Değerli Başkanım Sayın Onur Göçmez,
Biliyorum, yoruldunuz. Biliyorum, kalbinizde kırgınlıklar, zihninizde kızgınlıklar birikti. Biliyorum, bu kentin dinamikleri sizi omuzlamak yerine sırtınızı dayadığınız duvarı çekti altınızdan.Ama şunu da çok iyi biliyorum ki sizin yorgunluğunuz ne bu şehre, ne bu topraklara. Sizin kırgınlığınız şehre değil, insan suretinde dolaşan nankörlüklere.
Siz bu şehirde doğdunuz, bu şehrin sokaklarında büyüdünüz, bu kentin rüzgarını ciğerinize çektiniz. Şehrinizi sevdiniz, onun için gecenizi gündüzünüze kattınız. Kim inkâr ederse etsin, vicdanı kurusun. Çünkü siz, bir kentin yalnızca taşını toprağını değil, ruhunu da sahiplendiniz.
Bu şehirde sizi seven çok insan var Başkanım. Çünkü siz, bu kente aidiyeti öğrettiniz. Sadece kulak değil, yürek verdiniz insanlara. Onların abisi oldunuz, yol gösterdiniz. Bazen bir baba gibi nasihat ettiniz, korudunuz.
Peki, niye kırgınsınız Sayın Başkan?
Çünkü siz, dürüst bir insandınız. Risk almaktan çekinmeyen, özverili bir liderdiniz. Bu şehri bir adım ileri taşımanın bedelini ödediniz, ama asla geri durmadınız.
Size karşı olanlar, bu şehri hiç sevmediler ki… Onlar sadece kendilerini, kendi küçük çıkarlarını sevdiler. Bu yüzden samimi olamadılar, bu yüzden kimsenin abisi de, babası da olamadılar. Çünkü samimiyet, yürekte başlar; onların yüreği hiç bu şehirle atmadı.
Sayın Başkanım, eğer bu şehirden sevginizi eksiltirseniz, inanın bana, bu şehir önce size, sonra sizi gerçekten seven tüm insanlara küser. Bu küskünlük zamanla kansere döner; yayılır, çürütür ve sonunda koca bir kenti yok eder.
Sizi bilerek yıldırmaya çalışanlar var. Çünkü biliyorlar ki siz giderseniz, geriye boş bir alan kalacak. O alanı dolduracak irade ve vicdan ise onlarda yok. Onlar, sizin emek emek büyüttüğünüz Bandırmaspor’u mirasyedi gibi talan etmeye hazır bekliyorlar. Tarihin çöplüğü, işte böyle adamlarla dolu.
Ama siz, Sayın Onur Göçmez... Siz bu şehre adınız gibi onurlu bir hikâye yazdınız. Üç yaşındaki çocuk da biliyor bunu, doksan yaşındaki teyze de.
Lütfen, bu hikâyeyi yarım bırakmayın. Sonuna kadar yazın. Çünkü bu hikâyeyi tamamlayacak olan, sizsiniz. Ve inanın bana, yalnız değilsiniz. Ben ve benim gibi düşünen, Bandırma'yı gerçekten seven herkes yanınızda.
Her ne karar alırsanız alın, bir Bandırmalı, bir Bandırmasporlu olarak size sonsuz saygı duyuyoruz. Yolunuz açık, alnınız ak olsun.
Emekleriniz için minnettarız.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder