Değerli
dostlarım, Kemal beyle ilgili
tartışmalara 2 tweet ile kendi açımdan
açıklık getirmeye çalışacağım:
KILIÇDAROĞLU
- 1
Kılıçdaroğlu
ile ilgili efsaneler çok iş yapıyor.
Kişisel
hesapları olanlar ve onlarla ekip olan belirli kesimler de bunu pompalıyor.
AKP
trol ordusu da hiç fırsat kaçırmadan, kendilerine göre siyasetleri gereği yangını
körüklüyor.
En
büyük ve en çok tutan iddia: "Çok
sayıda seçim kaybetti" iddiası.
Rakamlarla
bakakım, öyle mi?:
■ CHP'nin 12 Eylül sonrası yeniden
açılmasından sonraki GENEL seçimlerdeki oy oranları
● Deniz Baykal Dönemi
1995- % 10.70
1999- % 8.71
2002- % 19.39 (DSP'nin çöküşü ile)
2007- % 20.88
● Kemal Kılıçdaroğlu Dönemi
2011- %
25.98
2015- %
24.95 (7 Haziran)
2015- %
25.32 (1 Kasım)
2018- %
22.65 (İttifak)
2023- %
25.35 (İttifak)
■ CHP'nin 12 Eylül sonrası yeniden
açılmasından sonraki YEREL Seçimlerdeki İl genel Meclisi oy oranları*
● Deniz Baykal Dönemi
1994- %
4.6
1999- %
11.1
2004- %18.2
2009- %
23.08
● Kemal Kılıçdaroğlu Dönemi
2014
- % 25.59
2019- %
29.81 (Belediye Başkanlığı - İşbirliği)
CHP'nin
performans gelişimi böyle...
Ayrıca.
sürecin diğer unsurlarını göz önünde tutarak not etmeliyiz ki Erdoğan karşısındaki
tüm liderler 2002 yılından beri seçim kaybediyor.
Bu
süreci Kılıçdaroğlu'nun seçim kaybetmesi şeklinde lanse etmek doğru değil.
CHP
içinde en büyük iddia Muharrem İnce'nindi, çıktı parti kurdu durumu ortada.
Daha
iddialı biri de çıkmadı bugüne kadar (İmamoğlu olayını ayrıca değerlendirmek
gerekiyor).
Dolayısıyla
"sadece Genel Başkan üzerinden mucizeler beklemek ne kadar doğru"
bunu iyi irdelemek gerekiyor.
CHP
açısından bu durum, geniş bir analizle ele alınabilecek; tarihsel, ideolojik ve
konjonktürel bir durum.
CHP
tarihine bakıldığında, çok partili dönemde, dönemin koşullarında, yüksek oyla
elde edilen başarı sadece bir kez Ecevit’e aittir. Ecevit, 1973 genel
seçimlerinde %33,3 oy almış ve Necmettin Erbakan’ın Milli Selamet Partisi ile
yaptığı koalisyonda Başbakan olmuştur. 1974 yılında Kıbrıs Harekâtı yapılmıştır.
10 ay süren bu koalisyon hükûmeti Ecevit'in istifasıyla dağılmıştır. 1977 genel
seçimlerinde parti, oy oranını %41,4'e çıkarmıştır. Bu oy oranı, sol görüşlü
bir partinin çok partili siyasal yaşamda kazandığı en yüksek oy oranı olarak
tarihe geçmiştir. CHP’nin geçmişinde Kürt kökenli seçmenlerin oyları da vardır
(tıpkı AKP’de uzun süre ve halen kısmen olduğu gibi). Diyarbakır'ın o yıllarda
CHP'nin kalesi olduğu unutulmasın.
Kürtlerin
siyasi partiler kurmalarıyla o oylar da kaybedilmiştir.
Bu
veriler ışığında, Kılıçdaroğlu’nun seçim kaybetmesi üzerinden yapılan
eleştirileri kişisel olarak doğru bulmuyorum.
KILIÇDAROĞLU
- 2
Peki,
Kemal Kılıçdaroğlu bu süreçte kritik dönemlerde neler yaptı ve hangi aşamaları
tarihe kaydetti, bir de buna bakalım.
-
2017 Adalet Yürüyüşü ile insanlığın mücadele tarihine geçti.
Ankara'dan
İstanbul'a kadar "adalet" talebiyle gerçekleşen yürüyüş, birbirinden
çok farklı toplum kesimlerinin katılımıyla, Türk bayraklarıyla, 15 Haziran
2017'de Ankara'da Güvenpark'ta başladı ve 9 Temmuz 2017'de Maltepe'de sonlandı.
420 kilometrelik yolu 25 günde yürüdü.
-
2018’de İYİ Parti’nin seçime girmesini sağlayarak Türkiye demokrasi tarihine
geçti,
İYİ
Parti’yi seçime sokmamak üzere hamleler yapan, yargıdaki AKP aparatlarına karşı,
Kılıçdaroğlu’nun Akşener ile anlaşarak 22 Nisan 2018’de, 15 CHP’li vekilin İYİ
Parti’ye geçmesini sağlamasıyla TBMM’de 5 Milletvekili olan İYİ Parti, CHP'den
geçen 15 Milletvekili’yle 20 sandalyeye ulaşarak seçimlere katılmayı
garantiledi ve hazine yardımının önü açıldı. Demokrasi tarihimiz açısından
unutulmaz bir hamle oldu.
-
2019 Yerel Seçimleri’nde İşbirliği oluşumunda paydaş olarak AKP’nin
gerilemesini sağladı.
Yerel
seçimler öncesi 12 Aralık 2018’de, CHP ve İYİ Parti İşbirliği anlaşması yaptı.
Seçim sonuçlarına göre CHP ve İYİ Parti'den oluşan İşbirliği Partileri, Ankara
ve İstanbul dahil olmak üzere metropol bölgelerinde güçlü bir performans
sergileyerek iktidar partilerinin gerilemesine yol açtı ve yönetimi ele aldı.
-
Helalleşme çağrısı yaptı
Kılıçdaroğlu,
6 Kasım’da “helalleşme” çağrısı yaptı: Türkiye’nin iktidardan ve iktidar değişimi
gerekliliğinden daha önemli tarihsel sorunlarının olduğunu, toplumun iyileşmeye
ve helalleşmeye ihtiyaç duyduğunu, bir kısmı CHP’den de kaynaklanan, toplumsal
yaraları sarmak üzere helalleşme yolculuğuna çıkacağını ifade etti, Cumhuriyet
tarihi boyunca toplumsal hafızada yer almış belli başlı mağduriyetleri anarak
kuşatıcı bir helalleşme çerçevesi çizdi.
6 Siyasi Parti’yi biraraya getirdi,koyu bir
karanlığın içerisinde demokrasi iklimi ve umut yarattı
“Güçlendirilmiş
Parlamenter Sistem” temasıyla biraraya gelen partilerin uzlaşması sonucu 6
parti biraraya geldi ve 12 Şubat 2022’de ilk toplantısını Cumhuriyet Halk
Partisi ev sahipliğinde gerçekleştirdi.
28
Şubat 2022’de "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni" yayınlandı.
21
Ağustos 2022'de cumhurbaşkanlığı için "Ortak Aday" kararı açıklandı.
30
Ocak 2023'te "Ortak Politikalar
Mutabakat Metni" yayınlandı.
Sonunda
da Ortak Aday olarak Kılıçdaroğlu'nun adaylığına karar verildi.
Kılıçdaroğlu,
bunların dışında,
Güncel
sorunlara dönük bir çok konuda agresif hamlelerle iktidarı zorlayan bir
performans sergiledi.
Not
etmek gerekirse,
Bu
arada, bir kez suikast denemesine bir kez de linç denemesine maruz kaldı.
Bu
iki olaya da maalesef iktidarın çirkin yaklaşımları damga vurdu.
28
Mayıs 2. Tur seçimlerinde de aldığı %47.8 oyla süreç tamamlandı.
Sonuç
itibarıyla,
Olaylar
tarihsel süreçler ile birlikte değerlendirildiğinde Kılıçdaroğlu'na büyük haksızlık
yapıldığı düşüncesindeyim.
Bunları,
Kemal beyin Genel Başkanlığı bırakması veya sürdürmesi tartışmalarından bağımsız
bir şekilde tespit ve hatırlatma yapmak amacıyla not düştüm.
Genel
Başkanlık konusu kişilerin kendi kararları ve ortya çıkışlarıyla, iddialarıyla
ilgili bir durumdur. Kimse engellenemez, her aday için eleştiri veya savunu da
haktır, son kararı da parti organları ve kurultay verir. Bu da bir süreçtir.
Sürece
bilgi temelinde katkı yapmaya devam edeceğim.
Hoşa
gitse de gitmese de...
Bülent
Gürsoy


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder