KURAN
AYETLERİNE GÖRE DİN
Biz bu
kitabı sana, her şeyin ayrıntılı açıklayıcısı, bir doğruya iletici, bir rahmet,
Müslümanlara bir müjde olarak indirdik.
(16-Nahl
Suresi 89)
Görüldüğü
gibi ayette Kuran’ın her şeyi açıkladığı, bizi doğruya ilettiği söylenmektedir.
Kuran her şeyi açıklıyorsa;
HÜKÜM
YALNIZ ALLAH’INDIR
Hüküm
yalnız Allah’ındır. O kendisinden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir. Dosdoğru
olan din işte budur. Ama insanların çoğu bilmiyorlar. 12- Yusuf Suresi 40
26- Kendi
hükmünde hiç kimseyi ortak kılmaz.
27-
Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. O’nun kelimelerini değiştirecek
hiçbir kudret yoktur.(18-Kehf Suresi 26,27)
Hüküm
Allah’tan başkasına bırakılırsa, dosdoğru dinden sapılmış olunur. Mezhep
içtihatlarıyla veya hadislere dayandırılarak verilen hükümler Allah’ın hükmü
değildir. Mezhepleri dine eşitlemek, Allah’ın hüküm koyucu yetkisini başkasına
vermek demektir
Allah’a
çağıran, yararlı işler yapan ve ben Müslümanlardanım diyen kimseden daha güzel
söz söyleyen kim vardır?
(41-Fussilet
Suresi 33)
Rabbinin
sözü hem doğruluk, hem adalet bakımından tamamlanmıştır. O’nun sözlerini
değiştirecek hiçbir kuvvet yoktur.
(6-Enam
Suresi 115)
Allah’ın
dini, Kuran’ın indirilmesinin bitişiyle Peygamberimiz hayattayken
tamamlanmıştır. Kuran yazdırılmış, ezberlenmiş ve başı sonu belli bir kaynak
olarak rehberimiz olmuştur. Peygamber döneminde yazılması yasak olan hadisleri,
sonradan toplayan kitaplar; Peygamber’in vefatından yüz-ikiyüz yıl sonra ortaya
çıkmaya başlamıştır. Kuran ayetlerine göre Allah’ın sözleri değiştirilemez bir
şekilde tamamken, her nedense insanlar bununla yetinmeyip yeni sözler
aramışlardır.
KURAN HER
DETAYI İÇERİR
Allah
size kitabı detaylandırılmış bir halde indirmişken Allah’ın dışında bir hakem
mi arayayım?(6-Enam Suresi 114)
Kuran,
bazılarının zannettiği gibi ana konulara değinerek, yan konular için bizi başka
kitaplara, şeyhlere, ilmihallere, ya da ünlü hadis kitaplarına havale etmiyor.
Kendisinin detaylandırılmış olduğunu söylüyor.
Ey iman
sahipleri, size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kuran
indirilirken onları sorarsanız size açıklanır. Allah onları affetti. Allah
Bağışlayandır, Merhametlidir.(5-Maide Suresi 101)
Allah
kullarına güçlük çıkarmak istemediği için birçok konuda açıklama yapmamıştır.
Eğer açıklama yapsaydı, o konularda da üzerimizde sorumluluk olacaktı. Allah
birçok ayette dinin kolay olduğunu, insanlara güçlük çıkarmak istemediğini
söylemektedir.
ALLAH
UNUTMAZ
Rabbin
asla unutkan değildir. (19-Meryem Suresi 64)
Rabbimiz
Allah, her şeyi bilir ve bu, bizim din adına tüm ihtiyaçlarımızı bildiği
anlamına gelmektedir. Allah’ın açıklamadığı konular; haşa unutkanlığından
değil, bizi o konularda özgür bırakmak istemesinden kaynaklanır. Allah’ın
açıklamadığı konuları açıklayarak dine yeni ilaveler, yeni detaylar getirenler
yukarıdaki ayeti görmezlikten gelip, Allah’ın indirdiğinin kendilerince
eksiğini mi kapıyorlar? Örneğin Allah kadına “Şuradan şuraya kadar
örtüneceksin” şeklinde bir üniforma ve peçe gibi kıyafetler tarif etmemişken,
bu üniformayı Allah adına tarif etmiş olanlar ne yapmak istediler?
Kendilerine
okunmakta olan Kitab’ı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? (29-Ankebut Suresi
51)
Ne yapıp
edip, gerektiğinde ayetleri çekiştirip, içinde binlerce uydurma olan hadisleri
ve dine ilave bir sürü yorumu/içtihadı uyduran mezhep imamlarının görüşlerini
din diye yutturmak isteyenlere, Kuran yetmiyor. Çünkü Kuran, kadını
gelenekçilerin istediği gibi kapatmıyor, haremlik-selamlık yapmıyor, sanata ve
heykele yasak getirmiyor, sarığın, sakalın ve cübbenin veya diğer Arap
geleneklerinin dini bir yönü olduğunu söylemiyor.
EKSİKSİZ
KİTAP
Kitap’ta
hiçbir şeyi eksik bırakmadık. (6-Enam Suresi 38)
Allah,
Kitap’ta eksik olmadığını söylerken; Kuran’ı daha çok ölülerin arkasından
okunan bir kitap gibi kullanıp, Kuran’ın manasından çok musikisine önem
verenler, ne yazık ki bu ayetlerin manasını anlayamıyorlar. Kuran yerine
ilmihal kitabını, mana yerine musikiyi, canlılar yerine ölüleri, Kuran’da
anlatıldığı şekliyle İslam yerine mezheplerin İslamı’nı ön plana alanlar;
Kuran’ı, manayı ve canlıları ön plana almadıkça, apaçık olan bu ayetlerin
manalarını da anlamaları pek mümkün gözükmemektedir.
154- Size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz?
155- Hiç mi öğüt almıyorsunuz?
156- Yoksa sizin apaçık olan bir deliliniz mi var?
157- Şayet doğru söylüyorsanız kitabınızı getirin.
(37-Saffat
Suresi 154-157)
36-
Neyiniz var? Nasıl hüküm veriyorsunuz?
37- Yoksa okuyup, ders almakta olduğunuz bir
kitabınız mı var?
38-
İçinde keyfinize uyanın sizin olduğu.
(68-Kalem
Suresi 36,37)
Sen de aralarında, Allah’ ın indirdiğiyle
hükmet. (5-Maide Suresi 49)
Ayetlerden,
dini hükümlerin Allah tarafından indirilmiş olan Kitab’a dayanması gerektiğini
görüyoruz. Allah’ın indirdiği Kitab’a dayanmayan hükümler, dinen temelsizdir.
Eğer Peygamber’in olduğu iddia edilen bir söz veya davranış, Kuran’a ilave
yapılan bir hükme delil gösteriliyorsa; o hadis ya Peygamber’e iftiradır, ya da
Peygamber’in şahsi tercihi veya tarihin belli bir dönemiyle
sınırlı-tarihsel-olan, dinen hüküm ifade etmeyen bir mesele
dinselleştirilmiştir. Maide Suresi 49. ayetten anlaşıldığı üzere Peygamber
sadece Kuran’la hüküm vermiştir ve sonuç olarak Kuran’da tüm dini hükümler
bulunmaktadır. Bir tek Kuran’ı dinin kaynağı olarak esas alırsak başka bir
kaynağa, otoriteye ihtiyaç duymadan dinimizi doğru bir şekilde öğrenebiliriz.
O
yalnızca bir öğüt ve Mübin (apaçık) bir Kuran’dır. (36-Yasin Suresi 69)
Ayetten
de görüldüğü gibi Kuran’ın sıfatlarından biri olan Mübin, “beyan” kökünden
olup; “apaçık, açık açık gösteren” manalarına gelmektedir. Aynı ifadeye 27-Neml
1, 28-Kasas 2, 26-Şuara 2 gibi ayetlerde de rastlarız. Kuran’ın apaçık olduğunu
ifade eden bu ayetler, Kuran’ın tek başına anlaşılamaz olduğunu, ancak
hadislerle veya mezhep imamlarıyla Kuran’ı anlayabileceğimizi söyleyenlere cevap vermektedir. 27-Neml
Suresi 79. ayette ise Peygamberimiz’e “Sen mübin gerçek üzerindesin.”
denilmektedir. Peygamberimiz’in insanlığa tanıttığı dinin açıklayıcısı
Kuran’dır. Bu yüzden Peygamberimiz’e izafe edilen dini hüküm ifade eden her
şey, ancak Kuran’dan onay aldığı takdirde geçerlidir. Mübin olan Kuran; hem dini,
hem Peygamber’i tanımamızda tek başına yeterlidir.
KURAN’A
UYAN PEYGAMBER’E DE UYMUŞ OLUR
De ki
“Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum.” (21-Enbiya Suresi 45)
Böylece
biz seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin gelip geçtiği bir ümmete, sana
vahyettiklerimizi okuman için gönderdik.(13-Rad
Suresi 30)
Bu Kuran,
bana, sizi ve ulaştığı kimseleri uyarmam için vahyolundu. (6-Enam Suresi 19)
Onlara
ayetlerimiz apaçık belgeler olarak okunduğunda bizimle karşılaşmayı ummayanlar
derler ki: “Bundan başka bir Kuran getir veya bunu değiştir.” De ki: “Benim onu
kendiliğimden değiştirmem asla mümkün değildir. Ben sadece bana vahyedilene
uyuyorum. Eğer Rabbime isyan edersem büyük günün azabından korkarım.” (10-Yunus
Suresi 15)
Ayetlerden
de görüldüğü gibi, Peygamber’in açıkladığı ve uyduğu vahiy Kuran’dır.
İnanmayanların reddettiği, değiştirilmesini istedikleri de yine Kuran’dır.
Peygamber’in vazifesi kendisine vahiy olarak gelen Kuran’ı insanlara tebliğ
etmektir. Peygamber’e uymak; Kuran’a uymak, Kuran’ın sistemine göre inanmak,
hareket etmek ve yaşamaktır. Peygamber’imiz Kuran’da en çok “resul” kelimesiyle
tanıtılır. “Resul” Türkçe’deki “elçi” kelimesinin karşılığıdır ki Allah, bu
kelimeyle, Peygamberimiz’in vazifesi olan İlahi mesajın insanlara iletilmesini
vurgular.
KURAN
KARANLIKLARDAN AYDINLIĞA ÇIKARIR
4-
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
5- Aziz
ve Rahim’in indirdiği üzerindesin. (36-Yasin Suresi 4,5)
Bu bir
kitaptır ki, Rabbinin izniyle insanları karanlıklardan nura (aydınlığa), O
övgüye layık, Aziz olanın yoluna çıkarman için sana indirdik. (14-İbrahim
Suresi 1)
Bu kitap
(Kuran) insanları karanlıktan aydınlığa çıkarır. Allah’ın indirdiği (Kuran)
üzerinde olan, dosdoğru yol üzerinde olur. Kuran’a uyanlar bu ayetler gibi
birçok ayetten güç ve destek alırlar.
YAHUDİLERDE VE HIRİSTİYANLARDA DA AYNI TİP
DEJENERASYONLAR VAR
İçinde
Allah’ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarındayken, nasıl oluyor da senin
hakemliğine başvuruyorlar.(5-Maide Suresi 43)
İncil
bağlıları Allah’ın onda indirdiğiyle hükmetsinler. Allah’ın indirdiğiyle
hükmetmeyenler sapkınların ta kendileridir.
(5-Maide
Suresi 47)
Allah
evvelki din sahiplerine de Peygamberleri aracılığıyla kitaplar ve sayfalar
indirmiş ve bunlara uymalarını söylemiştir. Yahudiler -Kuran gibi- detaylı ve
her şeyi açıklayan Tevrat’ı aldılar. Ancak Allah’ın sözleriyle yetinmediler. Bakara
Suresi 67. ile 71. ayetler arasında gördüğümüz Yahudilerin teferruatsever
yaklaşımları, Hz. Musa’nın vefatından sonra da devam etti. Bu tavırları sonucu
Mişna (Söz, Hadis) ve Gamara (Pratik, Sünnet) denilen dini kaynaklar ürettiler.
Görüldüğü gibi “hadis” ve “sünnet” adı altında kutsala atıflarla dini
teferruata boğma, bir tek bizim dinimize özgü değildir. Kuran, Hıristiyanların
Hz. İsa’yı ve din adamlarını Rabler edindiğini söyler ve dine ilave olarak
uydurdukları ruhbanlığa sonradan kendilerinin de uyamadıklarına dikkat çeker.
Kuran’da tüm bu kıssalar bize öğüt almamız için açıklanmıştır
KURAN’IN
AÇIK VE DETAYLI AÇIKLAMALARI
Andolsun
ki size açıklayıcı/açık delil (beyyine) ayetler, sizden önce gelip geçenlerden
örnekler ve korunup, sakınanlar için de bir öğüt indirdik.(24-Nur Suresi 34)
... Ta ki
ölen açık delil (beyyine) üzerine ölsün, yaşayan da açık delil (beyyine)
üzerine yaşasın.(8-Enfal Suresi 42)
Kuran’a
göre insan, “beyyine” (açık delil) üzere olmalıdır. Yani geleneklerden
hareketle, “Böyle gördük, biz de böyle yapıyoruz” mantığıyla yapılan
uygulamalar, kelle sayımı ile gerçeği bulmalar Kuran’ın anlattığı İslam ile
bağdaşmaz. Kuran’a göre, Kuran’ın kendisi “beyyine”dir (açık delildir). Bu
yüzden ancak Kuran’ı dinin tek kaynağı yapanlar açık delile uymuş olurlar.
Bunları
Kuran’da türlü türlü şekillerde (sarf) açıkladık ki öğüt alıp hatırlasınlar.
Fakat bu sadece kaçışlarını artırıyor.
(17-İsra
Suresi 41)
Andolsun
bu Kuran’da her örnekten insanlar için türlü türlü açıklamalarda (sarrafna)
bulunduk. İnsanların çoğu ise tanımamakta ayak diretmektedirler.(17-İsra Suresi
89)
Bak iyice
kavramaları için ayetleri nasıl türlü şekillerde açıklıyoruz (nusarriful).(6-Enam
Suresi 65)
Bilgiyle
uzun uzadıya, etraflıca açıkladığımız (fassalna), inanan bir toplum için
doğruya iletici ve rahmet olan bir kitabı onlara getirdik. (7-Araf Suresi 52)
Bu bir
kitaptır ki, Hakim ve Her şeyden Haberdar olan, ayetlerini hüküm ifade edici
(muhkem) kılmış ve sonra detaylandınp (fussilet) açıklamıştır.(11-Hud Suresi 1)
KURAN’IN
AÇIKLAMADIKLARI DİN DIŞI ALANDIR
Kuran’ı
incelediğimizde gerekli tüm teferruatların Kuran’da yer aldığını görürüz.
Örneğin Kuran, zorda kalıp başka yiyecek bir şey bulamayanların; aşırıya
gitmemek kaydıyla, normalde haram olan leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası
adına kesilen hayvanları yiyebileceği gibi detayları bile içermektedir.
Hacla
ilgili anlatılan bir hususta; başında hastalık olduğu için saçını kısaltanların
ne yapması gerektiği de Kuran’da geçer. Anne, kız kardeş veya teyze ile
evlenmenin haram olduğu da Kuran’da vardır. Sadece Peygamberimiz’e farz olan
gece ibadeti de Kuran’da geçer.
Yahudilere
Cumartesi yasağı gibi yasakların da koyulduğunu belirten Kuran, hiç mümkün
müdür ki inananlarına tüm yasakları belirtmesin? Hiç mümkün müdür ki saçını
hastalıktan dolayı kısaltan adama yol göstersin de, kıyafet ve diğer hususlarda
bir yasak varsa bunu kadınlara açıklamasın? Hiç mümkün müdür ki zorda kalana
yukarıda belirttiğimiz izni açıklasın da midye, karides diye bir yasak varsa
bunun açıklamasını başka kaynaklara bıraksın? Hiç mümkün müdür ki Peygamber’e
özel farz ibadet açıklansın da tüm Müslümanlara farz olan tüm ibadetler
Kuran’da yer almasın?
Eğer
yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa ve deniz de arkasından yedi deniz daha
katılarak kullanılsa; yine de Allah’ın kelimeleri tükenmez. Allah üstündür,
bilgedir. (31-Lokman Suresi 27)
KURAN’IN
ANLAŞILMASI İÇİN TEFSİR, HADİS, İLMİHAL GİBİ KAYNAKLARA İHTİYAÇ YOKTUR
32-
Kafirler dediler ki “Kuran ona toptan, bir defada indirilseydi ya.” Biz böyle
yaptık ki, onunla senin kalbini dayanıklı kılalım. Biz onu parça parça
düzenleyip okuduk.
33-
Onların sana getirdikleri hiçbir örnek yoktur ki, biz sana gerçeği ve en güzel
yorumu (ahsena tefsir) getirmiş olmayalım.
(25-Furkan
Suresi 32,33)
Görüldüğü
gibi kafirler hep Kuran ile uyarılmışlardır, bu yüzden kafirler itirazlarını da
hep Kuran’a karşı yapmışlardır. Yapılması gereken tefsirler/ yorumlar da yine
Kuran’ın içindedir.
1- Rahman
2-
Kuran’ı öğretti
(55-Rahman
Suresi 1,2)
17- Şüphesiz onu toplamak ve okutmak bize düşer.
18- O
halde Biz onu okuduğumuzda, sen de onun okunuşunu izle.
19- Sonra
onu açıklamak da bize düşer.
(75-Kıyamet
Suresi 17-19)
Allah
Kuran’ın öğretilmesini de, açıklanmasını da üzerine almıştır. Kuran, kendi
kendini açıklar. Birçok konu, Kuran’da birden fazla yerde ele alınmıştır.
Kuran’ın bir ayetinde anlaşılması gerekli konu tamamlanmadıysa, başka bir
ayetin ilave yapmasıyla, o ayeti açıklamasıyla konu anlaşılır.
PEYGAMBERİMİZİN
ŞİKAYETİ
Kuran’ı
dinin merkezine koymalı ve Peygamberimiz’e uymanın, Kuran’a uymakla mümkün
olacağını bilmeli; hem Peygamberimiz’i hem de dinimizi iftiralardan
kurtarmalıyız. Peygamberimiz, Allah’ın huzurunda toplanıldığında ümmetinin bir
bölümünden şöyle şikayetçi olacaktır:
Ey
Rabbim! Benim toplumum bu Kuran’ı devre dışı tuttular.(25- Furkan Suresi 30)
Bu,
Kuran’da geçen, ümmetinden Peygamberimiz’in yegâne şikayetidir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder