Eşit vatandaşlık, bir ülkenin tüm vatandaşlarının hukuki, siyasi, sosyal ve ekonomik açıdan eşit haklara sahip olmasını ifade eder. Bu kavram, cinsiyet, etnik köken, din, dil, ırk, yaş, engellilik durumu gibi farklılıklara bakılmaksızın, herkesin eşit muamele gördüğü ve eşit fırsatlara sahip olduğu bir düzeni hedefler.
Hukuki Eşitlik:
Tüm vatandaşların yasalar önünde eşit haklara ve yükümlülüklere sahip olmasıdır. Herkesin adil yargılanma hakkı ve eşit korunma hakkı vardır.
Siyasi Eşitlik:
Her vatandaşın oy hakkına sahip olması ve siyasi süreçlere eşit katılım hakkı vardır. Seçme ve seçilme hakkı, ifade özgürlüğü gibi haklar bu kapsama girer.
Sosyal Eşitlik:
Sosyal haklar ve hizmetlere erişimde, eğitim, sağlık, barınma gibi temel hizmetlerde eşit muamele görme hakkıdır. Toplumun her kesiminin bu hizmetlerden adil şekilde yararlanması amaçlanır.
Ekonomik Eşitlik:
Ekonomik fırsatlara erişimde eşitlik sağlar. Bu, iş imkanlarına erişim, adil ücretlendirme ve ekonomik kaynakların adil dağılımını içerir.
Eşit vatandaşlık, toplumun genel refahını ve sosyal uyumu artırmak için temel bir prensiptir. Burada soru şu;
Kürtlerin eşit vatandaşlık tanımı nedir?
Bu konuda araştırma yapınca bir tek yla Sabancı üniversitesi ile Konda araştırmanın "Vatandaşlık Araştırması ve Kürt Meselesi" adıyla yayınlanan ve Birikim dergisinde Cuma Çiçek'in 24 Haziran 2016 tarihinde kaleme aldığı bir yazı var.
https://birikimdergisi.com/haftalik/7778/vatandaslik-arastirmasi-ve-kurt-meselesi
Yazının özetinden öğrendiğimiz şu satırlar
"Bu dört veri, Kürt meselesinin siyasi çözümünde çok kritik bir eşik olan anadilde eğitim ve iki ya da çok dilli kamu hizmetleri konusunda Türkiye genelinde dikkate değer bir tartışma imkanının olduğunu gösteriyor."
Kürtlerin eşit vatandaşlık tanımları"
Anadilde eğitim ve iki ya da çok dilli kamu hizmetleri" kapsamında.
Evet Kürt sorunu vardır ancak eşit vatandaşlık tanımı anadilde eğitime sıkıştırılamaz.
Baz alınan araştırmadan,
"Kürtlere karşı ayrımcılığı savunan insanların oranı %40’ların üstünde. “Türkiye’nin Kürt kökenli vatandaşları askerlikte en yüksek rütbeye ulaşabilmelidir” önermesine katılmayanların oranı %41. “Türkiye’nin Kürt kökenli vatandaşları Cumhurbaşkanı olabilmelidir” önermesine katılmayanların oranı ise %43" olarak belirlenmiş.
Eğer soru farklı sorulsaydı mesela,
"Alevi yada komünist kökenli vatandaşların askerlikte en yüksek rütbeye ulaşabilir mi/ Cumhurbaşkanı olabilir mi" diye sorulsaydı farklı bir sonuç hatta daha düşük sonuçlar çıkardı.
Ayrıca
Üniter devlet yapısında, ortak dille yaşayan bir etnisitenin anadilde eğitim istemesi, birkaç önemli sorun ve sakıncaya yol açabilir:
1.Toplumsal Birliğin Bozulması:
Ortak dille yaşayan bir toplumda, herkesin farklı dillerde eğitim alması, toplumsal birliği ve uyumu zedeleyebilir. Ortak bir dilin öğrenilmesi, toplumun bir arada yaşamasını ve iletişimini güçlendirmektedir.
2.Resmi Dilin Önemi:
Üniter devletlerde, resmi dil genellikle ulusal birliği ve yasal düzeni sağlamak için kullanılır. Anadilde eğitim talebi, resmi dilin öğrenilmesini zorlaştırabilir ve bu da devletin yasal ve idari işleyişini etkileyebilir.
3.Eğitim Birliği:
Anadilde eğitim, öğrencilerin resmi dilde yeterli beceri kazanamamasına neden olabilir. Bu durum, eğitim birliğini ortadan kaldırabilir ve öğrencilerin eğitimde eşit fırsatlar elde etmelerini zorlaştırabilir.
4.Azınlık Gruplarının Entegrasyonu:
Anadilde eğitim talebi, azınlık gruplarının toplumla entegrasyonunu zorlaştırabilir. Ortak bir dilde eğitim alması, azınlık gruplarının toplumun diğer bölümleriyle daha uyumlu olmalarını sağlar.
Bu nedenlerden dolayı, üniter devletlerde anadilde eğitim talebi, toplumsal birliği ve eğitim birliğini korumak açısından bazı zorluklar yaratabilir. Ancak, azınlık gruplarının dillerini ve kültürlerini koruma hakkı da önemlidir, unutulmaması ve yok olmaması adına konuşulmalıdır.Bu konuda bir denge kurmak, toplumsal uyumu ve eşitliği sağlamak için önemlidir.
Özdemir İnce'nin Aydınlık gazetesinde
"Üniter devlet ve anadilde eğitim" başlıklı yazı özetlemiş.
[2] Üniter devlet ve anadilde eğitim | Özdemir İnce | Aydınlık (https://www.aydinlik.com.tr/koseyazisi/uniter-devlet-ve-anadilde-egitim-19566)
"Taraf gazetesi yazıcısının ileri sürdüğü “Her etnik topluluk kendi dilinde eğitim hakkına sahiptir” iddiasının geçerli olduğu hiçbir Avrupa Birliği ülkesi yoktur. Üniter bir devlet olan Fransa’da eğitim-öğretim sadece Fransızca yapılır. Belçika’da Fransızca ve Flamanca yapılır. Çünkü Belçika, özel konumlu Brüksel dışında, iki bölgeli (Valonya ve Flamanya) bir Federal devlettir. Kürtçenin eğitim-öğretim dili olması için Türkiye’de en azından bir “Türk & Kürt Federasyonu” kurulması gerekir. “Efendim, böyle bir federasyona ne gerek var böyle de Kürtçe anadilde eğitim-öğretim yapılabilir” diyen varsa, bunun nasıl olacağını anlatması, açıklaması gerekmektedir. İlkokul, ortaokul ve liseyi Kürtçe okuyanlar, üniversiteyi Türkçe mi, Kürtçe mi okuyacaklar?
Kürtçe okuyacaklarsa, resmi dili Türkçe olan üniter bir devlette nasıl iş bulup çalışacaklar? Eşit iş olanaklarına sahip olabilecekler mi? Bunlar ciddi işlerdir... Bu doğrular ve gerçekler karşısında “Ama insanın doğduğu andan itibaren annesinden duyduğu dilde eğitim görmesine karşı çıkmanın insan hakları hukuku açısından da, ahlaki olarak da bir izahı yoktur...” türünden iddiaların ciddiye alınması olasılığı ve olanağı yoktur."
Ozan
24 Ekim 2024
Kaynak
[1] EĞİTİMDE ANADİLİN YERİ: ULUSLARARASI BELGELER VE ... - DergiPark (https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/804136)
[2] Üniter devlet ve anadilde eğitim | Özdemir İnce | Aydınlık (https://www.aydinlik.com.tr/koseyazisi/uniter-devlet-ve-anadilde-egitim-19566)
[3] Üniter devlet ve anadilde eğitim | Özdemir İnce | Aydınlık (https://www.aydinlik.com.tr/koseyazisi/uniter-devlet-ve-anadilde-egitim-19566)
[4] EĞİTİMDE ANADİLİN YERİ: ULUSLARARASI BELGELER VE ... - DergiPark (https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/804136)
[5] EĞİTİMDE ANADİLİN YERİ: ULUSLARARASI BELGELER VE ... - DergiPark (https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/804136)
24 Ekim 2024
Ozan