Devrimler ve oyun teorisi
Oyun teorisi ve siyasi değişim teorisi üzerine pek çok tartışma mevcut. 19. yüzyıldaki Batı Avrupa’ya odaklanmış bir model ne kadar genel değerlendirmelerde bulunabilir? Modeli onaylayan deneysel bir çalışma var mı? Modelde döngülere rastlanıyor mu? Devrimin fiyatı nasıl hesaplanır? Dikkate alınması gereken sorular bunlar. Teorilerle ilgili tartışmalar ve araştırmalar sürmeye devam edecek.
Murat Naroğlu
Hayat bize, bir insanın, aslanın, turnanın veya bir başka varlığın, belirli bir hedefe ulaşmak için taktik ve strateji geliştirdiğini farklı örneklerle göstermiştir. Zihinde plan kurulur, alternatifler hesaplanır, karşı tarafın ne düşündüğü üzerine kafa yorulur. Bir nevi oyundur bu.
Oyunlarda şans, işbirliği, kazanç, çatışma gibi kavramlara sıkça rastlarız. Oyun teorisi denilince ilk akla gelen, poker, satranç veya futbol olabilir. Bir yakınlık kurma çabasına rağmen, kastedilen daha ötesidir. Matematiğin bir alt dalı olan oyun teorisi, çok kişili karar verme problemlerini kapsar.
Bilgiler, getiriler, stratejiler ve oyuncular, bir oyunun elementleridir. Oyun teorisinin en çok kullanılan iki beliti “rasyonalite” ve “ortak bilgi”dir. A ve B isimli iki oyuncunun olduğunu düşünelim. En sade ifadeyle rasyonalite, A veya B’nin, getirisini maksimize etmeye çalışmasıdır. Genel bilgi ise, A’nın B’nin, B’nin de A’nın rasyonel olduğunu bilmesidir. Devam edelim; A, B’nin, kendisinin rasyonel olduğunu bildiğini bilir ve tersi. Bu böyle sürüp gider.
Oyunlarda şans, işbirliği, kazanç, çatışma gibi kavramlara sıkça rastlarız. Oyun teorisi denilince ilk akla gelen, poker, satranç veya futbol olabilir. Bir yakınlık kurma çabasına rağmen, kastedilen daha ötesidir. Matematiğin bir alt dalı olan oyun teorisi, çok kişili karar verme problemlerini kapsar.
Bilgiler, getiriler, stratejiler ve oyuncular, bir oyunun elementleridir. Oyun teorisinin en çok kullanılan iki beliti “rasyonalite” ve “ortak bilgi”dir. A ve B isimli iki oyuncunun olduğunu düşünelim. En sade ifadeyle rasyonalite, A veya B’nin, getirisini maksimize etmeye çalışmasıdır. Genel bilgi ise, A’nın B’nin, B’nin de A’nın rasyonel olduğunu bilmesidir. Devam edelim; A, B’nin, kendisinin rasyonel olduğunu bildiğini bilir ve tersi. Bu böyle sürüp gider.
Mahkûm Çıkmazı ve Nash Dengesi
Konuyla ilgili bilinen örneklerden biri “Mahkûm Çıkmazı”dır. İki zanlı bir soruşturma kapsamında gözaltına alınır ve ayrı hücrelere konulur. Suçla ilgili yeterli kanıt yoktur, zanlılara (Z1 ve Z2) bir öneri getirilir. Z1 Z2’yi ele verir ve Z2 suskun kalırsa, Z1 serbest kalır, Z2 ise 10 yıl hapse mahkûm edilir, tersi de geçerlidir. İkisi susmayı tercih ederse her ikisi 1’er yıl; birbirlerini suçlarlarsa her ikisi 6’şar yıl ceza alacaktır.
Z1 şöyle düşünür: Z2’yi ele verirsem ve o susarsa hiç ceza almam. Z2’yi ele verdiğimde o da beni suçlamış olursa ikimiz de 6’şar yıl ceza alırız. Bu durum, benim susmam, onun ise beni ele vermesi durumunda 10 yıl ceza almamdan iyidir. En mantıklısı onu ele vermem.
Yukarıdaki süreç Z2 için de geçerli olduğundan zanlılar birbirini suçlar ve 6’şar yıl ceza alır. Bu sonuç “Nash Dengesi”dir. Z1 ve Z2 daha kârlı bir sonuca ulaşamaz. Birbirlerine güven duyup sussalardı 1 yıllık ceza ile kurtulacaklardı.
Konuyla ilgili bilinen örneklerden biri “Mahkûm Çıkmazı”dır. İki zanlı bir soruşturma kapsamında gözaltına alınır ve ayrı hücrelere konulur. Suçla ilgili yeterli kanıt yoktur, zanlılara (Z1 ve Z2) bir öneri getirilir. Z1 Z2’yi ele verir ve Z2 suskun kalırsa, Z1 serbest kalır, Z2 ise 10 yıl hapse mahkûm edilir, tersi de geçerlidir. İkisi susmayı tercih ederse her ikisi 1’er yıl; birbirlerini suçlarlarsa her ikisi 6’şar yıl ceza alacaktır.
Z1 şöyle düşünür: Z2’yi ele verirsem ve o susarsa hiç ceza almam. Z2’yi ele verdiğimde o da beni suçlamış olursa ikimiz de 6’şar yıl ceza alırız. Bu durum, benim susmam, onun ise beni ele vermesi durumunda 10 yıl ceza almamdan iyidir. En mantıklısı onu ele vermem.
Yukarıdaki süreç Z2 için de geçerli olduğundan zanlılar birbirini suçlar ve 6’şar yıl ceza alır. Bu sonuç “Nash Dengesi”dir. Z1 ve Z2 daha kârlı bir sonuca ulaşamaz. Birbirlerine güven duyup sussalardı 1 yıllık ceza ile kurtulacaklardı.
Lenin, Çar ve oyun teorisi
Uygulama alanı oldukça geniş olan oyun teorisi, pek çok farklı alanda karşımıza çıkar: ev arkadaşı arayışı, devlet güvenliği, şirketlerin pazar rekabeti, vb. Bizi ilgilendiren alan siyasal ekonomi, devrimler, darbeler, demokratikleşme çabaları.
Analitik Marksizm okulundan John E. Roemer, oyun teorisini kullanarak Sovyet devrimini analiz eder. Makalesinin adı, “Devrimci İdeolojiyi Rasyonelleştirme: Lenin ve Çar’ın Hikâyesi”dir. (1)
İki oyuncudan birinin kazancının diğerinin kaybına eşit olduğu oyuna, 0-toplamlı oyun denir. Roemer’e göre devrim, Lenin ve Çar arasındaki 0-toplamlı bir oyundur. İki lider, toplumun desteğini kazanmak için rekabet halindedir. Lenin, politik gücü elinde bulunduran Çar’ı devirmek amacıyla devrim organize eder. Bunu yaparken yeni bir gelir dağılımı vaadi verir. Çar ise devrimi önlemek için cezalandırma yöntemini seçer. Bireyler devrime katılıp katılmama kararını verirken yeni gelir dağılımını ve Lenin’in başarısız olması halinde alacakları cezayı düşünürler. Teoride, devrime katılan insan sayısı arttıkça devrimin başarı olasılığının yükseleceği kabul edilmektedir.
Roemer’in modeline göre Lenin ve Çar’ın mutlaka ideolojik olması gerekmez. Stratejileri vardır ve amaçlarına ulaşmaya çalışırlar. Lenin devrim olasılığını artırmak isterken Çar düşürmeye çabalar. Model, oyunun denge noktasında Çar’ın stratejisinin ne kadar “zalim”, Lenin’in stratejisinin ise ne kadar “ilerici” olduğuyla ilgilidir.
Çar’ın ceza dışında bir başka seçeneğinin olabileceği, reform yoluna gidebileceği düşünülebilir. Devrim, paylaşım problemi olarak görüldüğünden bu anda başka bir yaklaşım belirir.
Uygulama alanı oldukça geniş olan oyun teorisi, pek çok farklı alanda karşımıza çıkar: ev arkadaşı arayışı, devlet güvenliği, şirketlerin pazar rekabeti, vb. Bizi ilgilendiren alan siyasal ekonomi, devrimler, darbeler, demokratikleşme çabaları.
Analitik Marksizm okulundan John E. Roemer, oyun teorisini kullanarak Sovyet devrimini analiz eder. Makalesinin adı, “Devrimci İdeolojiyi Rasyonelleştirme: Lenin ve Çar’ın Hikâyesi”dir. (1)
İki oyuncudan birinin kazancının diğerinin kaybına eşit olduğu oyuna, 0-toplamlı oyun denir. Roemer’e göre devrim, Lenin ve Çar arasındaki 0-toplamlı bir oyundur. İki lider, toplumun desteğini kazanmak için rekabet halindedir. Lenin, politik gücü elinde bulunduran Çar’ı devirmek amacıyla devrim organize eder. Bunu yaparken yeni bir gelir dağılımı vaadi verir. Çar ise devrimi önlemek için cezalandırma yöntemini seçer. Bireyler devrime katılıp katılmama kararını verirken yeni gelir dağılımını ve Lenin’in başarısız olması halinde alacakları cezayı düşünürler. Teoride, devrime katılan insan sayısı arttıkça devrimin başarı olasılığının yükseleceği kabul edilmektedir.
Roemer’in modeline göre Lenin ve Çar’ın mutlaka ideolojik olması gerekmez. Stratejileri vardır ve amaçlarına ulaşmaya çalışırlar. Lenin devrim olasılığını artırmak isterken Çar düşürmeye çabalar. Model, oyunun denge noktasında Çar’ın stratejisinin ne kadar “zalim”, Lenin’in stratejisinin ise ne kadar “ilerici” olduğuyla ilgilidir.
Çar’ın ceza dışında bir başka seçeneğinin olabileceği, reform yoluna gidebileceği düşünülebilir. Devrim, paylaşım problemi olarak görüldüğünden bu anda başka bir yaklaşım belirir.
Devamını okumak için tıklayın…
http://bilimvegelecek.com.tr/devrimler-ve-oyun-teorisi/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder