3 Ekim 2020 Cumartesi

Vatandaşı Olmasak Aslında Eğlenceli Ülke






Ekonomistler; 2020 yılbaşından, bugüne  döviz karşısında %34 $  değer kaybettik diyorlar. 

Yani; paramızın değeri düştü, % 34 devalüasyon  ve gelirimizden eksilmiş demektir..

Gelirinden %34 eksilerek  yoksullaşan halkı  çok ilgilendirirken, Maliye Bakanı  Berat Albayrak “Döviz kuru benim için hiç önemli değil” diyebiliyor.

Dışa bağımlı olduğumuz akaryakıtı dövizle ithal edebiliyoruz, Döviz karşısında kendi paramızın değeri düşmesi demek, köylünün sebze, meyve, hububat, baklagil vs. üretebililmesi için gübre ve mazotun pahalanması demek olup, ürettiklerini tüketicilere ulaştırabilmesi adına  nakliye edilmesi gerekir ki, akaryakıta gelen zam temel besin kaynaklarına pahalı ulaşması demektir.

Elektriğe yeni  % 5.75 oranında zam geldi, peşinden doğalgaz dahil iğneden ipliğe her şeyin zamlanacağıdır.

Asgari Ücret 2.324.-TL. iken,

TÜRK-İŞ Araştırmasına göre 2020 Ekim ayında; 

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2.482,28 TL,  

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 8.085,62 TL,

Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3.035,50 TL olmuştur.  

 http://www.turkis.org.tr/EKIM-2020-ACLIK-VE-YOKSULLUK-SINIRI-d451750#sthash.cZ6hcU8N.dpuf

Bir yanda covit 19 pandemi belasıyla, diğer yandan ekonomik zorluklarla boğuşan  Türkiye dolayısıyla bizler için bu kış ve sonrası zorlu bir yıl olacaktır.

***

Her akşam vaka sayısı şu kadar deyip, "Her vaka hasta değildir" diye açıklamalar yaparken, birden sayılarla oynadığı, bilgileri yanlış verdiği ortaya çıkınca,  Ulusal çıkarları söz konusudur  diyerek "Testleriniz pozitif çıkabilir, hasta olduğunuz anlamına gelmez." diyerek işin içinden sıyrılmak istedi.  Halkını sürü gibi gören ve sürü bağışıklığıyla 'ölen ölür kalan sağlar bizimdir' mantığıyla yöneten bir Sağlık Bakanımız var.

Çocuklarımızın eğitim alması için altı ay boyunca hiç bir şey üretmediği için uzaktan eğitim sistemi çökerken, "Eba'nın çökmesi olumdur" diyen Milli Eğitim Bakanımız var.

Görevi gereği   tarım ve hayvancılığı geliştirmesi  gerekirken,  samanı, mercimeği, nohutu, eti vs.ithal edip "Et fiyatları yüksek değil" demeç verirken,   Çöp kutularından beslenen insanları görmezden gelen Tarım ve Hayvancılık Bakanımız var.

Emekli olma katsayısıyla oynayarak   emeklilerin düşük maaş  almasına yol açan  ama  emeklilere sanki lütuf veriyormuş gibi sıkıştığında  "Emeklilere aylık ödedik" diyen bir Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımız var.

Ege'de ülke toprağı olan adalar, Yunanistan  tarafından işgal edilip silahlanırken, "Azerbaycan'ın toprak bütünlüğüne sahip çıkan"  bir Milli Savunma Bakanımız var.

Osmanlı'nın yaptığı "Uşi Antlaşmasıyla" verilen 12 adayı, "Lozan"da verdik" diyebilecek kadar tarihi bilmeyen bir  Dışişleri Bakanı var.

Ve bunların yönettiği bir ülke de yaşıyoruz...

***

Neyse ki,

Askıda ekmek var yersin, Torbada keyif çayı var içersin, Doğalgaz bulduk yakarsın, Görünmez Uçağımız var uçarsn, Arabayı da  yaptık binersin

Tüm bunlar olurken,  Almanya da enflasyon eksi 2 çıkmış !!!

Neden mi? İçki içip, domuz eti yerler  ama milletin parasını, yetimin ve fakirin hakkını yemezler...

Bir de bizi  kıskanırlar...

***

Vatandaşı Olmasak Aslında Eğlenceli Ülke...


Ozanca

02 Ekim 2020

Hiç yorum yok: