biber gazları, ölen gencecik insanlar. Barış’a ihtiyacımız
var bugünlerde ve Barış’ı anlamaya.
Barış nedir? konulu bu blog yazısı belki aydınlatabilir
geleceğimizi, soru işaretlerimizi…
Barış, empatidir.
Asla can veremeyeceği mükemmel bir varlığın, can verişini
arzulayabilen zihniyetin yerine
geçmeyi ve onun gibi düşünmeyi hiç birimiz kendimize
yakıştırmasak da, ancak bu şekilde ismini koyabiliriz barışın.
Ne yapar kan üzerinden mevki, makam, para, özgürlük ve
türlü çıkarlar bekleyenler bilir misiniz?
Önce varoluşumuzdan getirdiğimiz özellikleri çözerler. Din
gibi, dil gibi, ırk gibi. renk gibi… Sonra insanlığımızı unutturup, bunlara
olduklarından fazla değer vermemizi sağlayarak, her özellikte ayrı ayrı
bölerler. Adına millet derler, adına toprak derler, adına sınır derler.
Parçalayıp yutmak kolaydır çünkü.
peace3Önce susarız( Şimdi olduğu gibi). Sonra suskunların
çokluğundan ve canilerin sefa içinde sürdükleri hayattan aldığımız ilhamla, biz
de başlarız bölmeye. Artık iğrenç bir düzenin ve kısır bir döngünün sürekli
işlemesinden başka, bu dünya için ve insanlar için tek bir faydamız olmayacak
ve bunun verdiği rahatsızlığın hazmı bir süre sonra bizi zalimleştirecektir.
Daha ne kadar bölebiliriz diye düşüneceğiz. Tırnağı uzunları, gitar dinlemeyi
sevenleri, hayvanları sevenleri, vücuduna dövme yaptıranları ve daha neler
neler.
Bugün size ne kadar saçma geldiğinin farkındayım. Tıpkı
ilk insanın, bugünkü bölünmüşlüğümüzü mantıksız gördüğü kadar saçma geliyor
söylediklerim.
O yüzden bu çırpınışım.
peacceBen susmuyorum. Birleşelim diyorum. Barış diyorum.
Yokluktan var olup çoğaldığımız bu evrende, bu defa çokluğumuzu bölerek, yok
olmayalım diyorum. Ölümden hiç bir şekilde kaçış yok.
Arkadaşlarım, kardeşlerim, dostlarım tüm insanlar vazgeçin
susmaktan. Barış deyin siz de, birleşmeliyiz deyin. Bugün bize öğretilmiş ve
bizi etiketledikleri saçmalıklardan vazgeçin. Önce insanlık deyin. Hepimizin
sınırı Dünya, hepimizin kimliği insan olana kadar,
Yaşasın barış!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder