25 Kasım 2021 Perşembe

EGOLU İNSANLAR, YAVAŞ YAVAŞ ÖLÜRLER!..





İnsanoğlu, naturası gereği herşeyi bilemez, herşeyi doğru yapamaz, bildikleri vardır öne çıkarır, bilmedikleri vardır dinleyerek, araştırarak öğrenir.

Yedi milyar yaşayan dünya da, tapındıkları dinler vardır, inandıkları tabuları, yaşam biçimlerini şekillendiren gelenekleri, başka inançları vardır tüm bunlar da sosyolojik tabanı yani toplumun değer yargılarını oluşturur. Tüm bu yaşanmışlar da yaşam koşullarının oluşumunun temel ideolojilerini belirler.

Kimi kişi yada toplum kapitalist sisteme uygun, kimi toplum sosyalist sisteme uygun, kimi toplum ise karma ekonomik sisteme uygun taleplerini belirler ve öyle yaşamayı önceler.

İnsan özeline gelirsek,

Kimi insan hedeflerini, araştırmış, sorgulamış ve kendi beklentilerini belirlemiştir.

Kimi insan bu öğrendiklerini diğer insanlarla paylaşır, bir başkası paylaşmaz gereksiz tepkilerden çekindiği yada uğraşmak istemediği için susmayı tercih eder.



Ama bazı insanlar vardır ki, her konuyu bilir, sosyoloji, teoloji felsefe, her türlü ideoloji hakkında ahkam keser, mutlak iki de yancısı vardır. Etrafınıza bakın bu insanlar her yerde varlar.

Kimi zaman işçi mitinginde en önde, kimi zaman kadın sorunlarına en destek veren, kimi zaman kent STK'ların da görev alan, yada bir partinin başkanı yada yönetimde varolarak fotoğraf karesine giren birileridir bunlar.

Bu insanların en büyük sorunu, Egodur.

Ben buna Ego tetiklemesi, güç zehirlenmesi diyorum 

Egonun tetiklediği hırs,  insanı güçlü yapmaz aksine güç kazandığınızı sanıp beyninizi yakarsınız. Kısaca güç zehirlenmesi deriz biz buna cancağızım!..



Bütün gücün(?) kendisinde olduğunu zannedip, düşünmesi ya da hissetmesi gerçekten iyi değil...

Her şeyin en iyisini o bilir, en güzelini o yapar, en güzel o yönetir ve mutlak bir koltuğu olmalıdır...

O Başbakan olmalıdır, 

Olmadı mı?.. en azından Bakan olmalıdır, 

Nazara mı geldi, kesin  Milletvekili olmalı, 

Ayağını mı kaydırdılar, Belediye Başkanı olmalıdır

Olmazsa Müsteşar, Vali, Kaymakam vs. diye devam eder...

En sonunda parti il yada ilçe başkanı, yöneticisi olmalıdır

Ama mutlak bir koltuğu olmalıdır...

Emirler talimatlar vermeli ve şak diye yerine getirilmelidir.

Unutmadan, çevresinde mutlak yağdanlıklar yaratılır ve her söylediği, her yaptığı alkışlanmalıdır..

Zordur mirim güç zehirlenmesi hem de çok zor,

İnsanı sarhoş eder, gözleri kör, kulakları sağır eder, kalpleri kara, vicdanı cüzdan eder, çünkü güç zehirlenmesi yavaş yavaş zehirler. İlk önce akıl tutulmasıyla başlar, sonra mantık, vicdan, duygu ince ince yok olur. 

Sonrasın da; katmanlı bir kibir bulutu oluşur ve güneşin önünü kapatır...

Sonrası mı?..

Pablo Neruda'nın, "Yavaş yavaş ölürler" şiirini okumalarını tavsiye ederim...

Vesselam

Ozanca

Hiç yorum yok: