Aşağıdaki yazılar Facebook'ta (https://www.facebook.com/groups/bandirmanediyor/355691197899460/?notif_t=group_comment_reply) linkinde "Bandırma Ne diyor " sayfasında Sinan Özkan denilen "Din Bezirganı"yla yapmış olduğumuz tartışma olup,sıkıştırınca yorumları silen bir "DİN BEZİRGANIN" afişe edilmesidir
MehmetOzan
Sinan Özkan
MehmetOzan
Sinan Özkan
DİNİMİZDE
DÖRT DELİL VARDIR:
Dinimizde
delil sadece Kur’an-ı kerim değildir. Dinimizde dört tane delil vardır. Bunlar;
1-
Kitab,
2-
Sünnet,
3-
İcma [âlimlerin söz birliği],
4-
Kıyası fukaha [Fıkıh âlimlerinin ictihadı]
Her
meselede bu dört delile bakılır. Mesela enseyi mesh etmek haram mı diye bu
delillere bakılır. Bu delillerde öyle bir şey yok. Hatta sünnet olduğunu fıkıh
kitapları bildiriyor. Zebranın yendiğini, köpeğin yenmediğini yine fıkıh
kitapları bildiriyor. Bir de, dört hak mezhepte bazı fıkhi konular farklıdır.
Bir mezhepte haram olan öteki mezhepte mubah olabilir. ONUN İÇİN HERKES KENDİ MEZHEBİNE GÖRE AMEL ETMESİ GEREKİR. Bu
delillerle inanmayan, dört mezhepten birisinde bulunmayıp sadece Kur’an diyen
kimse mezhepsizdir. MEZHEPSİZİN SAPIK VEYA KÂFİR OLDUĞU Seyyid Ahmed
Tahtavi’nin Dürr-ül-muhtar hâşiyesinin Zebâyıh kısmında bildirilmektedir.
Örf,
bir şehirdeki insanların dine aykırı olmayan umumi âdetleri demektir. Edille-i
şeriyye denilen dört delilden sonra dine aykırı olmayan örf ve âdetler de delil
olur. Ancak, zamanın değişmesiyle örf ve âdete dayanan hükümler değişebilir.
Çünkü Mecelle’nin 39. maddenin açıklamasında deniyor ki: Zamanın değişmesiyle,
örf ve âdete ait hükümler değişebilir. Nassa, delile dayanan hükümler zamanla
değişmez. (Dürer-ül hükkam)
Nassa
dayanan hükümler zamanla değişmez. İbadetlerde nass ile bildirilmiş olmayan bir
hükmü anlamak için umumi [genel] âdetler delil olur. Âdetlerin umumi olması
için Eshab-ı kiram zamanından kalması, müctehidlerin kullanmış olmaları ve
devamlı olmaları gerekir. Sonradan âdet olan şeyler, şer’i delil olmaz.
Muamelattaki âdete ait hükümler, nassa muhalif değilse delil olur. Örf ve
âdetin nassa aykırı olup olmadığını da ancak fıkıh âlimleri anlar. (Mecelle şerhi)
diye yazan Sinan özkan beye,
“Kuran varken başka delile ne gerek var,Yüce Allah açık seçik kitabı indirmişken” diye sorup aşağıdaki ayetleride kanıt olarak sunmuştum
“Kuran varken başka delile ne gerek var,Yüce Allah açık seçik kitabı indirmişken” diye sorup aşağıdaki ayetleride kanıt olarak sunmuştum
6/114. (De ki): Allah'dan başka bir hakem
mi arayacağım? Halbuki size Kitab'ı açık olarak indiren O'dur. Kendilerine
kitap verdiğimiz kimseler, Kur'an'ın gerçekten Rabbin tarafından indirilmiş
olduğunu bilirler. Sakın şüpheye düşenlerden olma!
6/115. Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet
bakımından tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O
işitendir, bilendir.
6/157. Yahut "Bize de kitap
indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk" demeyesiniz diye
(Kur'an'ı indirdik). İşte size de Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet
geldi. Kim, Allah'ın âyetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha
zalimdir! Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü azabın en
kötüsüyle cezalandıracağız
Bakara Suresi 78 İçlerinde ümmî olanlar
da vardır ki kitap'ı bilmezler, sadece anlamını bilmeden
okuyuşlar/hurafeler/hayal ve kuruntular bilirler. Onlar yalnız sanıya
saplanırlar.
Bakara Suresi 79 Yazıklar olsun o
kişilere ki, kitap'ı kendi elleriyle yazarlar da sonra onunla basit bir
karşılık satın alsınlar diye, "İşte bu, Allah katındandır!" derler.
Vay haline onların, ellerinin yazdıkları yüzünden! Vay haline onların, kazanıp
durdukları yüzünden!
Bakara Suresi 159 İndirdiğimiz açık-seçik
delillerle, kılavuz mesajı; biz onu kitap'ta insanlara ayan-beyan gösterdikten
sonra gizleyenlere, işte onlara, hem Allah lanet eder hem de diğer lanet
okuyanlar lanet eder.
Ve
diyalogumuz şöyle sürdü;
BURADA “ALLAHÜ TEALA,(YALNIZ BANA TABİ
OLUN,YALNIZ BANA İTAAT EDİN) BUYURMUYOR” diyor,
ne diyormuş
“RESULÜNE VE ALİMLERE DE UYULMASINI
EMREDİYOR” muş bu zata göre, biraz üstüne gidip ,Hadislerden değil,kurandan
delil göster deyince Kuran’ı bilmeyen-okumayan yada okuduğunu anlayaman zat, Peygamberimizden 235-250 yıl sonra
yaşayan Buhari vs.nin hadislerinden örnek veriyor;
Oysa ki; Yüce Kitap der ki “Onlara
ayetlerimiz apaçık belgeler olarak okunduğunda bizimle karşılaşmayı ummayanlar
derler ki: “Bundan başka bir Kuran getir veya bunu değiştir.” De ki: “Benim onu
kendiliğimden değiştirmem asla mümkün değildir. Ben sadece bana vahyedilene
uyuyorum. Eğer Rabbim’e isyan edersem büyük günün azabından korkarım.” 10-Yunus
Suresi 15
ALLAH’A İTAAT = KURAN’A İTAAT = ELÇİ’YE
İTAAT
Kuran’ın anlattığı İslam’a inanan her
Müslüman, elçiye (Hz. Muhammed’e) itaatin gerekliliğini bilir. Kuran’ın
takipçisi Müslümanlar, bu yüzden, Allah’a ve elçisine itaat edilmesini söyleyen
ayetlerin kendilerine karşı delil gösterilmesini çok garip karşılarlar ve bu
iddiayı yapanların Kuran’ı bilmediğini veya çekiştirdiğini kavrarlar. KURAN’IN
TAKİPÇİSİ MÜSLÜMANLAR’A GÖRE, ELÇİDEN BİZE MİRAS KALAN VE ELÇİNİN BİZE MİRAS
OLARAK BIRAKMAYA ÇALIŞTIĞI YEGANE KAYNAK KURAN’DIR. KURAN YETERLİDİR, BİZİ
İLGİLENDİREN YEGANE VAHİYDİR VE PEYGAMBER’İN BAŞKA BİR KAYNAĞI YAZDIRMAMASI DA
KURAN’I YEGANE KAYNAK OLARAK BIRAKTIĞININ DELİLİDİR. HADİS KİTABI DİYE
TOPLANMIŞ KİTAPLAR VE DİNİ, KURAN İLE KURAN’DAN KAT KAT FAZLA HADİSİN ŞİRKETSEL
OLUŞUMLARININ BİR NETİCESİ OLARAK GÖSTEREN MEZHEPÇİ KİTAPLAR; PEYGAMBERİMİZ’E
İFTİRALARLA DOLUDURLAR. KURAN’I TEK KAYNAK KABUL EDİP TÜM BU KAYNAKLARI
REDDETMEK, DİN ADINA TEK OTORİTEYİ KURAN’A (ALLAH’IN MESAJINA) VERMEK; HEM
MESAJIN SAHİBİ ALLAH’A, HEM MESAJI GETİREN ELÇİYE İTAAT ETMEK DEMEKTİR. İnşallah,
bu izahlar, Allah’a itaati, Kuran’a itaati ve elçiye itaati ayırıp adeta din
adına ayrı ayrı otoriteler varmış gibi gösterenlerin mesajın sahibini, mesajın
kendisini ve mesajı getirip duyuran elçiyi birbirlerinden ayırmalarını önler.
MESAJIN SAHİBİ ALLAH’LA GÖRÜŞEMEYECEĞİMİZ VE MESAJI GETİREN ELÇİ VEFAT ETTİĞİ
İÇİN BİZE KALAN MESAJIN KENDİSİ OLAN KURAN’DIR. MESAJLA YETİNMEMİZ VE MESAJA
GÜVENMEMİZ, SORUNLARI ÇÖZMEYE YETECEKTİR.
Kendilerine okunmakta olan kitabı sana
indirmemiz onlara yetmiyor mu?29-Ankebut Suresi 51


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder