Avcı toplayıcı toplumu,
Din tarım toplumu,
Osmanlı imparatorluğu din-tarım toplumundan ötesine geçemediği için batmıştır. Çünkü endüstrileşen batı, üretime, fabrikaya, pazarlamaya yatırım yaparken Osmanlı imparatorluğu, egemenliğini kaybettikçe dine yatırım yapıyordu.
Mustafa Kemal Atatürk'ün 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyeti kurduktan sonra, batının 300-400 yılda başardığı endüstri devrimini yakalamak için 15 yılda sanayileşme hamlesiyle büyük ölçüde yakalamış ve başarmıştır.
Aynı zamanda demokrasi, laiklik, eğitim seferberliği, kadına seçme seçilme hakkı vs. ile de kültürel devrimi hızlandırmıştır.
1938 yılında Atatürk'ün ölümü sonrası 2.dünya savaşının çıkması ve İnönü'nün başında olduğu Türkiye Cumhuriyeti, savaşan Almanya'ya gizli destek vermesi nedeniyle savaşın galibi Sovyetler Birliği'nin gücünden çekinerek Nato'ya girebilmek uğruna Amerika'ya sığınmıştır.
1945 yılından sonra Atatürk'ün devrimlerinden hızla uzaklaştı. İlk uygulamaları ise 1946 yılında köy enstitülerinin kapatılma kararı olmuş, yerlerini hızla imam hatip okulları almıştır, 1954 yılında toprak ağası olan Adnan Menderes'in DP iktidarında kapatılma kararı uygulanmıştır.
Sonrasında;
1960-1966 arası Genelkurmay Başkanı olan, 1966-1973 arası Cumhurbaşkanlığı yapan Cevdet Sunay, 1969'da verdiği demecinde;
"Bugün ki ( 1968-1969 ) Laik okullar birer anarşi yuvası haline geldi. Bu laik okullardan yetişen gençlere memleket idaresi teslim edilemez. 10 Yıl sonra bunların hepsi iş başına geçecekler. Onlara nasıl güvenebiliriz. Hem biz laik okullara karşı imam hatip okullarını bir alternatif olarak düşünüyoruz. Devletin kilit mevkilerine yerleştireceğimiz kişileri bu imam hatip okullarında yetiştireceğiz." diyordu.
Ve dedikleri gibi de oldu...
HANGİ DEVRİMİ KAÇIRDIK, HANGİ DEVRİMLERİ KAÇIRIYORUZ!
Endüstri devrimini kaçırdığımız gibi son evresi olan Endüstri 4.0 diğer adıyla 4.sanayi devrimi, akıllı fabrika sisteminin temelinin oluşturulmasında büyük rolü olan çağdaş otomasyon sistemlerini, veri alışverişini, üretim teknolojilerinin bir arada bulunduğunu dönemi yaşanmaktadır ve biz kaçırıyoruz.
Ne kaçırdıklarımıza örnek ise;
Modüler yapılı akıllı fabrikalarda, fiziksel işlemleri siber-fiziksel sistemler ile izleyerek, nesnelerin birbirleriyle ve insanlarla iletişime geçmesini ve bu sayede de merkezi olmayan kararların verilmesi hedeflenmektedir.)
Nano teknoloji ürünleri (bilgisayar, tablet, gözlük, telefon ekranları, kamera lensleri, cam yüzeylerde toz veya su tutmayan, yansıma önleyici, kendisini temizleme özelliği olan ürünler, ultraviyole korumalı ve buhardan etkilenmeyen ürünler, çizilmeye karşı dayanıklı olan ürünler)
Bir sonrası, bilginin toplanmasında, işlenmesinde, depolanmasında, ağlar aracılığıyla bir yerden bir yere iletilip kullanıcıların hizmetine sunulmasında kullanılan iletişim ve bilgisayarlar dâhil bütün teknolojileri kapsayan Bilişim teknolojisine geçiş yapmaktadır. Dijital dönüşüm, toplumsal ve sektörel ihtiyaçlara dijital teknolojilerin entegrasyonuyla çözüm bulmanın ve buna bağlı olarak iş akışlarının ve kültürün gelişmesi ve değişmesi sürecini tanımlayan bir kavramdır. Yaratıcılığı ve inovasyonu merkeze alan dijital dönüşüm, geleneksel metodlardan daha verimli sonuçlar elde etmek için ortaya çıkmıştır. Dijital Dönüşüm, insan ve çevre odağında, teknolojinin sosyolojiyle etkileşiminden ortaya çıkan “yaratıcı yıkımla”, toplumsal olarak yeni bir yönetim, üretim ve yaşam sürecine değişerek dönüşümü olarak da ifade edilebilir.
Şimdi sıra "Bilişim ve Dijital Devrimini" kaçırma zamanı, yazık ülkeme...
Aşağıda ki gazete haberine dikkat edin; İsviçre hükümetinin bütçesi fazla verince halka dağıtmak istedi ve referanduma gidildi, halk "Koşulsuz maaş verilirse çalışmamak özendirilir ve işsizlik artar" diye kabul etmedi. Aslında test edilmek istenen oyunu bozdu. Teknolojik gelişmeler nedeniyle üretimin artması, iş gücünün düşmesi nedeniyle fazla veren bütçesi için test yapılmıştı....
Ozan
29 Ekim 2022


