* XVII. yüzyıl matematik çağı, XVIII. yüzyıl fizik çağı, XIX. yüzyıl biyoloji çağı,
XX. yüzyılımız korku çağıdır !..
Şimdi bana yanıt olarak korkunun bir bilim olmadığı söylenecek..! Ama bu korku' da bilimin payı var. Çünkü kuramsal alandaki son gelişmeleri onu kendi kendini yadsımaya götürdü !..Pratik alandaki gelişmel...eri ise, bütün dünyayı yok edebilecek duruma geldi..! Ayrıca korku tek başına ele alındığında her ne kadar bir bir bilim sayılmaz ise de, onun bir teknik olduğundan kuşku duyulamaz !..Yaşadığımız dünya' da en göze çarpan şey, çoğu insanların, her çeşit inanç sahipleri dışında, gelecekten yoksun olmalarıdır..! Geleceğe el atmayan, gelişme, iyileşme umudu olmayan bir yaşamın ne değeri olabilir ?..Aşılmaz bir duvarın önünde yaşamak köpekçe yaşamaktır !..Doğrusunu isterseniz, benim kuşağımdakiler ve bugün atölyelere ve fakültelere girenler köpekçe yaşamış ve yaşamaktadırlar..! İnsanların geleceğe kapalı yaşamaları ilk kez bugün olmuyor elbet ama insanlar eskiden konuşarak bağrışarak bu duvarı aşarlardı.. Kendilerine umut veren başka değerleri yardıma çağırırlardı. Bugün ise kendilerini yineleyip duranların dışında artık kimse konuşmuyor !..Çünkü, dünyayı sürükleyen kör ve sağır güçler, öğütleri, haber vermeleri, yalvarıp yakarmaları dinleyeceğe benzemiyor..! Şu son yıllarda gördüklerimiz bizde bir şeyi kırdı ; Bu şey, insanın güvenidir !..O güven ki, insanlığın dilini konuştuk mu bir başkasından insanca karşılık göreceğimize inandırırdı bizi..Gözlerimizin önünde yalan söylediler, insanı küçülttüler, öldürdüler, sürdüler, işkencelere soktular..! Ve hiç bir kez, bunu yapanlar yaptıklarının kötü olduğuna inandırılamadı !..Çünkü kendilerine güveniyorlardı, çünkü soyut bir kafa, yani bir ideolojinin adamı başka bir şeye inandırılamaz..! İnsanlar arasında sürüp gelen uzun diyalog bitti !..İnandırılamayan bir adamdan elbette korkulur..! Bu korku ile hesaplaşmak için onun ne demek istediğini, neden kaçtığını bilmek gerekir. Onun demek istediği de, kaçtığı da aynı şeydir..Öldürmenin haklı görüldüğü, insan yaşamının hiçe sayıldığı bir dünya !..İşte, günümüzün başlıca siyasal sorunu budur, öteki sorunlara geçmeden önce, bunun karşısında tutumumuzu açıklamalıyız. Hiçbir şeyi kurmaya başlamadan önce, şu iki soru üzerinde durmalıyız ?..Doğrudan doğruya ya da dolayısıyla öldürülmek ya da işkence görmek ister misiniz, istemez misiniz..? Doğrudan doğruya ya da dolayısıyla başkasını öldürmek ya da işkenceye sokmak ister misiniz, istemez misiniz ?..Bu sorulara hayır diyenlerin hepsi, ister istemez, davranışlarını değiştirecek bir sürü sonuçlara sürüklenecekler-dir..! Ben, bu sonuçlardan birkaçı üzerinde durmak istiyorum ; Bu arada iyi niyetli okuyucum, kendi kendine aynı şeyi sorsun..? Ve karşılığını versin...*
Albert Camus / ' Korku Çağı !...'

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder