Grup Yorum
Türkiye’de politik müzik yapan Grup Yorum elemanlarının sürekli değişmesine rağmen tutarlı çizgisiyle takdir topladığı gibi
Gruba kuruluş aşamasından sonra bir çok müzisyen katılmış ayrılmıştır.
Kendi Yorumlarıyla.... Grup Yorum
Biz Kimiz?
12 Eylül darbesi geçici olarak burjuvazinin krizine derman olurken devrimciler başta olmak üzere halka karşı büyük bir terör hareketi de başlattı. Cunta kendi şablonlarına uymayan kişi ve kurumları fiziksel olarak ya yok ediyor ya da rehabilitasyon için hapishanelere dolduruyordu.
Aynı günlerde halkı savunmak için en önde mücadele etmesi gereken sol hareketlerin büyük bir bölümü; yenilginin ve teslimiyetin teorilerini yapıyor bir kısmı da yurtdışına çıkmayı tercih ediyordu.
Ülke suskundu. Yüreğiyle kopmaz bir bağla devrime bağlananlar ise dağlarda
Darbenin etkisi sadece fiziksel olarak yaşanmıyordu. Cunta halkın değerlerine ve yaşam biçimine de el atmıştı. Yepyeni bir kuşak yepyeni bir kültürle ve ahlakla yetişiyordu: Düşünmeyen üretmeyen korkan
Kısacası
Hep böyle süremezdi. Birileri bu gidişe "dur" diyecekti. Belki
Grup Yorum işte böyle bir dönem yaşanırken kuruldu. "Eylül karanlığında ışık suskunluğa ses olmak istedik. Kendimizi ifade biçimiydi müzik. Kardeşliğin eşitliğin paylaşmanın düşüyle düştük bir uzun yürüyüşe. Sevgi bizimle umut bizimleydi. Sömürüsüz ve özgür günlerin özlemi bizimle..." Çıkışımız bir bakıma 12 Eylül'e bir tepki niteliğindeydi ama orada kalamazdık kalmadık da. Zaten durağan hiçbirşeyin yaşama hakkı yoktur. Gelişim kaçınılmazdır. Gelişim sancılar yaratsa da gelişmeyen yok olur ölür.
Gelişmeli kökleşmeliydik. Her alanda her yerde. Düzenin karşısına halkın demokratik kültürünü ve sosyalist tarihsel birikimini kuramlarını dayanak alarak yeni bir müzik yeni bir tarz yaratmayı amaçladık. Üretimlerimizin halkı içinde bulunduğu dönemin karamsarlığından kurtarıp onlara mücadele bilinci taşımasını istedik. Statükoları ve kalıpları yıkmayı amaçladık. Ticari kaygılardan uzak olmalıydık. Özellikle o dönemde yaşanan arabesk furyası zaten çeşitli sıkıntılarla savrulan insanlarımıza kaderine mahkum olmayı öğütlüyordu. Biz oturduğu yerden kaldıran silken coşku veren motive eden şarkıların üreticisi olmayı hedefledik. Geçen bunca zaman içerisinde bunu başardık diyebiliriz.
Ekmekten aşka ve kavgaya kadar halkımızın bütün sorunlarını müziğimize katmaya çalıştık. Düzen bireyciliği dayattıkça biz kolektivizmi ve paylaşmanın erdemini savunduk. Bugüne kadar yüceltilen burjuva sanatçı kişiliğine darbeler vurduk. İşe doğal olarak kendimizden başladık. İsimleri kişileri değil Grup Yorum'u öne çıkardık. Kendi alanımızın koşullarını yorumlayarak populizm elitizm türünden her türlü sapmaya tavır aldık.
Egemenlerin bizden çaldığı tarihsel mirasımızın peşine düştük. Onların ışığında yeniyi yaratmaya yöneldik. Hep bizim olan ama hep gelişen türkülerin sevdasını güttük ama kuşkusuz bunu tek başına bir "müzik grubu" olarak yapsaydık bugüne kadar yaşadığımız baskıların zerresini yaşamazdık. Yada ilk zorlukta parçalara ayrılırdık. Biz bu görevi devrimci mücadelenin bir alan faaliyeti olarak kavradık. Müziğimizi sınıfsal olarak ele alıp onu ezilen sınıfların mücadelesine sunduk.
İşte Grup Yorum'un düzen açısından tehlikesi bundandır. Sözümüzle tek tek her notamızla ezilenleri devrime çağırdık. Yani uyuyan devi uyandırma aşamasında tartışılmaz bir pay sahibi olduk. "Tehlikeli" oluşumuz bundandır. Düşüncelerimizin söylediklerimizin ardında durduk.
Kültür ve sanat sınıfsal bakış açısı ile değerlendirilmelidir. Bütün kültürel-sanatsal değerler bir sınıfın damgasını taşır ait olduğu sınıfın yararınadır. Tıpkı ekonomi gibi devlet
Elbette sosyalist öğretiye benimsemek halkın çıkarlarını savunmak sanatı devrimci bir araç olarak kullanabilmek için yeterli sayılmaz. Muhakkak ki sosyalist ögretiyi benimsemek ve halkin çikarlarini savunmak sanati devrimci bir araç olarak kullanabilmek için yeterli sayilamaz. Emekçi yığınların arasından çıkarak toplumsal gelişme dinamikleri içinde yeralabilenler devrim için sanat yapabilirler.
Kurulduğumuzdan bu yana tavizsiz ilkeli bir şekilde sanatsal faaliyetlerimize devam ediyoruz. Yeniyi yaratma çabası içerisindeyken de hem sanatsal hem eylemsel bir çok ilke imza attık. İlk olmanın karşı koymanın bedelleri vardır. Bunu biliyorduk ve ilk olmanın bedellerini ödedik ödemeye devam ediyoruz. Yaşadığımız her günün bedeli fazlasıyla ödenmiştir.
İlk tutukluluğumuz 1988 yılında
Sonra Mersin... Bütün Yorumcular tutsak düştü ama dışarıda Grup Yorum konserlerine devam etti. Kaç kere gözaltına alındık kaç kez tutsak düştük kaç kez işkence gördük artık biz de sayısını bilmiyoruz. Nasıl böyle direndiğimiz merak ediliyor? Ektiğimiz fideler tuttuğu için. "Türküler Susmaz Halaylar Sürer" sloganının anlamı da budur.
Hak arama mücadelesinin içinde yer aldığımızı hep söyledik. Bunun için işçilerin memurların
Kar Makinası yol açıyor...
Zaman içerisinde açtığımız yolda yeni gruplar oluştu. Şu anda bu grupların bir kısmı fiilen çalışmalarını sürdürmüyor olsa da bizimdir kolektivizmimizin içerisindedir. Ankara'ra da Grup Ekin İstanbul'da Özgürlük Türküsü Diyarbakır'da Koma Berfin İzmir'de Günışığı Adana'da Nisan Güneşi Samsun'da Karadeniz bunlardan birkaçıdır. Yenileri de çıkacaktır.
Grup Yorum yol açmaya devam ediyor. Üreterek albüm yaparak ülkemizde ve dünyanın pek çok yerinde konserler vererek haklar ve özgürlükler mücadelesinin içerisinde kimi zaman şarkı söyleyerek kimi zaman pankart taşıyarak yolumuza devam ediyoruz. Bunların yanısıra devrimci sanatçı tavrımızla örnek olmaya yol göstermeye devam ediyoruz. Demokratik kitle örgütlerinin derneklerin etkinliklerine katkı sağlamak dayanışma gecelerine katılmak devrimci sanatçı duyarlılığımızla olmamız gereken yeri bilerek devam ediyoruz.
Bütün bu saydıklarımız bizi susturulması emredilen tehlikeli görülen müzisyenlerin yeraldığı MGK listelerinde birinci sıraya koydu. Onur duyuyoruz. Baskının olduğu yerde en meşru olanı direnmeyi seçtik ve baskı sahipleri tarafından hedef gösteriliyoruz. Bundan daha zorlu ve onurlu birşey olabilir mi?
Yıllarca çalışmalarımızı engellemek bizi susturmak için herşeyi denediler. Tutsak düştük işkence gördük yasaklandık sınırdışı edildik. Hiçbiri ama hiçbiri tutmuyor tutmayacak. Hiçbir karar bizi yolumuzdan döndüremez. Shakespeare "bir ulusun türkülerini yapanlar yasalarını yapanlardan daha güçlüdür" diyordu. Yasaları yapanlar Grup Yorum adını duyduklarında "izin vermeyin
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder