14 Haziran 2023 Çarşamba

CHP, KILIÇDAROĞLU ANALİZİ

 


Değerli arkadaşlar,
Ben CHP'li değilim ancak kendi penceremden görebildiğim siyaseti anlatmaktayım.
Seçimler eşit koşullarda yapılmadı ve müthiş dezenformasyon (yanlış bilgi ve belgeler kullanıldı) ortamında yapıldı. Böyle bir seçimde %48 oran başarısızlık değildir.
AKP'nin iktidar olduğu 21 yılda Atatürk'ün kurduğu cumhuriyeti yıkıp yerine kendi rejimlerini kurmak istiyorlar ancak karşılarında %50'lik direnç karşılığında cumhuriyeti yıprattılar ancak tam anlamıyla teslim alamadılar.
Nedeni:
Cumhuriyet, laiklik, demokrasiye inanan toplumun eğitimli ve aydınlık yüzleri her ne kadar CHP'li olmasa da Atatürk'ün kurduğu partiyi birleşen güç olarak görmektedir.
Bu durumu AKP iktidarıda görmekte olup, kendi rejimlerini kurmak için CHP'i bir şekilde teslim almak ve yönetebilecek bir adayın genel başkan olmasını istiyorlar. O nedenle komplo teorilerine inanmamakla sakinleşmek gerekir ve Kılıçdaroğlu'nun partinin içindeki zayıf halkaları temizleyip başkanlığı bırakmasını beklemek gereklidir.
Komplo teorisine inanmam ama matematik olasılıklarına da inanırım.
Örnek, hiç kimse cumhurbaşkanlığına aday gösterilen Muharrem İnce'nin CHP aleyhine seçim çalışması yapacağına inanır mıydı.
Siyaset budur ve olur..
Ekrem İmamoğlu, mahkeme kararıyla sıkıştırmasının sonra pazarlıkla 2028' kadar dokunma bizde sana dokunmayız önümüzdeki seçimlerde aday olursun deyip, bu sürede istedikleri rejimi kurmayacaklarının garantisi var mı?
Olasılık dahilinde mi? Evet
O nedenle aşağıdaki makale benim için değerlidir ve o nedenle paylaşımda bulundum.
Ayrıca Millet ittifakı yükseliş trendinde iken Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı adaylığını desteklemiyorum diyerek beş yıllık ittifakı dağıtan derin devletin insanı Meral Akşener'in tavrı ve sonrası geri dönmesi hangi pazarlıklar yapıldı ki millet ittifakına beş puan kaybettirdi. Ayrıca iki milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nu alevi diye ayrıştırıken tavır takınıp, partiden uzaklaştırmayarak İYİP seçmenini sandıklardan uzaklaştırdı yada Erdoğan'a oy vermesini sağladı...
Deva partisi 15, Gelecek partisi 10, Saadet partisi 10 ve Demokrat partisi 3 ilk turda toplam 38 milletveli CHP kontenjanından alamayacakları milletvekilini ilk turda alınca ikinci turda CHP'ye oy vermediler bu gerçek...

Örnek:
TBMM Sağlık Komisyonu için yapılan seçimde İYİ Partili Ankara Milletvekilleri Yüksel Arslan ve Ahmet Eşref Fakıbaba AKP’nin adayı Ankara Milletvekili Vedat Bilgin'e oy verdi. Arslan, “AKP adayına mı oy verdiniz?” sorusuna “Başka aday yoktu.” diyerek yanıt verdi. Arslan, Mansur Yavaş'ın özel kalem müdürüyken belediye gücüyle önseçimde 1. sıraya gelerek seçilmişti. İYİ Parti tabanında da büyük tepkiler oluşmuştu. Fakıbaba da AKP’den İyi Parti’ye transfer olarak aday yapılmıştı. Oysa, CHP’nin adayı vardı ve Adana Milletvekili Burhanettin Bulut’tu.

Siyaset kirlidir ve her türlü olasılık dahilindedir...

CHP'i eleştireceksek,

Sendikaları destekledi mi...Hayır
İşçi grevlerini ziyaret edip destek verdi mi....Hayır
Kooperatişlemeyi destekleyip proje yaptı mı...Hayır
4-5-6-7 dönem aynı milletvekilerini aday gösterdi mi...Evet
Gençliğe önem verdi mi...Hayır
Uzatın bu listeyi ve neden kazanama dı yı da...





Ozan


Değerli dostlarım,
Kemal beyle ilgili tartışmalara 2 tweet ile kendi açımdan açıklık getirmeye çalışacağım:


KILIÇDAROĞLU - 1

Kılıçdaroğlu ile ilgili efsaneler çok iş yapıyor.

Kişisel hesapları olanlar ve onlarla ekip olan belirli kesimler de bunu pompalıyor.

AKP trol ordusu da hiç fırsat kaçırmadan, kendilerine göre siyasetleri gereği yangını körüklüyor.

En büyük ve en çok tutan iddia:  "Çok sayıda seçim kaybetti" iddiası.

Rakamlarla bakakım, öyle mi?:

CHP'nin 12 Eylül sonrası yeniden açılmasından sonraki GENEL seçimlerdeki oy oranları

Deniz Baykal Dönemi

1995- %  10.70

1999- %   8.71

2002- %  19.39 (DSP'nin çöküşü ile)

2007- %  20.88

Kemal Kılıçdaroğlu Dönemi

2011- % 25.98

2015- % 24.95 (7 Haziran)

2015- % 25.32 (1 Kasım)

2018- % 22.65 (İttifak)

2023- % 25.35 (İttifak)

CHP'nin 12 Eylül sonrası yeniden açılmasından sonraki YEREL Seçimlerdeki İl genel Meclisi oy oranları*

Deniz Baykal Dönemi

1994- % 4.6

1999- % 11.1

2004- %18.2

2009- % 23.08

 

Kemal Kılıçdaroğlu Dönemi

2014 - % 25.59

2019- % 29.81 (Belediye Başkanlığı - İşbirliği)

 

CHP'nin performans gelişimi böyle...

Ayrıca. sürecin diğer unsurlarını göz önünde tutarak not etmeliyiz ki Erdoğan karşısındaki tüm liderler 2002 yılından beri seçim kaybediyor.

Bu süreci Kılıçdaroğlu'nun seçim kaybetmesi şeklinde lanse etmek doğru değil.

CHP içinde en büyük iddia Muharrem İnce'nindi, çıktı parti kurdu durumu ortada.

Daha iddialı biri de çıkmadı bugüne kadar (İmamoğlu olayını ayrıca değerlendirmek gerekiyor).

Dolayısıyla "sadece Genel Başkan üzerinden mucizeler beklemek ne kadar doğru" bunu iyi irdelemek gerekiyor.

CHP açısından bu durum, geniş bir analizle ele alınabilecek; tarihsel, ideolojik ve konjonktürel bir durum.

CHP tarihine bakıldığında, çok partili dönemde, dönemin koşullarında, yüksek oyla elde edilen başarı sadece bir kez Ecevit’e aittir. Ecevit, 1973 genel seçimlerinde %33,3 oy almış ve Necmettin Erbakan’ın Milli Selamet Partisi ile yaptığı koalisyonda Başbakan olmuştur. 1974 yılında Kıbrıs Harekâtı yapılmıştır. 10 ay süren bu koalisyon hükûmeti Ecevit'in istifasıyla dağılmıştır. 1977 genel seçimlerinde parti, oy oranını %41,4'e çıkarmıştır. Bu oy oranı, sol görüşlü bir partinin çok partili siyasal yaşamda kazandığı en yüksek oy oranı olarak tarihe geçmiştir. CHP’nin geçmişinde Kürt kökenli seçmenlerin oyları da vardır (tıpkı AKP’de uzun süre ve halen kısmen olduğu gibi). Diyarbakır'ın o yıllarda CHP'nin kalesi olduğu unutulmasın.

Kürtlerin siyasi partiler kurmalarıyla o oylar da kaybedilmiştir.

Bu veriler ışığında, Kılıçdaroğlu’nun seçim kaybetmesi üzerinden yapılan eleştirileri kişisel olarak doğru bulmuyorum.

KILIÇDAROĞLU - 2

Peki, Kemal Kılıçdaroğlu bu süreçte kritik dönemlerde neler yaptı ve hangi aşamaları tarihe kaydetti, bir de buna bakalım.

- 2017 Adalet Yürüyüşü ile insanlığın mücadele tarihine geçti.

Ankara'dan İstanbul'a kadar "adalet" talebiyle gerçekleşen yürüyüş, birbirinden çok farklı toplum kesimlerinin katılımıyla, Türk bayraklarıyla, 15 Haziran 2017'de Ankara'da Güvenpark'ta başladı ve 9 Temmuz 2017'de Maltepe'de sonlandı. 420 kilometrelik yolu 25 günde yürüdü.

- 2018’de İYİ Parti’nin seçime girmesini sağlayarak Türkiye demokrasi tarihine geçti,

İYİ Parti’yi seçime sokmamak üzere hamleler yapan, yargıdaki AKP aparatlarına karşı, Kılıçdaroğlu’nun Akşener ile anlaşarak 22 Nisan 2018’de, 15 CHP’li vekilin İYİ Parti’ye geçmesini sağlamasıyla TBMM’de 5 Milletvekili olan İYİ Parti, CHP'den geçen 15 Milletvekili’yle 20 sandalyeye ulaşarak seçimlere katılmayı garantiledi ve hazine yardımının önü açıldı. Demokrasi tarihimiz açısından unutulmaz bir hamle oldu.

- 2019 Yerel Seçimleri’nde İşbirliği oluşumunda paydaş olarak AKP’nin gerilemesini sağladı.

Yerel seçimler öncesi 12 Aralık 2018’de, CHP ve İYİ Parti İşbirliği anlaşması yaptı. Seçim sonuçlarına göre CHP ve İYİ Parti'den oluşan İşbirliği Partileri, Ankara ve İstanbul dahil olmak üzere metropol bölgelerinde güçlü bir performans sergileyerek iktidar partilerinin gerilemesine yol açtı ve yönetimi ele aldı.

- Helalleşme çağrısı yaptı

Kılıçdaroğlu, 6 Kasım’da “helalleşme” çağrısı yaptı: Türkiye’nin iktidardan ve iktidar değişimi gerekliliğinden daha önemli tarihsel sorunlarının olduğunu, toplumun iyileşmeye ve helalleşmeye ihtiyaç duyduğunu, bir kısmı CHP’den de kaynaklanan, toplumsal yaraları sarmak üzere helalleşme yolculuğuna çıkacağını ifade etti, Cumhuriyet tarihi boyunca toplumsal hafızada yer almış belli başlı mağduriyetleri anarak kuşatıcı bir helalleşme çerçevesi çizdi.

 6 Siyasi Parti’yi biraraya getirdi,koyu bir karanlığın içerisinde demokrasi iklimi ve umut yarattı

“Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” temasıyla biraraya gelen partilerin uzlaşması sonucu 6 parti biraraya geldi ve 12 Şubat 2022’de ilk toplantısını Cumhuriyet Halk Partisi ev sahipliğinde gerçekleştirdi.

28 Şubat 2022’de "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni" yayınlandı.

21 Ağustos 2022'de cumhurbaşkanlığı için "Ortak Aday" kararı açıklandı.

30 Ocak 2023'te  "Ortak Politikalar Mutabakat Metni" yayınlandı.

Sonunda da Ortak Aday olarak Kılıçdaroğlu'nun adaylığına karar verildi.

Kılıçdaroğlu, bunların dışında,

Güncel sorunlara dönük bir çok konuda agresif hamlelerle iktidarı zorlayan bir performans sergiledi.

Not etmek gerekirse,

Bu arada, bir kez suikast denemesine bir kez de linç denemesine maruz kaldı.

Bu iki olaya da maalesef iktidarın çirkin yaklaşımları damga vurdu.

28 Mayıs 2. Tur seçimlerinde de aldığı %47.8 oyla süreç tamamlandı.

 

Sonuç itibarıyla,

Olaylar tarihsel süreçler ile birlikte değerlendirildiğinde Kılıçdaroğlu'na büyük haksızlık yapıldığı düşüncesindeyim.

Bunları, Kemal beyin Genel Başkanlığı bırakması veya sürdürmesi tartışmalarından bağımsız bir şekilde tespit ve hatırlatma yapmak amacıyla not düştüm.

Genel Başkanlık konusu kişilerin kendi kararları ve ortya çıkışlarıyla, iddialarıyla ilgili bir durumdur. Kimse engellenemez, her aday için eleştiri veya savunu da haktır, son kararı da parti organları ve kurultay verir. Bu da bir süreçtir.

Sürece bilgi temelinde katkı yapmaya devam edeceğim.

Hoşa gitse de gitmese de...

Bülent Gürsoy

 https://twitter.com/bulentgrsy/status/1668904537015427073


Hiç yorum yok: