Neden birbirimizi anlayamıyor ve bir türlü konuşamıyoruz. Dili, tarihi yok sayılan bir halkın tek isyanının ekonomik gerilik olmayacağını, daha yüzyıldan kısa bir süre önce bu topraklardan sürülen milyonların ve onların torunlarının yaşadığı travmanın, toprağından, geçmişinden koparılmışlık duygusunun yarattığı öfkenin ‘Türk soyuna sopuna’ düşmanlıkla ilgisinin olmadığını, modern gurular beğensin beğenmesin saçını örtmesinin dinin bir emri olduğuna inanan bir kıza ya eğitim, iş, aş ya yallah evine demenin ne menem bir zulüm olduğunu anlamak bu kadar mı zor. Bunları hissedebilmek için çok benzer hayatlar sürmemiz gerekmez. Bir iki kuşak öncesinde benim gibi benzer hikayeler de bulamayabiliriz. Ama yine de hiç mi bizleri rahatsız eden normal dışı bir şeyler yok şu hayatlarımızda. Ola ki birgün sıradan bir hafta sonu gezisinde dev bir marketin raflarını yağmalayan kalabalık içerisinde kendinizi maymunlar cehennemine düşmüşçesine sıkıntıda hissederseniz ya da dilini anlamadığınız bir ezgi kulağınıza çalındığında hoşunuza giderse, tatsız tuzsuz bir şeyler var bu çorbada sanki sadece pırasadan yapılmış bir sebze çorbası içiyorum bu konforlu konforsuz sofralarda gibi bir düşünce sararsa sizleri de, birbirimizi anlamaya yaklaşmışız demektir.

Kimi zaman kafamıza vura vura gelmiş, kimi zaman biz zevkle içselleştirmişiz ama büyük tahlillere, sosyolojik tanımlara gerek yok; o bize sunulan mecbur kılındığımız tatsız tuzsuz tek yiyeceğimiz, tek hayat tarzımız. Geçmiş yok, fark yok, bir boy, bir örnek. Tek millet, tek adam, tek dil, tek tarih, tek ideoloji, tek hayat tarzı, değiştirilmesi düşünülemez tek bir rüya…Bir ağaç gibi tek başına ve tek bir ağaçtan oluşmuş bir orman gibi korkunç.
Faşizm de böyle bir şey işte.
Alıntı:http://www.derindusunce.org/2008/10/29/fasizm-de-boyle-bir-sey-iste/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder