2 Ocak 2022 Pazar

ESAS SORUN ÇÜRÜME!



Esas sorun, fakirleşme, zam falan değil...

Fakir bir halk Türkiye Cumhuriyetini kurdu, tekrar kurabilir

Esas sorun, Çürüme!
Utanmanın, arlanmanın, onurun tedavülden kalkması...
Bilginin kirlenmesi, doğruların yer değiştirmesi, insan kaynaklarının boşa kullanılması...
Dünya 4.0 teknolojiye, inovasyona, Nanoteknolojiye, Uzaya yatırım yaparken, biz de devleti yöneten aklın "Uzaya dört şeritli yol yapsak inanan bir seçmen kitlemiz var' diye gevrek gevrek gülmesi yada kendi halkına bir gece yarısı kazık atması ve bundan övünmesi.
Devleti yönetenler, şeffaf ve adil olmalıdır ki, devleti yüceltsin..
Devleti yönetenler, 31.12.2020 tarihinde yapması gereken zamları 01.01.2022 tarihinde 00:00 saatinde açıklama yaparak hem enflasyonu düşük göstermiş olacak hem de emekli ve memurun maaş zamlarını düşük almasına neden olacak.
Vatandaşa tuzak kurarak, dil, din, etnisite, mezheplere, cemaatlere bölerek önce ayrıştırıp, sonra kutuplaştırıp çürüttüler devleti, çürüyen devlet olunca, devletin yaşayan organizması olan bireyler de sürüler halinde çürümeye başlar.
İşin tuhafı ise, tüm bu rezilliği görmeyen ve alkışlayan bir çürümüş insan kitlesinin olması..
Nazım Hikmet'in "Akrep Gibisin" şiirinde,
"koyun Gibisin Kardeşim,
gocuklu Celep Kaldırınca Sopasını
sürüye Katılıverirsin Hemen
ve âdeta Mağrur, Koşarsın Salhaneye.
dünyanın En Tuhaf Mahlukusun Yani"
diye yıllar öncesinde yazmıştır
Esas sorun, Çürüme!
Yalanın gerçek gibi sunulması, bilginin bilgisizler tarafından savrulması. egolu insanların köşe başında durması kısaca ayakların baş, başların ayak olması...

Dostoyevski – Budala kitabında şöyle der;

“Bu devir, sıradan bir insanın en parlak zamanı; Duygusuzluğun, bilgisizliğin, tembelliğin, yeteneksizliğin, hazıra konmak isteyen bir kuşağın devridir....”


***

Bilinç, toplumsal olmayınca çelişkiler ortaya çıkar.
İyi bir mühendis olabilirsiniz ancak yaşamınızı idame ettirmek için Karadeniz'li bir müteahhitle çalışmanız gerekebilir.
Yada iyi bir gıda mühendisi olabilirsiniz, ancak Kayseri'li bir üreticinin yanında çalışmak zorunda kalabilirsiniz.
Kitap okumak, benliğimizi, dünyamızı aydınlatır ancak sokakta karşılığını bulamayacağımız bir gerçektir.
Özellikle bizim gibi oryantalist toplumlarda, güce tapınma, mamonun en yüce değer kabul edildiği ve bunlara yaranma yada elde edebilmek uğruna her türlü ikiyüzlülüğün, sahtekarlığın meşru sayıldığı bir toplumda kitap okumanın, bilgi biriktirmenin hiç bir anlamı yoktur.



Ozanca

Hiç yorum yok: