4 Kasım 2020 Çarşamba

Deprem, Yıkılan Binalar, Yok olan Hayatlar ve Çözümler


Depreme hazırlıklı olmamız gerekirken, her deprem sonrasında büyük acılarla büyük maddi kayıplarla karşı karşıya geliyoruz. Deneyimlerimizden, yaşadıklarımızdan, hepimizin içerisinde bulunduğu yapıların depreme güvenlikli olup olmadığını bilmiyoruz çünkü depreme karşı hazırlıklı olmak sağlıklı güvenlikli yapılarda yaşamak ve bireysel olanaklarımızla alacağımız önlemlerle sınırlı değildir. Depremin yol açtığı hasarı zararı en aza indirgemenin yolu bilimsel teknik gerekliliklerin tüm kriterlerini harfiyen yerine getirmekle mümkündür. 

Deprem bir doğa olayı. Bir doğa olayını engelleyemeyiz ama gerekli önlemleri alırsak vereceği zararı, hasarları,  yaratacağı rant kayıplarını en aza indirgeyebiliriz. 

Deprem ve benzeri afetlerin açacağı zararları en aza indirgemenin bir tek yolu vardır. 

Yer seçiminden başlayarak, içinde yaşadığımız binaların hasarların inşa ve denetim süreçlerinde kamusal denetimin mutlaka sağlanılması deprem öncesi deprem esnası ve sonrası yapılacakların planlanması ve bu planların gereklerinin harfiyen yerine getirilmesidir. 


1.) Türkiye kesinlikle dikey yapılaşmadan, yatay yapılaşmaya geçmelidir.

2.) İmara açılan alanların mutlaka zemin etütleri yapılarak, yapılacak yapıların zemin projeleri bu doğrultuda hazırlanarak şartnamesine uygun yapılaşmaya izin verilmelidir.(Temel olarak taşıma kapasitesi düşük olan zeminlerde bina yükünü sağlam bir zeminde taşıtmak için kullanılan teknolojik sistemler tercih edilmelidir.)

3.) Depremde mağdur olmamak için yapılar sağlam zemine yapılmalıdır...(Tarım arazileri ve dere yataklarına değil) 

4.) Standart malzeme kullanılmalıdır. ( Örnek: ( C20 beton sınıflarının deprem bölgelerindeki yapılar için en az C25 sınıfına yükseltilmesi hem taşıma gücü açısından narin kesitler elde edilmesi, hem de yapının ekonomikliği ve dayanıklılığı bakımından gereklidir. Günümüzde hazır beton kullanımı ile C25 ve C30 beton üretimi teknik ve ekonomik açıdan ilave zorluklar getirmemektedir. Bununla birlikte, betonarme proje hesabında belirtilen beton sınıfının sağlanması için ülke çapında hazır beton kullanılmasının tüm yapılarda zorunlu olması, gerekli denetimlerin, bakım ve kür koşullarının standartlarda öngörüldüğü şekilde yapılması gereklidir. Şayet proje dayanım sınıfından daha düşük beton üretilmesi taşıyıcı sistem elemanlarından özellikle yatay yükler(deprem ve rüzgar) nedeniyle bileşik eğilme etkisinde olan betonarme kolonlarda taşıma gücünde önemli mertebede kayıplar ortaya çıkaracaktır. ) 

5.) Kamu denetimde yapılar denetlenerek, gerekli önlemler alınabilmelidir, yapı denetim firmaları özerk yapıya kavuşturularak  müteahhitlerin kaderine terk edilmemeli ve caydırıcı cezalar uygulanmalıdır.(Kamusal anlayışla yürütülmesi gereken yapı denetimi sistemi tümüyle ticarileştirilmesi ve TMMOB'nin mesleki yeterlilik, eğitim, belgelendirme ve denetleme gereklilikleri yapı denetim süreçlerinden dışlanması, yeni binaların yapı güvenliği konusunda da riskler doğurmaktadır.)

6.) Müteahhit firmada mutlak teknik personel yeterliliği sağlanmalıdır.(Yapı alanındaki tek sorun kaçak ve riskli yapıların ruhsatlandırılması değil, yeni yapıların da gerekli mühendislik hizmeti almadan yapılmasıdır)

Müteahhitlik firmasına yapı ruhsatı verilirken yeterlik aranmalı, daha önce yaptığı işler, mali durumu, ve müteahhitlik sicili  gibi öncelikler aranmalıdır.

 Ayrıca teknik sorumlu ile müteahhit 20 yıl boyunca sorumluluğu sağlanmalı ve 20 yıl boyunca deprem ve bina sigortası bedelini ödemelidir.

( Bu uygulama ile gerçek müteahhitle, rantını düşünen müteahhit arasında ki ciddiyet oluşup, kurumsal müteahhitlik ile kurumsal yapılaşma sağlanabilir. Ayrıca teknik personel müteahhitin gayri resmi uygulamalarına izin vermez.) denilebilir ki maliyetleri etkilediği için bina satış fiyatlarında artış yaşanır. Zaten fahiş fiyattan sattıkları binalar hiç olmazsa kaliteli ve sağlıklı yapılaşma sağladığı gibi sigorta ile de güvence altına alınır. Ayrıca Belediyelerin arsa fiyatlarını belirlediğine göre bina metrekare maliyetleri sınıfsal olarak her yıl belirlendiğinden kar marjı otomatikman ortaya çıktığında ne arsa sahibi müteahhitten hakkından fazla isteyebilir nede müteahhit fahiş fiyatlara yaptıkları yapıyı satabilir.

İNŞAAT TEKNOLOJİLERİ.....İZLEYİN

Japonya, Amerika, Almanya deprem işini çözdü, bizim gibi trajedi yaşamıyorlar.

Kimisi Raylı, kimisi Yaylı, kimisi Germeli, kimisi Sismik İzalatörlü vs. kurulan sistemlerle 8-9 şiddetindeki depremlerde bile, masasındaki bilgisarayını tutuyorlar, panik olmuyorlar. Onlarda olan bizde olmayan nedir.?

Çözüm:




Afete yaklaşımımız

ol

Olmayan ise, Bilimsel ve rasyonel akıl, dinsel ve tevekkülle yönetilen akıldan bilim ve çözüm üretilemez..

7.) İmar afları yasaklanmalıdır. İmar barışı adı altında ruhsatlandırılan tüm ruhsatlar iptal edilmelidir. ( İmar afları ile kaçak yapılaşma teşvik edilmiş, yurttaşlarımız sağlıksız yapılara mahkum edilmiştir. Böylece projesi olmayan, hiçbir mühendislik hizmeti almamış kaçak yapılar ruhsatlandırılmıştır. 10 milyonun üzerinde kaçak yapı ruhsatlandırılarak yapı stokumuzun proje uygunluğu ve deprem dayanıklılığının denetlenme ihtimali de ortadan kaldırılmıştır.)

İMAR AFFI...İZLEYİN




Deprem vergileri ne oldu...İZLEYİN

Deprem 




8.) Başta Hastaneler, Okullar ve Kamu binaları olmak üzere tüm kaçak, imara aykırı ve deprem riski içeren yapılar tespit etmek için il genelinde bir envanter çalışması yapılmalıdır. öncelikli risk grubunda yer alan yapıları belirleyerek, bu yapıların güçlendirilmesi veya yıkılıp yeniden yapılması sağlanmalıdır. ( Hasarlı binalarda maliyeti % 40'tan fazla olan binalar güçlendirilmesi yerine yıkılmalıdır.)

9.) Depreme dayanıklı yerleşim alanları ve yapılar  tasarlamanın, üretmenin, deprem hasarları ve can kayıplarının azaltılmasının bilinen tek yolu, mühendis, mimar ve şehir plancılığı hizmetlerinin eksiksiz bir şekilde uygulanmasıdır. 

10. )Belediyelerce  İmara açılacak arazi stokları için, zemin etüdü, altyapı ve şehirleşme planları yapılırken  mutlaka; 

Zemin, Yapı ve Şehir Planı Denetim Mekanızması oluşturulmalı.

Belediye bünyesinde oluşturulacak ve denetim yapabilecek olan  "Statik Büro" kurularak  Statik Mühendisler görevlendirilerek,

Arazi topoğrafyası için Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası

Zemin yapısı için Jeoloji Mühendisleri odalası, 

Şehir planları için Şehir Plancıları Odası,

Yapılaşma için İnşaat Mühendisleri Odası yada Şubeleri karar alma mekanizmasında olmalı, görüşleri alınmalı ve gerekçeleri belirtilecek raporlama yapılmalıdır.

Çevre planlaması için Çevre Mühendisleri Odası

Peyzaj mimarisi için Peyzaj Mimarları Odası yada Şubeleri ileriye dönük dahil edilmelidir.   

"Bir usta herhangi biri için bir bina inşâ eder ve bu binayı uygun bir şekilde yapmazsa; inşâ ettiği bina yıkılıp sahibini öldürürse, inşaatı yapan da öldürülür.”

Hammurabi Kanunları, 229'uncu madde, M.Ö 1.760  

ÖNEMLİ NOT:

TMMOB- Jeoloji Mühendisler Odasının sitesinde yayınlanan  30 Ekim 2020 tarihinde yerel saatle 14.51’de meydana gelen Amerikan Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) verilerine göre M=7.0 büyüklüğündeki Sisam (İzmir-Seferihisar) Depremi’ne ilişkin bir raporunda, 



"Batı Anadolu’daki şehirlerimizin (İzmir, Balıkesir, Bursa) depremselliği acilen yeniden değerlendirilmelidir." diyerek acil koduyla paylaşmaktadırlar.

https://www.jmo.org.tr/resimler/ekler/6be47bacdc52358_ek.pdf

Ozanca - 04.11.2020

Hiç yorum yok: