Geldiğimiz topraklarda olmayan demokrasi, eşitlik,hukuk vatan dediğimiz topraklarda olsun istedik..
Kızlarımız
asil,alımlı,görgülü,narin ve güzeldir, kardeşimiz,bacımız,göznurumuzdu.. Çaresizlikten dolayı sığınmacıydık vatan diye bellediğimiz topraklara...
Bilemezdik, namusumuz, namusudur diye güvendiğimiz Osmanlı saraylarında cariye yapılacağını ve çaresizliğimizin kullanılacağını...
Rus çarına direndik ama güvendiimiz Osmanlıya direnemedik..
Çünkü Bitkin,savurgan ve gidecek başka yerimiz yoktu..
Oğullarımız korkusuz,pervasız,ser verip sır vermediği bilindiği üzere saraylarda koruma,istihbarat ve en kirli görevlerde saflığı temizliği kullanıldı..
Ve günümüze ne dilimiz kaldı,ne benliğimiz,ne ruhumuz.
Ne Türk kalabildik, ne gavur,
Ne demokrasi bulduk,ne eşitlik,
Ne kendi dilimizle seslenebildik,ne geleneğimizi yaşayabildik.
Yüreğim ve benliğim kaf dağında özgür olmakta, bedenim uçurumda ve çaresizliğe karşı mücadlemle araftaym..
Gitmek istediğime gidememekle,kal denilene kalmak arasnda umutsuz,umutlu..kararlı karasız arasındayım..
Beynim kafdağında,
Ruhum buralarda..
Oğlum der biz Çerkesiz diye,kızım gururla çerkesiz diye ve ben ikisine de diyemem ki bu ülke de insan olamadık ki,çerkes kökenimizle övünelim..
21 mayıs 1864 ve ruhum aynı göçerlikte,yaşım genç olsa bir daha sürgünler yaşamayacağım ülkeye götürebilsem keşke demokrasi,eşitlik ve insanın insana zülüm etmediği bir kaf dağına..
Son sözü başta söylediğimiz için,kaybettik..
ozanca
Bilemezdik, namusumuz, namusudur diye güvendiğimiz Osmanlı saraylarında cariye yapılacağını ve çaresizliğimizin kullanılacağını...
Rus çarına direndik ama güvendiimiz Osmanlıya direnemedik..
Çünkü Bitkin,savurgan ve gidecek başka yerimiz yoktu..
Oğullarımız korkusuz,pervasız,ser verip sır vermediği bilindiği üzere saraylarda koruma,istihbarat ve en kirli görevlerde saflığı temizliği kullanıldı..
Ve günümüze ne dilimiz kaldı,ne benliğimiz,ne ruhumuz.
Ne Türk kalabildik, ne gavur,
Ne demokrasi bulduk,ne eşitlik,
Ne kendi dilimizle seslenebildik,ne geleneğimizi yaşayabildik.
Yüreğim ve benliğim kaf dağında özgür olmakta, bedenim uçurumda ve çaresizliğe karşı mücadlemle araftaym..
Gitmek istediğime gidememekle,kal denilene kalmak arasnda umutsuz,umutlu..kararlı karasız arasındayım..
Beynim kafdağında,
Ruhum buralarda..
Oğlum der biz Çerkesiz diye,kızım gururla çerkesiz diye ve ben ikisine de diyemem ki bu ülke de insan olamadık ki,çerkes kökenimizle övünelim..
21 mayıs 1864 ve ruhum aynı göçerlikte,yaşım genç olsa bir daha sürgünler yaşamayacağım ülkeye götürebilsem keşke demokrasi,eşitlik ve insanın insana zülüm etmediği bir kaf dağına..
Son sözü başta söylediğimiz için,kaybettik..
ozanca

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder