16 Ocak 2011 Pazar

Anımsatma!

Başbakan RTE "Kimin içkisine karıştık?" diyor.
İçki yasağı yasası mı çıkardı, içki üretimini mi yasayla engelledi? Hayır!
Elbette hükümet olarak yasal hiçbir kısıtlama, yasak getirmedi.
işi AKP'li belediyelere havale etti.
Haklarını yemeyelim. AKP belediyeleri
de üzerlerine düşen partisel, dinsel görevi bihakkın yerine getirdiler, getirmeye devam ediyorlar.
AKP kafasının yönetimde olduğu Anadolu'nun pek çok kentinde, örneğin
Kayseri'de kent merkezinde içkili lokanta bulana aşk olsun.
Pek çok yörede AKP'Iİ belediyeler içk
ili lokantaları kent dışına sürdü.
içki satan büfelere ruhsat vermedi. Ruhsatlarını bir bahaneyle iptal etti!
Başkentte büfelerin AKP'liler tarafından basıldığı, büfeyi işletenin bir araba dayak yediği unutuldu mu?
Başbakan'ın kimin içkisine karıştık diye yüksek perdeden nutuk attığı gün; -dün Milliyet Ankara ekindeki habere göre-
AKP'li Keçiören Belediyesi zabıta ekipleri içki satan bir büfenin fotoğrafını çekerken kameralara yakalandı.
Büfe sahibi, ilgililerin
"içki satma, kimse sana ceza yazmaz" dediğini söylüyor.
Din kurallarını kendi amaçlarında kullanan bir iktidar başımızda.
içki satmanın haram olduğunu savunuyor; ama içkiden vergi almakta sakınca görmüyorlar.
İslama göre faiz de günah, haram. Sen öyle bil.
Din dedin mi akan suları durduran bu iktidar,
din kurallarına aykırı faizin daniskasını uyguluyor.
Bunlar işlerine geldiği, amaçlarına uyduğu ölçüde Müslüman!
Meydanı boş buldu. Gerektiği kadar gereken yanıtı verecek ne medya ne de muhalefet var. . Toplumdaki görkemli suskunluktan yararlanıyor.
Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun hazırladığı yönetmeliğin ülkenin çeşitli yörelerini, kıyı kentlerini nasıl etkileyeceğine değinmeden iktidarın savunduğu teze koşut "Gençleri kötü alışkanlıklardan, içkiden uzak tutmak güzel bir şey" diye sığ bir değerlendirme yaparsa ana muhalefet...
... tabii RTE de "Aksırıncaya, tıksırıncaya kadar içiyorlar" diye nefret duyumsatan bir sesle ekranlardan yüzümüzü haykırır!
Üstelik tütün ve alkol konusundaki kimi "modern düzenlemelerin" hükümetle ilgisi olmadığını... bir de içkiye de giyim kuşama da geniş özgürlük tanıdıklarını iddia ederek... •••
Bîr gece önce RTE'nin aksırıncaya, tıksırıncaya kadar içiyorlar dediğini canlı yayımlayan TV'leri izlerken... Tevfik Fikret'in Han-ı Yağma şiirinin dizeleri bellediğimde canlandı...
Zira Han-ı Yağma'nın dile getirdiği gerçekler AKP iktidarının 8 yıllık karnesiyie cuk oturuyor.
Milliyet dün, "Başbakan'ın 'aksırıncaya, tıksırıncaya kadar içiyorlar' sözleri Tevfik Fikret'in Han-ı Yağma şiirini 'anımsattı'" diye yayımladı.
Yıllarca önce yazılan şiirin hemen her dizesi, günümüzdeki yolsuzlukları, yalaka ve yandaşların hükümet yardımı ve desteğiyle maddi açıdan inanılmaz olanaklara kavuşmasını dile getiriyor.
Gazete şiiri anımsatmakla yetinmemeliydi.
Han-ı Yağma'nın AKP iktidarının bugün geldiği noktayı resmettiğini açıklamalı...
...
"Hasep, nesep, şeref, oyun, düğün, konak, saray...
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay... bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay..." sizin AKP'liler, sizin demeliydi...
...Yoksa? "Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak, yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak...
...Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin/Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin!" diyebilmeliydi.
•••
Uzun lafın kısası:
Korku imparatorluğunda yarın kapınızın bin katırla bin satırla çalınacağını bilerek...
.. ,RTE iktidarını bir şiirle de olsa doğrudan eleştirmek medyada kimin haddine!
Şiirle olsun olmasın gerçekleri şöyle "anımsatarak" geçiştirmek a dostlar:
Recebistan demokrasisinde basın özgürlüğümüzün baş kuralı deği! mi?

CÜNEYT ARCAYÜREK / CUMHURİYET

Hiç yorum yok: