Kendi alt gruplarının birbirlerini yok etmeye çalıştığı bir ülke
ciddiye neden alınsın, birbirlerini ezerek tektipleşmeye çalışmaktan daha
gelişmiş bir idare biçimi bulamayan insanların kuracağı demokrasiden ne hayır
gelir?
İlkokulda bile arkadaşlarını sollamayı, ispiyonlamayı önceleyen, öğreten bir eğitim sisteminden çıkanlar,
beraber olduklarında dünyaya ne gibi bir katmadeğer sunabilir? Biz birbirimizi s.kmeyi severiz, çünkü öğretilen bu!.. Böyle bir toplum, bırak dışardan saygı görmeyi, kendine de saygı
duymaz.
İlkokulda sınıf arkadaşıyla yarıştıran
sistemle yarıştırılanlar daha sonrasın da,
Esnafsa, müşterisini kazıklamayı.
Köylüyse, daha kazançlı diye GDO'lu sebze
meyveyi üretmeyi.
İşadamı ise, hileli mal satmayı.
Müteahhitse, demirden, çimentodan çalmayı, deprem
fay hattına bina yamayı, rüşvetle imar planlarını
değiştirmeye çalışır.
Sanayici ise, ucuza üretmeyi, ucuz iş gücüyle, emeği sömürmeye çalışır.
Memur ise, devlete sırtını dayayıp yatmayı, maaşını almayı. rüşvet ve kayırmacılıkla iş yapar.
İşçi ise, emek vermeden yemek istemeyi.
İmam ise, hurafelerle din satmayı becerir.
Herşeyi
becerdiler, hırsızlığı bizim hırsızımız deyip akladılar, Çalana itiraz edeni itibarsızlaştırdılar, yolsuzluk yapana yandaşlık yaptılar.
Ancak!..Bir tek dürüst ve ahlaklı
olmayı öğretemediler.
Çünkü, yıllarca "Devletin malı deniz, yemeyen domuz" dediler
Yıllarca
"Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" demişler ve öğretmişler.
Japonya dürüst ve ahlaklı olduğu için
kazanıyor. Marmaray'ı gününden önce açmak için baskı yaptıklarına karşı çıkan Japon mühendis
meslek etiğine aykırı karar alındığı için harakiri yaparak intihar edebiliyor...
Konya'dan küçük yüzölçüme sahip Hollanda dürüst ve ahlaklı tarım yaptığı için 150 milyar dolar ihracat yaparak kazanıyor
Almanya, dürüst ve ahlaklı olduğu için halkı
inanıyor, dünya
inanıyor, markalarını dünyaya pazarlıyor...
Demek ki, Zeka önemli ama kullanmak için
dürüst ve ahlaklı olmak şart...
Dünya da, protestoların ortak noktaları dört
ana başlıkla özetleyebiliriz.
Adaletsiz
ve Eşitsizlik
Yolsuzluk ve
Adaletin işletilmemesi
Siyasal özgürlük ve
Adaletin kayıtsız kalması
İklim değişikliği ve Adaletin duyarsız olması.
Tüm bunlar anayasanın devleti yada yönetenleri
korumak için yapılması için olup.
Ve
Adaletin
Bireylerin koruması için yapılmamasından kaynaklanmaktadır..
Devlet,
bireylerin oluşturduğu çatı örgütlenmedir, bireyler mutlu olmak için kurulan
devletler; Birey vergi öder, sağlık, güvenliğinin
sağlanmasını, eşit düzen de yaşamayı sağlamak içindir...
Ozanca
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder