29 Aralık 2008 Pazartesi
Müslümanlar...
bcoskun@hurriyet.com.tr
Müslümanlar...İSRAİL’e kızmış adamın elindeki megafon Çin malıydı.Gözündeki dereceli gözlük İtalyan, saati muhtemelen İsveç, gömlek cebindeki kalem belki Alman, belki Tayvan...Ve üzerinde durduğu kamyonet Japon...(.........)Megafonla bağırdığına ben de katılıyorum:"Katil İsrail..."Ama benim sorumun yanıtı bu değil.Sırası gelmişken yeniden sormalı:"Neden tüm Müslüman ülkeler kan ve gözyaşı içinde?.. Neden Batı istilası altında Müslümanlar?.. Neden 200 milyonluk Arap álemi, 7 milyonluk İsrail karşısında aciz?.."*Bunun yanıtı lazım...Ve dahası:"Neden bir tek Müslüman ülke kalkınmış değil...Neden tümü -gizli ya da açık- Batı’nın sömürgesi?..Neden Ortadoğu yeryüzünün en zengin doğal kaynaklarına sahip; ama Ortadoğu yeryüzünün en geri kalmış bölgesi?..Neden Müslüman gençler bir geminin ambarında, bir TIR’ın kasasında, bir lastik botla Batı’ya kaçıyorlar, akın akın?..Ve Müslüman ülkelerin neden bin yıldır bir tek buluşu yok?..Neden insanların yaşamını kolaylaştıracak, acıları dindirecek, insanlığa hizmet edecek bir tek icadın, bir tek ilacın, bir tek aracın sahibi değil Müslümanlar?.."*Neden?..Yobaz buna hemen bir bahane bulabilir.Ama tek neden: Arap kültürünün, insanlık tarihinin en son dinini uygarlığın önüne set yapmasıdır... Her ilkelliği dine bağlılık gören... Her medeni gelişmeyi dine karşı sayan o akıl dışılık...Suçlu din değildir...Dinleri dahi yücelten, huzur ve mutluluk kaynağı yapan o inancın insanıdır...(.........)Ve o İsrail’e kızan adam...İtalyan gözlükle bakıp, Çin megafonu ile bağırıp, İsveç saatine göre, Japon kamyonetle gitti, Rus tüfeği ile düşmanı vurmaya...Ama hiçbir zaman yenilgisini sorgulamadı:"Neden?.."
Gönderen MEHMETOZAN zaman: 23:16 Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: BEKİR COŞKUN
Mahalle baskısı’ dinci değil, faşisttir
Atılgan Bayar
‘Mahalle baskısı’ dinci değil, faşisttir
atilgan.bayar@aksam.com.tr Siz hiç oruç yiyeni döven bir şeyh gördünüz mü?Mini etekliye tokat atan bir mürite rastladınız mı?Sakın bunları yapan, mahallenin ‘Ramazan Müslümanı’ biracısı, dinden nemalanmaya çalışan uyanığı, mikro iktidar arayan lumpeni olmasın?Demek ki Şerif Mardin’in ‘Mahalle Baskısı’ diye adlandırdığı şey; hiç de sandığımız gibi dinsel değil de, bal gibi faşist olabilir.Ve işine geldiği zaman Kur’an’ın, işine geldiği zaman bayrağın, işine geldiği zaman laikliğin arkasına saklanabilir. Canımızı sıkan, Sovyet Yönetmen Mikhail Romm’un o muhteşem filmine adını vererek kavramsallaştırdığı, ‘Sıradan Faşizm’dir.Marksist teorisyen Macchiocci de ‘faşizmin gündelik toplumsal yaşamı, tüm banallığı, olağanlığı içinde ele geçirdiğini’ söylüyordu.‘Sıradan Faşizm’ tezi, ‘Faşizm, devlet tarafından halka empoze edilen bir doktrin ile değil...Mahalleden kovulan bir Ermeni’yle...Oruç yiyene atılan sert bir bakışla...Etnik kökenleri sorgulamakla...Suç işleyenleri yücelten konuşmaların hoşgörülmesi ile kurumsallaşır,’ diyor bize...Başa dönüyor ve soruyoruz:O vakit Şerif Mardin’in ‘Mahalle Baskısı’, Romm’un ve Macchiocci’nin ‘Sıradan Faşizm’ diye adlandırdığı bu sivil otoriteryenliğin İslam dini ile ne ilgisi var?Aslına bakarsanız, hiç yok.Ya da şöyle söyleyelim; Nazizmin Hıristiyanlıkla ne kadar ilgisi varsa, o kadar var!‘Mahalle Baskısı’ denilen örgütsüz, sivil tutum; her türden ‘Sıradan Faşizm’in yaptığını yapıp, toplumun ortak değerlerini çarpıtarak, kullanarak faşizmi kurumsallaştırmaya çalışıyor.O yüzden bir gün ‘ırkçı laik’ kisvesiyle görünüyorsa, başka bir gün ‘mahallenin namusunu koruyan biracı dindar’ yüzüyle çıkabiliyor karşımıza...İkisi de aynı siyasal davranışın iki ayrı yüzü.Görmemiz gerekense...Majestelerinin Soros’unun o meşhur araştırmasının ima ettiği gibi, dinin (ve dindarın) bu süreçte fail değil; bilakis kurban olduğu veya kurban edildiğidir!Tıpkı daha önce ülkenin bir başka direnç dinamiği Kemalizm’e yapıldığı gibi...Türk solu, faşizm ile mücadele etmeyi bırakıp dini karşısına alma saftirikliğine düştüğünden beri, mahallede çok şey değişti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder