29 Nisan 2020 Çarşamba

FEODAL TOPLUMDAN ÇIKIŞ VE 1 MAYIS


FEODAL TOPLUMDAN  ÇIKIŞ VE 1 MAYIS


Feodal toplumları yöneten devlet mafyadır. Eğer ki işçi, köylü, memur, emekli mecliste yoksa o mecliste ya mafyanın kendisi ya da seçtikleri vardır.
Köylü hakkını alamıyorsa, toprağını işleyemiyorsa ya da destek primleri verilmezse, üretimi için gübre, mazot, tohuma ulaşamıyorsa, ürettiklerinin planlamasına yardımcı olunmuyor, ürettiklerine alım garantisi yapılmıyorsa bilin ki onu sömüren köy ağaları mafyadır.
Zamanla şehir içinde kalarak değerlenen garibanın arsasına, gecekondusuna  göz koyan, zorla olmazsa imar oyunlarıyla elinden alan müteahhit inşaat mafyasıdır.
İşçinin üretimiyle varlığını sağlayan ama çalıştırdığı işçinin hakkını vermeyen, sigortasını yatırmayan, sosyal haklarının üstüne çöken, örgütlenmesine ve sendikalı olmasına asla izin vermeyen, kölelik sistemi oluşturan ve aynı sistemden beslenerek işçilere düşük yaşam kalitesi sunan, işine gelmeyeni dilediği gibi işten çıkartan iş adamı ve sanayici mafyadır.
Örgütlü ve sendikalı işçilerin haklarını savunması gerekirken, gizli kapılar arkasında sermayenin köpekliğini yaparak işverenin çıkarlarına hizmet eden sendika başkanları, temsilci köpekleri emek mafyasıdır.
İş adamı varsa sermayesini kullanarak güç elde etmesi mafyadır, o zaman kendi gücünü hissettirecek, kullanacak ve reklamını yaptıracaktır, Bütün bunların algısını (PR) yaratan basın mafyadır.
Feodal toplumlarda, tüm bunlar bir arada olunca, ya ülkeyi yöneten olur ya da yöneticileri atayan olurlar kendi dayattıkları sistem de tamda mafya devleti olur.
Sonrası kendilerinin istedikleri kadar demokrasi, istedikleri kadar adalet ve hukuk, kendi belirledikleri muhalefet, kendilerini seçtirecek seçim sistemi ve sandık koyarlar.
Halka da buyur demokratik seçimler var, parlamenterini gel ve seç derler.
Feodal toplumlarda ve onu yöneten devlet biçiminde, göstermelik birkaç milletvekili dışında, hiçbir Belediye Başkanı, İl ve İlçe Başkanı gördünüz mü sokaklarda, meydanlarda, yoksul halkın, işçinin, köylünün, emeklinin hakkı için mücadele ettiğini?
Edemezler!
Çünkü sistemle sorunları yok, aksine besleniyorlar, bu sistem onlar için koltuklarını ve varlıklarını koruyabilmek için her ne pahasına var olmalıdır.
En çok yaptıkları seçim zamanları koltuklarını ya da mafyaların atadığı parti ağalarının belirlediği adayları seçmiş gibi yapıp demokrasi oyunuyla kandırıp mutlu olmalarını sağlamaktır.
En güzel yaptıkları ise;
Sisteme karşı biriken halkın öfkesi için mitingler yapıyor gibi çağırıp gazınızı almaktır...
Feodal toplumdan, gelişmiş çağdaş topluma geçmek için yapılması gereken örgütlü toplum kurmak ve katılımda bulunmaktır ve başkaca da çaresi yoktur.
Dünya da iki sınıf vardır, ezilenler ve ezenlerdir, o nedenle insanlar kendi sınıfının ayrımını bilmeli, aynı sınıf bilincinde olan insanlarla yan yana gelerek örgütlü olmalıdır.
Köylü, örgütlü olursa köy ağaları, beyleri olmaz.
İşçi, emekçi ve tüm ezilenler örgütlü olursa, bezirgân müteahhit, sanayici, iş adamı mafyalarının kurduğu sistemden kurtulabilir ve haklarını alabilirler.
1 Mayıs 1886'da işçilerin günde 12 saat, haftada 6 gün olan köle çalışma düzenine karşı, günlük 8 saat çalışma talebiyle iş bıraktılar. Örgütlü mücadeleleri zamanla 8 saat çalışma işgünü birçok ülkede resmen kabul edildi. 1 Mayıs böylece işçilerin örgütlü ve dayanışma direncini yansıtan bir bayram niteliğine dönüştü.
1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı, işçi ve emekçiler tarafından dünya çapında kutlanan, barış, demokrasi ve güvenli bir gelecek için dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günüdür.
Vesselam
30.04.2020-Bandırma
Ozan Ozanca

Hiç yorum yok: