Devlet, bireylerin oluşturduğu çatı örgütlenme modelidir ve her bireye eşit yaklaşmak zorundadır.
Anayasalar bireyi korumak için yapılır, devleti korumak için yapılırsa Mehmet Eymür gibi oligarklar devletin insan öldürmesini ve faili meşhur cinayetleri devlet adına meşru kabul eder...
Ancak, daha birey olmayı bilmeyenler devleti baba görüp her türlü gayrimeşru yapılaşmayı kabul etmek zorunda kalır.
Neden Mehmet Eymür gibiler rahatlıkla açıklama yapar, devlet benim ve her yaptığım meşrudur diye böbürlenip, halka zorla dayatırlar.
Kıta Avrupa'sına bakarsak, gelişmiş ülkeler demokrasi adına bede
l ödemiş, kan ve gözyaşıyla kazanılmıştır. O nedenle bizim gibi devleti baba gibi görmezler. Devletin bir organizma olduğunu ve insanlara kaliteli yaşam sunabilmesi için varolduğunun bilinciyle gelişmiştir, demokrasi, insan hakları vs. sahip çıkıp, kökleşmistir.
Ayrıca, enginizyonu yaşayan kıta Avrupa'sı din ve kiliselerin elinden Martin Luter'in tapusunu aldım diyerek" Cehennem korkusu" yerine rasyonel akılı önceleyerek bilimi teşvik etmiştir. Oysa ki din'i önceleyen özellikle de o din insanların yaşam biçimi, kalitesi, eğitimden, sağlığa- ahlaktan, çalışma yaşamına yönetim biçimini belirleyen bizim gibi ülkelerde 1400 yıl önce yazılmış ve günümüze yenilenmemişe hala referans değer sayılıyorsa bilimden, teknolijiden, nano ve 3 D'den, Endüstri 4.0'dan bi haber yaşayacaktır.
O nedenle demokrasiye sahip çıkamayan toplumlar, geleceği kuramazlar, çocuklara yarınları sunamazlar...
Vesselam
Ozan Ozanca

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder