ANADOLU, ÇİLELİ İNSANLARIN BULUŞTUĞU KADİM TOPRAKLARDIR.
Hrant Dink bir anısını şöyle aktarır,
Telefonum çaldı, Sivas'ın bir köyünden arayan bir amca, "Oğul seni söylediler, seni buldum. Buraya yaşlı bir kadın geldi Fransa'dan, burada on-onbeş gün dolandı, kaldı sonra Allahın rahmetine kavuştu.Biz de namazını kılıp, duamızla gömdük.Ama öğrendik ki haral bu sizlerdenmiş. Seni söylediler seni bulduk adı-soyadı şudur, bir hısmı, akrabası var mı? Buyursunlar biz burada onlara yardımcı olalım, gerçi gömdük ama belki cenazeyi almak isterler."
Kızını bulduk, Sivas'a gittiler, ertesi gün kızı beni aradı, sordum "Cenazeyi alacakmısınız " diye, burada bir amca var dedi ki deyip ağlamaya başlayınca amcayı telefona ver dedim.Amca ne yaptın, ne söyledin bu kıza dedim.
Amca, oğul heç bişey yapmadım, sadece dedim ki, Kızım anandır atandır sen bilirsin alıp gidersin bana sorarsan
"SU ÇATLAĞINI BULDU,KALSIN"
Video
https://www.youtube.com/watch?v=H2jlrD03Yr4
***
"Yolcu" adını verdiği türküsü için;
“ Ben insanlar öğüt alsın diye yazdım, onlar oynamayı seçti.” der, Neşet Ertaş...
Video
https://www.youtube.com/watch?v=PHikON531bA
Gelelim Neşet Ertaş'ın öğüt alsınlar dediği "Yolcu" isimli türküsünün sözlerine,
Bir anadan dünyaya gelen yolcu
Görünce dünyaya gönül verdin mi
Kimi böyük kim böcek kimi kul
marak edip heçbirini sordun mu
Bunlar neden nedenini sordun mu
İnsan ölür ama uruhu ölmez
Bunca mahlukat var heç biri gülmez
Cehennem azabı zordur çekilmez
Azap çeken hayvanları gördün mü
lnsandan doganlar insan olurlar
Hayvandan doganlar hayvan olurlar
Hepiside bu dünyaya gelirler
Ana haktır sen bu sIrra erdin mi
Vade tekmil olup ömrün dolmadan
Emanetçi emaneti almadan
Ömrüyün baginin gülü solmadan
Varip bir canana ikrar verdin mi
varip bir cananın kulu oldun mu
Garip bülbül gibi feryat ederiz
Cehalet(cahiller) elinde küskün kederiz
Hep yolcuyuz böyle geldik böyle gideriz
Dünya senin vatanin mi yurdun mu
Neşet Ertaş
Bu kadim Anadolu coğrafyası onca acılar, yokluklar, yoksunluklar ortasında, onca etnik kimliklerin buluştuğu kardeşçe yaşam bularak kendi kültürünü, varlığını harmanlayan bir coğrafyadır.
O nedenle bu kadim uygarlıklar coğrafyasında "Türküler yazılmaz, yakılır ve tarihe tanıklık eder."
***
Hrant Dink kendini şöyle tanımlar,
"Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz.
Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler.
Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce."
Neşet Ertaş ise,
"Dizinde sızıydı anamım derdi,
Tokacı saz yaptı elime verdi,
Yeni bitirmiştim üç ile dördü,
Baban gibi sazcı oldun dediler." der
***
Saygıyla
Ozanca

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder