18 Ağustos 2013 Pazar

Said Nursi yalan mı söylüyor?


''Yalnız senden yardım isteriz” (Fatiha 1/5)
“Şurası bir gerçek ki, insanı  yaratan biziz. Ona şahdamarından da yakın  olduğumuzdan biz, içinin ona ne fısıldadığını biliriz.”
(Kaf 50/16)
“Allah’ın yakınından çağırdıklarınız da, sizin gibi
kullardır. Eğer haklıysanız onları çağırın da size cevap
versinler bakalım.
Onların yürüyecek ayakları mı var, yoksa tutacak
elleri mi var, ya da görecek gözleri mi var veya işitecek
kulakları mı var? De ki: “Ortaklarınızı çağırın
sonra bana tuzak kurun, hiç göz açtırmayın.”
“Çünkü benim velim Kitap’ı indiren Allah’tır. O,
iyilere velilik eder.”
“Onun yakınından çağırdıklarınız kendilerine yardım
edemezler ki size yardım etsinler.” (Araf 7/191–197)
"Darda kalmış kişi dua ettiği zaman onun yardımına
kim yetişiyor da sıkıntıyı gideriyor ve sizi
yeryüzünün hâkimleri yapıyor? Allah ile beraber
başka bir tanrı mı var? Ne kadar az düşünüyorsunuz."
(Neml 27/62)
“De ki, baksanıza, Allah’ın
yakınından neyi çağırıyorsunuz? Gösterin
bana, onların yeryüzünde yaratmış oldukları ne
vardır? Yoksa onların göklerde bir payı mı bulunuyor?
Bu konuda bana, bundan önce gelmiş bir kitap
veya bir bilgi kalıntısı getirin bakalım. Eğer doğru
sözlü kimseler iseniz.
Allah’ın yakınından kıyamet gününe kadar kendisine
cevap veremeyecek kimseleri çağırandan daha
sapık kimdir? Oysaki bunlar onların çağrısının farkında
değillerdir.
İnsanlar, ahirette bir araya getirildiği gün, bunlar
onlara düşman olacak ve onların kulluğunu kabul
etmeyeceklerdir.” (Ahkaf 46/4,5,6)
“Allah neyi gizlediğinizi, neyi açığa vurduğunuzu
bilir.
Allah’ın yakınından çağırdıkları ise bir şey yaratamazlar;
esasen kendileri yaratılmıştır.
Onlar ölüdürler, diri değil. Ne zaman dirileceklerini
de bilemezler.” (Nahl 16/19–21)
“İşte Rabbiniz olan Allah… Hâkimiyet onundur.
Onun yakınından çağırdıklarınız bir çekirdek zarına
bile hükmedemezler.
Onları çağırsanız, çağrınızı işitmezler; işitmiş olsalar
bile size karşılık veremezler; kıyâmet günü de
sizin ortak saymanızı tanımazlar. Hiç kimse sana,
her şeyin iç yüzünü bilen Allah gibi, haber veremez.”
(Fatır 35/13–14)
''Yalnız senden yardım isteriz” (Fatiha 1/5)
“Şurası bir gerçek ki, insanı
yaratan biziz. Ona şahdamarından da yakın
 olduğumuzdan biz, içinin ona ne fısıldadığını biliriz.”
(Kaf 50/16)
“Allah’ın yakınından çağırdıklarınız da, sizin gibi
 kullardır. Eğer haklıysanız onları çağırın da size cevap
 versinler bakalım.
 Onların yürüyecek ayakları mı var, yoksa tutacak
 elleri mi var, ya da görecek gözleri mi var veya işitecek
 kulakları mı var? De ki: “Ortaklarınızı çağırın
 sonra bana tuzak kurun, hiç göz açtırmayın.”
 “Çünkü benim velim Kitap’ı indiren Allah’tır. O,
 iyilere velilik eder.”
 “Onun yakınından çağırdıklarınız kendilerine yardım
 edemezler ki size yardım etsinler.” (Araf 7/191–197)

 "Darda kalmış kişi dua ettiği zaman onun yardımına
 kim yetişiyor da sıkıntıyı gideriyor ve sizi
 yeryüzünün hâkimleri yapıyor? Allah ile beraber
 başka bir tanrı mı var? Ne kadar az düşünüyorsunuz."
 (Neml 27/62)
“De ki, baksanıza, Allah’ın
 yakınından neyi çağırıyorsunuz? Gösterin
 bana, onların yeryüzünde yaratmış oldukları ne
 vardır? Yoksa onların göklerde bir payı mı bulunuyor?
 Bu konuda bana, bundan önce gelmiş bir kitap
 veya bir bilgi kalıntısı getirin bakalım. Eğer doğru
 sözlü kimseler iseniz.
 Allah’ın yakınından kıyamet gününe kadar kendisine
 cevap veremeyecek kimseleri çağırandan daha
 sapık kimdir? Oysaki bunlar onların çağrısının farkında
 değillerdir.
İnsanlar, ahirette bir araya getirildiği gün, bunlar
 onlara düşman olacak ve onların kulluğunu kabul
 etmeyeceklerdir.” (Ahkaf 46/4,5,6)
“Allah neyi gizlediğinizi, neyi açığa vurduğunuzu
 bilir.
 Allah’ın yakınından çağırdıkları ise bir şey yaratamazlar;
 esasen kendileri yaratılmıştır.
 Onlar ölüdürler, diri değil. Ne zaman dirileceklerini
 de bilemezler.” (Nahl 16/19–21)
“İşte Rabbiniz olan Allah… Hâkimiyet onundur.
 Onun yakınından çağırdıklarınız bir çekirdek zarına
 bile hükmedemezler.
 Onları çağırsanız, çağrınızı işitmezler; işitmiş olsalar
 bile size karşılık veremezler; kıyâmet günü de
 sizin ortak saymanızı tanımazlar. Hiç kimse sana,
 her şeyin iç yüzünü bilen Allah gibi, haber veremez.”
(Fatır 35/13–14)

Hiç yorum yok: