Köylüyü, Mazot ve gübre fiyatlarıyla,
Esnafı, Elektrik zamlarıyla, İşadamını,
Fabrikalarının zorunlu kapatılması ve iflasa sürüklenmesi,
İşçinin, emekçinin din, hurafelerin örgütlenmenin önünde engel olduğunu, Çalıyorlar ama çalışıyorlar diyen akp seçmeninin yol ve betonun yenmeyeceğini önemlisi yenecek olanların pazar ve markette satılanların olduğunu öğrenince Türkiye akp düzeninden kurtulacak...
Ancak,
Üretmeyen köylü,
Üç kuruş için çıkarını ön planına çıkaran esnaf,
Emeği çalındığı halde şükreden işçi, emekçi,
Cumhuriyetle kazandığı sermaye ve fabrikasını, çıkarına önceleyen İşadamı,
Üç kuruş menfaati için memleketin geleceğini çalan betona, yola tapan cahil cühela için,
Türkiye ve gerçeklerini görenlerin 20 yılını, Cumhuriyetin kurduğu kurumlarını, liyakatsızlık nedeniyle işsiz bırakılıp, yurt dışına çıkmaya zorlanan genç beyinlerini KAYBETTİ...
NEDEN KAYBETTİK!
Bizim ülkede, köylüye güvenme en oportünist sınıftır, çıkarı uğruna herşeyi satar.
İşçiye güvenme, sınıf bilincine en direngendir, çünkü köylülükten gelmiştir.
Kendini devrimci, sosyalist yada solcu olarak pazarlayanlara asla güvenme, egoları şişmiş, jakoben(tepeden talimat veren) halkla irtibatları olmayan insanlardır.
Örnek:
Ankara elektrik mühendisleri odası seçimlerinde iktidar yanlısı sağ grup kazandı..
Neden?
Sol iki ayrı listeyle seçime girdiği için..
Öğretmene, sosyal bilimci akademisyene güvenme, lümpenlerdir o nedenle bugünleri vareden, hazırlayan onlardır.
İşadamı, sanayici ve esnaf devleti değil kendi çıkarını düşünür.
Faşiste, dinci soytarılara asla güven olmaz.
Kime güvenelim dersen, kendine güven, bilime güven, rasyonel akıla güven, mutlaka dünya da yayınlanmış makaleleri oku, araştır, sorgula ve sonra kendi aklına güven...
Ozanca
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder