lidakileri çekirdek gibi yer, öyle olunca ona SIRTIKARA derler...
Öyle bir balıktır ki,
Doğumundan, ölümüne neredeyse..
Her santim büyümesinde ismi değişir.
* Defne yaprağı
* Çinekop palazı
* Çinekop
* Kaba Çİnekop
* Sarıkanat
* Lüfer
* Kaba Lüfer
* Kofana
* Sırtıkara...
Her boyda ismi değişse de değişmeyen tek şey, kaderidir.
Bu bizim balığımız, ve artık yok olmakla yüz yüze.
Bugün Bu balığı yaşatmak, öldürmekten çok daha kıymetli...
ZAMANI !
Öykü bu ya !
Köyün İmamı vaazlarında sık sık içki, kumar ve sigaranın kötülüklerinden söz eder..
Cemaat cami çıkışı kapıda İmam'ın yolunu keserler..
- Hocam ! siz sık sık içki,sigara,kumarın kötülüklerinden söz ediyorsunuz da ! İçki sizin oğlanda ! kumar sizin oğlanda ! sigara sizin oğlanda ! bizim oğlanları da sizin oğlan ayartıyor. Sizin oğlanı vazgeçirebilseydiniz..
Hoca eve gider, oğlunu karşısına alır ,olanları bir bir anlatır.
- Oğlum ! gel vazgeç. Yoksa ! ya başka yere tayin isteyeceğim ya da görevi bırakacağım..
Oğlu dikkatle dinler,
- Haklısın Babacığım. Yalnız bir koşulum var bu akşam birlikte içelim sonra dilime deyirmeyeceğim, sigarayı bırakacağım kumara tövbe edeceğim..
İmam düşünür,ne yapsın kabul eder..
Akşam oğlan mangalı yakar,üç beş LÜFER ,kavun keser,iyisinden beyaz peynir, yetmişlik boğma rakı masayı donatır.
İmam bir tövbe estağfurullah çeker ve oğluna eşlik eder.
Gece yarısına doğru içkiler,mezeler biter oğlan masayı toplarken,
- Teşekkür ederim Babacığım,beni kırmadın ! ben de sözümde duracağım,seni mahçup etmeyeceğim..
İmamın keyfi yerinde oğluna döner,
- Bak oğlum ! kumarı bırak ! sigarayı bırak ! ama rakı için acele etme,şu LÜFER mevsimi geçiversin...
(Alıntı)

3 Ekim 2020 Cumartesi

Vatandaşı Olmasak Aslında Eğlenceli Ülke






Ekonomistler; 2020 yılbaşından, bugüne  döviz karşısında %34 $  değer kaybettik diyorlar. 

Yani; paramızın değeri düştü, % 34 devalüasyon  ve gelirimizden eksilmiş demektir..

Gelirinden %34 eksilerek  yoksullaşan halkı  çok ilgilendirirken, Maliye Bakanı  Berat Albayrak “Döviz kuru benim için hiç önemli değil” diyebiliyor.

Dışa bağımlı olduğumuz akaryakıtı dövizle ithal edebiliyoruz, Döviz karşısında kendi paramızın değeri düşmesi demek, köylünün sebze, meyve, hububat, baklagil vs. üretebililmesi için gübre ve mazotun pahalanması demek olup, ürettiklerini tüketicilere ulaştırabilmesi adına  nakliye edilmesi gerekir ki, akaryakıta gelen zam temel besin kaynaklarına pahalı ulaşması demektir.

Elektriğe yeni  % 5.75 oranında zam geldi, peşinden doğalgaz dahil iğneden ipliğe her şeyin zamlanacağıdır.

Asgari Ücret 2.324.-TL. iken,

TÜRK-İŞ Araştırmasına göre 2020 Ekim ayında; 

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2.482,28 TL,  

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 8.085,62 TL,

Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3.035,50 TL olmuştur.  

 http://www.turkis.org.tr/EKIM-2020-ACLIK-VE-YOKSULLUK-SINIRI-d451750#sthash.cZ6hcU8N.dpuf

Bir yanda covit 19 pandemi belasıyla, diğer yandan ekonomik zorluklarla boğuşan  Türkiye dolayısıyla bizler için bu kış ve sonrası zorlu bir yıl olacaktır.

***

Her akşam vaka sayısı şu kadar deyip, "Her vaka hasta değildir" diye açıklamalar yaparken, birden sayılarla oynadığı, bilgileri yanlış verdiği ortaya çıkınca,  Ulusal çıkarları söz konusudur  diyerek "Testleriniz pozitif çıkabilir, hasta olduğunuz anlamına gelmez." diyerek işin içinden sıyrılmak istedi.  Halkını sürü gibi gören ve sürü bağışıklığıyla 'ölen ölür kalan sağlar bizimdir' mantığıyla yöneten bir Sağlık Bakanımız var.

Çocuklarımızın eğitim alması için altı ay boyunca hiç bir şey üretmediği için uzaktan eğitim sistemi çökerken, "Eba'nın çökmesi olumdur" diyen Milli Eğitim Bakanımız var.

Görevi gereği   tarım ve hayvancılığı geliştirmesi  gerekirken,  samanı, mercimeği, nohutu, eti vs.ithal edip "Et fiyatları yüksek değil" demeç verirken,   Çöp kutularından beslenen insanları görmezden gelen Tarım ve Hayvancılık Bakanımız var.

Emekli olma katsayısıyla oynayarak   emeklilerin düşük maaş  almasına yol açan  ama  emeklilere sanki lütuf veriyormuş gibi sıkıştığında  "Emeklilere aylık ödedik" diyen bir Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımız var.

Ege'de ülke toprağı olan adalar, Yunanistan  tarafından işgal edilip silahlanırken, "Azerbaycan'ın toprak bütünlüğüne sahip çıkan"  bir Milli Savunma Bakanımız var.

Osmanlı'nın yaptığı "Uşi Antlaşmasıyla" verilen 12 adayı, "Lozan"da verdik" diyebilecek kadar tarihi bilmeyen bir  Dışişleri Bakanı var.

Ve bunların yönettiği bir ülke de yaşıyoruz...

***

Neyse ki,

Askıda ekmek var yersin, Torbada keyif çayı var içersin, Doğalgaz bulduk yakarsın, Görünmez Uçağımız var uçarsn, Arabayı da  yaptık binersin

Tüm bunlar olurken,  Almanya da enflasyon eksi 2 çıkmış !!!

Neden mi? İçki içip, domuz eti yerler  ama milletin parasını, yetimin ve fakirin hakkını yemezler...

Bir de bizi  kıskanırlar...

***

Vatandaşı Olmasak Aslında Eğlenceli Ülke...


Ozanca

02 Ekim 2020