BU SOL BAŞKA, SORUN ANTİ EMPERYALİZM!.
26.08.2021 tarihi, perşembe günü Tele1 TV'de Gökhan Kazbek'in sunduğu programda EMEP Gn.Bşk. Ercüment Akdeniz, TKP Mer.Kon. Üyesi Aydemir Güler ve SOL Parti Başkanlar Kur.Üyesi Önder İşleyen gibi kendilerini Sol ve Sosyalist Parti diye ve temsilcisi sayanlar;
Suriye ve Afaganis'tan gelen göçmen, mülteci meselesini konuşuyorlar. Ortak paydaları "ABD emperyalizmine karşı çıkmalıyız, Göçmen, (mülteci ) lere sahip çıkmamız gerekmektedir" diyorlar.
İlk önce belirtmem gerekir ki; zor koşullarda yaşam mücadelesi veren göçmen, mülteci yada sığınmacı diye adlandırılan insanlara karşı değilim, sorun ABD emperyalizmi ve sistem sorunudur. Ülkelerini terk etmek zorunda bırakılmaları sorunudur. O nedenle benim sorunum doğdukları toprakları emperyalizm işgal ederken, mücadele yerine başka ülkelere kaçarak mücadele etmeyenlaredir
Bu çok değerli partilere yöneticilerine soruyorum; Suriye'ye, Amerikan emperyalizmi çökerken emperyalizmle savaşmak yerine (savaşmayacak olan kadın, çocuk ve yaşlı insanlar harici) kendi topraklarını terk eden genç nüfusu, hatta ABD emperyalizmi ve onun yancı devletlerince desteklenen ÖSO, El-Nusra ve IŞID'a katılan Suriye'leri nereye koyalım?.
Bunlar anti emperyalist savaş mı veriyorlar, hangi sözle ve eylemle tanımlayalım?
Anti-Emperyal olmayıp, Türkiye'ye göç ederek sahilde nargile içip, kendi öz kızlarımıza tacizde bulunan fare gibi üreyen, demografik yapımızı bozan lümpen takımına karşı çıkmayıp hoşgeldiniz deyip misafir mi edelim? Oysa ki gelilmiş ülkeler de entegrasyon diye bir mevzuu vardır, önce dilini,sonra sosyolojik olarak yaşam tarzını, kültürünü vs. entegrasyonu için devletlerin bedelini karşıladığı kurslara katılma zorunluğu olup, sonrasında istediği yerde açlışma ve oturma özgürlüğüne ulaşabilirsiniz.(isteyen inceleyebilir.)
Ayrıca, asgari ücret gibi geçinmenin dışında seçenek bırakılmayan emekçinin karşına daha az ücretle ve sosyal güvencesi istemeyen bir alternatif yaratılmasına neden olan, emek gücü yaratılmasına ne diyorlar? Yıllarca sendikalı emekçilerin karşına dayatılan taşeron işçi varken, sonrasında tarımdam kopartılanlar taşeron işçisine bile alternatif yaratılma politikasına göçmen işçilerin daha az ücretle ve hiç bir sosyal güvenceye sahip olmadan sendikalı emekçiden öte taşeron ve tarımdan kopartılarak, emekçilere yaratılmak istenen düşük ücretli ve sosyal güvencesiz alternatif yaratılmasın alkışlayalım mı?..
Türkiye’li işçiler çalışmak ve üretim yapabilmek uğruna salt göçmen işçileri humanist (İnsanlık) uğruna korumalarımı gerekli?
Unutulmasın ki, Misafir Balık gibidir üç gün sonra kokar, ekmağime göz koyan benim örgütlenmeme ve çocuklarımın aşııma göz koyandır ve ben bunları tanı derim…
Afganistan meselesi ise;
Taliban, ABD emperyalizmince yeşil kuşak din devleti kurulması için piyasaya sürülen S.S.C.B karşı konuşlandırılan bir örgütlenmedir. Yani S.S.C.B karşı emperyalizmin bir projesidir.
Sadece o mu El-Nusra- El Kaide- İŞID-PKK vs. Daha sonrasınvda İslamcıların her zaman yaptığı gibi şartlar değiştiğinde yani S.S.C.B çöktüğünde kendi rejimini yani şeriat gericiliğini inşa etmek istemektedir. Daha önce emperyalizme hizmet etmek için kurulan Taliban, sonrasında emperyalizmin hedefi haline geldi.
Soru şu: ABD emperyalizmi tarafından kurulan Taliban'mı, yoksa Taliban'a direnen Afgan halkımı antiemperyalist di?.
a.) ABD emperyalizmi alkışlayıp, onun kurdurduğu Taliban'a karşı gelmeyen Afgan halkı antiemperyal olmadığı için tüm bunlar oluyor.
b.) Hem ABD emperyalizmine, hem de Taliban gericiliğine karşı çıkmadığı için bunlar başına geliyor.
Konu neymiş?..
Antiemperyalist olmayan ve mücadele etmeyen halk, Nazım’ın dediği gibi “Akrap gibisin kardeşim” oluyormuş tüm mesele de bu aslında..
Ayrıca;
Yaşlı anasına, babasına, bacısına hatta karısına ve çocuklarına sahip çıkmayarak Türkiye'ye kaçıp gelen ülkesine, yarınlarına, güzel günler için savaşmayan lümpen genç erkeklere destek sol ve sosyalist partilerin(?) çelişkisi diyorum.
Sol ve Sosyalist Partiler neden mi karşılığını bulamıyor?
Normal zekaya sahip halk kadar düşünemediği için olmasın?
Hümanizm her insanda olması gereken üst akıl ama üst akıla sahip olup antiemperyal akılda olmayan oportüstlere yada lümpenlere akıl vermek ve aynı cephede yer almak Türk solu ve devrimcilerinin sorunu olmamalı. Filistin’e giden önderlerimizin haklı çıkışının bugün geldiği yer din bağnazlığı ve arap oryantalizmi dışında kazanımı olmadığı gibi, aynı coğrafydan ithal edilen gericilik ve yobazlığın dışa vurumunu bugün yaşamaktayız..
Unutulmasın ki; Efendisine hizmet yarışına girenlerden antiemperyal tavır beklenmez...
Suriye'de beğenelim beğenmeyelim Beşar Esad antiemperyal savaşı kazanmıştır.
Genç erkekler kaçarken, direnen kadınlar öncülüğünde erkeklerle beraber Afganistan kazanacaktır ve gericilik kaybedecektir.
Ama! Ülkesinden kaçan Suriye'li ve Afganlı lümpenler de sığınmacı olarak kimliksiz kalacaklardır...
Direnenlere selamlar olsun...
Asıl önemlisi ise, bizlerin de göçmen statüsünde yaşadığımız ve bize kucak açan ülkeler vardı halen de yaşamaktayız. Ancak,ülkemiz için yanlışları tespit edip anti emperyalizm mücadelemizi verdiğimiz için faşist 12 Eylül cuntasınca kalemimizin kesilip mecburen farklı ülkeler de göçmen olarak yaşamak zorunda kaldığımızdır. Oysa ki, Suriye ve Afgan'lı lümpenler mücadele vermeden kaçmalarıdır asıl sorun...
Son söz: "Gericilik, emperyalizmden de tehlikelidir yada eşdeğerdir"
Ozanca

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder