2 Eylül 2021 Perşembe

SANAYİ 1.0'DAN 4.0'A GELEN YOLCULUK VE GERİ KALMIŞLIĞIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ

 

Sanayi 1.0’dan 4.0’a gelen yolculuk



1.Sanayi Devrimi

Mekanik Üretim Tesislerinin Uygulanması (18. Yüzyıl):1712 Buhar Makinesinin İcadıyla başlar.

Ancak, Buhar makinasını bir yana bırakırsak,

1450'de Johannes Gutenberg, ortağı Fust ile birlikte Almanya'nın Mainz şehrinde metal harflerle basım tekniğini bulmuş ve matbaaya uygulamıştır. Gutenberg'in üretimi, özellikle de 1455'te bastığı İncil, yüksek kalitesi ve ucuz fiyatıyla kısa sürede başarılı olmuş, yeni buluş Avrupa'dan başlayarak tüm dünyada yaygınlaşmıştır.


Osmanlı hanedanı ise cariyelerle yoğun şekilde uğraştığı ve hattatları kıramadığıi gavurun icat ettiği için matbaayı ancak 1726 yılında İbrahim Müteferrika tarafından kurulmuş olan ilk Türk matbaası ve bu matbaada basılan eserler hakkında bilgiler verilmiştir.

Buhar makinası bir yana 1455 yılında yani Fatih’in 1453 yılında İstanbul’u almasından sadece 2 yıl sonra  icat edilen matbaayı 271 yıl sonra keşfeden Osmanlı hanedanı 1. Sanayi devrimini kaçırmış oldu.

 

2.Sanayi Devrimi

Elektrik ve İş Bölümtları, 1920 Taylorizm (Bilimsel yönetim)üne Dayalı Seri Üretime Geçilmesi:(19. Yüzyıl) 1840 Telgraf ve 1880 Telefon İcatları, 1920 Taylorizm (Bilimsel yönetim)

Bilimsel Yönetim İlkeleri (Taylorizm)

 

Taylor’un 1911’de yayınladığı “Bilimsel Yönetim İlkeleri” şöyle özetlenebilir

—Örgütsel faaliyetlerin yerine getirilmesinde işgörenler ile yöneticiler gelişi güzel çalışma yerine, bilimsel ilkelere uygun şekilde çalışmalıdırlar.

—Örgütsel faaliyetler rastgele ve başıbozuk şekilde değil, fakat birbiriyle tutarlı ve uyumlu bir şekilde icra edilmelidir.

— Örgütsel amaçlara ulaşma çabalarında bireylerin birbirlerinden bağımsız ve kişisel çalışma yapmaları yerine, karşılıklı yardımlaşma ve işbirliği içinde faaliyet göstermelidirler.

— Örgütler ve onların yönetimleri düşük verimliliği kabullenmek yerine, bunu reddetme ve ulaşılabilecek en yüksek verimliliği sağlamaya çalışmalıdırlar.

— Tüm örgüt üyelerinin mümkün olan en yüksek verimlilik düzeyine ulaşabilmeleri için iş başında sürekli olarak eğitilmelidirler.

Bu ilkeler, genel olarak yönetime olduğu kadar, günlük faaliyetlerin yürütülmesine de önemli ölçüde ışık tutmuşlardır. Bu ilkelerin işe, dolayısıyla organizasyona aktarılmasının aşağıdaki aşamalar yoluyla gerçekleşebileceği kabul edilmiştir:

—Her iş kendini oluşturan alt unsurlarına (görevlere) ayrılmalıdır. işgörenlerin yapması gereken faaliyetler belirlenirken yalnızca sezgi ve tecrübe değil, fakat bunun da ötesinde bilimsel yöntemler de kullanılmalıdır. Tek tek her davranış ve hareket mümkün olduğu kadar etkin ve yeterli duruma getirilmelidir.

—Daha sonra, standartlaştırılmış işleri yapabilecek fiziki ve zihni yeteneği yeterli olan kişiler seçilmeli, başka bir deyimle her işe en uygun kişiler seçilip alınmalıdır.

—Nitelik itibariyle yeterli biçimde ve bilimsel olarak seçilen kişiler eğitime tabi tutulmak suretiyle işi öngörülen tarzda yapabilecek hale getirilmelidirler.

—Belirli bir işin tek tek her parçasında uzmanlaşılmalıdır.

—İşletmedeki bütün işler planlanıp, programlanmalıdır. Her faaliyet gun yerde, uygun zamanda ve uygun koşullarda gerçekleştirilmelidir.

—Teşvik edici ücret sistemleri geliştirilmelidir. Bir yandan farklı işler için farklı ücret uygulaması yapılırken, diğer taraftan da belirlenen standartları aşan işgörenlere belirli bir ikramiye veya pirim ödenmelidir.

—Yönetim, bu aşamalardan oluşan sistemin işleyişini sürekli olarak denetlemeli, belirlenen aksaklıklar yine bilimsel bir yaklaşımla ele alınıp incelenmeli ve giderilmeye çalışılmalıdır.


NOT:

OSMANLI İMPAROTORLUĞU DÖNEMİNE GELMİŞ OLUP, MATBAA VE BİLİMDENDEN 300 YIL GERİDEN TAKİP EDİLDİĞİ İÇİN 1. VE 2. SANAYİ DEVRİMİ KAÇIRILMIŞTIR.

1.ve 2. Sanayi devrimini Osmanlı gericiliğiyle kaçırıldığını gören Gazi Mustafa Kemal Emperyalizme karşı savaşı kazanıp Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan hemen sonra hızlı kalkınma modeli ile 3. Sanayi devrimine hazırlık için fabrikaları kurmaktır.


Atatürk'ün 15 yılda kurduğu fabrikalar


Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bu fabrikalar sayesinde 1929-1938 yılları arasında ağır sanayi üretimi yüzde 152 artarken toplam sanayi üretimi yüzde 80 artmıştır.

Kömürde yüzde 100, kromda yüzde 600, diğer madenlerde yüzde 200 artış olurken demir üretimi 0'dan 180 bin tona çıkmış, şeker üretimi 200 misli artmıştır. 1926'da başlayan şeker üretimi 1927-1930 arasında 5 bin 162 tondan 95 bin 192 tona çıkmıştır. Tekstil sanayi ülkenin tekstil ihtiyacının yüzde 80'ini karşılar duruma gelmiştir. Tekstil ürünleri ithalatı 1927'de 51.000.000 Türk Lirası iken bu rakam 1939'da 11.900.000 Türk Lirası’na düşmüştür. 1924-1929 arasında pamuk ürünleri üretimi 70 tondan 3 bin 773 tona, yün 400 tondan 763 tona, ipek 2 tondan 31 tona çıkmıştır.

1-Ankara Fişek Fabrikası (1924)

2-Gölcük Tersanesi (1924)

3- Şakir Zümre Fabrikası (1925)

4-Eskişehir Hava Tamirhanesi (1925)

5-Alpullu Şeker Fabrikası (1926)

7-Uşak Şeker Fabrikası(1926)

8-Kırıkkale Mühimmat Fabrikası (1926)

9-Bünyan Dokuma Fabrikası (1927)

10-Eskişehir Kiremit Fabrikası (1927)

11-Kırıkkale Elektrik Santrali Ve Çelik Fabrikası (1928)

12- Ankara Çimento Fabrikası (1928)

13-Ankara Havagazı Fabrikası (1929)

14-İstanbul Otomobil Montaj Fabrikası (1929)

15-Kayaş Kapsül Fabrikası (1930)

16-Nuri Killigil Tabanca, Havan Ve Mühimmat Fabrikası (1930)

17-Kırıkkale Elektrik Santrali Ve Çelik Fabrikası (1931- Genişletildi)

18-Eskişehir Şeker Fabrikası (1934)

19-Turhal Şeker Fabrikaları (1934)

20-Konya Ereğli Bez Fabrikası(1934)

21-Bakırköy Bez Fabrikası (1934)

22-Bursa Süt Fabrikası (1934)

23-İzmit Paşabahçe Şişe Ve Cam Fabrikası (1934 Temel Atma)

24-Zonguldak Antrasit Fabrikası (1934 Temel Atma)

25-Zonguldak Kömür Yıkama Fabrikası (1934)

26-Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1934)

27-Isparta Gülyağı Fabrikası (1934)

28-Ankara, Konya, Eskişehir Ve Sivas Buğday Siloları (1934)

29-Paşabahçe Şişe Ve Cam Fabrikası (1935 - Tamamlandı)

30-Kayseri Bez Fabrikası (1934 Temel Atma)

31-Nazilli Basma Fabrikası (1935- Temel Atma)

32-Bursa Merinos Fabrikası (1935 Temel Atma)

33-Gemlik Suni İpek Fabrikası (1935 Temel Atma)

34-Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1935)

35- Ankara Çubuk Barajı (1936)

36-Zonguldak Taş Kömür Fabrikası (1935)

37-Barut, Tüfek Ve Top Fabrikası (1936)

38-Nuri Demirağ Uçak Fabrikası (1936- İlk Türk Uçağı Nud-36 Üretildi)

39-Malatya Sigara Fabrikası (1936)

40-Bitlis Sigara Fabrikası (1936)

41-Malatya Bez Fabrikası (1937 Temel Atma- Bu Fabrika Hariç Bütün Bez Ve Dokuma Fabrikaları Atatürk'ün Sağlığında Açılmıştır.)

42-İzmit Kağıt Ve Karton Fabrikası (1934- Temel Atma)

43-Karabük Demir Çelik Fabrikası (1937- Temel Atma)

44-Divriği Demir Ocakları (1938)

45-İzmir Klor Fabrikası (1938- Temel Atma)

46-Sivas Çimento Fabrikası (1938-Temel Atma)

Gazi Mustafa Kemal,

"Türk Milleti, Türk Malı Alın; Türk Parası Türk Ülkesinde Kalsın!" derken,

 

3. Sanayi Devrimi

Üretim Süreçlerinin Otomasyonu (20. Yüzyıl): 1971 İlk Mikro Bilgisayar (Altair 8800) 1976 Apple I (S. Jobs ve S. Wozniak)


4. Sanayi Devrimi (Bugün)

Siber-fiziksel üretim sistemleri (SFS) ile fiziksel ve dijital sistemler arasında bağlantı kurulması



 

3. Sanayi Devrimi (1970 sonrası)

İlk programlanabilir lojik sistemlerin ortaya çıkışı- 1969

Elektronik ve bilgi teknolojilerinin kullanımı ile

üretim otomasyonunun daha yüksek bir düzeye taşınması

2. Sanayi Devrimi (20. yüzyılın başı)

İlk montaj hattının ortaya çıkışı - 1870 Elektrik enerjisi kullanımı ile seri üretimin ortaya çıkışı

1. Sanayi Devrimi (18. yüzyılın sonu)

İlk mekanik dokuma tezgahı - 1784 Su ve buhar enerjisi kullanımı ile mekanik üretimin ortaya çıkışı

4. SANAYİ DEVRİMİ

Otonom Makineler ve Sanal Ortamlar (21. Yüzyıl): 1988 AutoIDLab. (MIT), 2000 Nesnelerin İnterneti, 2010 Hücresel Taşıma Sistemi, 2020 Otonom Etkileşim ve

Sanallaştırma.

Geleneksel imalat sanayii, teknoloji tarafından hızlandırılan bir dijital dönüşümün yani Sanayi 4.0 devriminin sancılarını çekerek, uyum sağlamaya çalışıyor. Bu dijital dönüşümün tetikleyicileri arasında;

1.Büyük Veri ve Analizi, 2.Zenginleştirilmiş Gerçeklik, 3.Eklemeli Üretim (3D yazıcılar), 4.Bulut teknolojileri, 5. Siber Güvenlik, 6. Akıllı Robotlar, 7.Sensörler, 8. Yatay ve dikey yazılım entegrasyonu, 9.Nesnelerin İnterneti (Donanıma entegre sensörler ağı - herşeyin İnterneti ) sayılmaktadır

 

KAYNAK: 

Prof. Dr. Seniye Ümit Fırat

Marmara Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Endüstri Mühendisliği Bölümü

Toprak İşveren Dergisi, Sayı:114, 2017 s.10-23

 

 

Hiç yorum yok: