İstanbul Barosu Başkanlığına Seçilen İbrahim Kaboğlu'nun Açıklaması Üzerine Düşünceler
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Barosu başkanlığına seçilen İbrahim Kaboğlu, bir açıklamasında "Değişmez maddelere olumlu anlamda dokunulabilir." ifadesini kullandı. Bu söylem, anayasamızın ilk dört maddesi göz önüne alındığında düşündürücü bir nitelik taşımaktadır. Çünkü Anayasa'nın ilk dört maddesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel yapı taşlarını oluşturur ve değiştirilemez hükmü ile korunmaktadır. Bu maddeler, Cumhuriyet’in niteliklerini, devletin bütünlüğünü, resmi dilini, bayrağını, marşını ve başkentini kapsayan hükümlerdir.
Şimdi şu soruyu sormak gerekiyor: Değiştirilemez maddelere olumlu anlamda nasıl dokunulabilir? Burada, hukuki bir tartışma yaratılmak isteniyor olabilir, ancak anayasanın değiştirilemez hükümlerine dokunma iddiası, anayasal düzenin temelini sorgulamak anlamına gelir. Bu maddelerin değişmezliği, anayasal rejimin ve demokratik yapının güvencesidir. O halde, olumlu anlamda dokunmaktan ne anlaşılması gerektiği konusunda daha net bir açıklama yapılmalıdır. Kaboğlu'nun bu açıklamasının anayasal bütünlüğe zarar vermeden nasıl bir anlam taşıdığı belirsizdir.
İlk dört madde, yalnızca hukuki bir metin değil, aynı zamanda toplumun ortak değerlerinin ifadesidir. Cumhuriyetin temel ilkelerini güvence altına alan bu maddeler, tarihsel süreçler sonucunda şekillenmiş ve toplumsal mutabakatın bir sonucudur. Bu bağlamda, anayasanın değişmez hükümleriyle oynamak, yalnızca hukuki bir mesele değil, toplumsal huzur ve istikrar açısından da risklidir.
Eğer bu tartışma, daha ileri bir demokrasiyi hedefliyorsa, anayasanın bu maddeleriyle oynayarak yapılması düşünülemez. Her ne kadar anayasa, zaman zaman toplumun ihtiyaçlarına göre güncellenmesi gereken bir belge olarak görülse de, Türkiye Cumhuriyeti'nin varlık ve birlik temelleri üzerinde oynanması tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, İbrahim Kaboğlu gibi önemli bir hukuk insanının daha net ve açıklayıcı bir değerlendirme yapması gerekmektedir.
Sonuç olarak, anayasanın ilk dört maddesi üzerinde yapılacak her türlü tartışma, Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği açısından büyük bir sorumluluk taşır. Olumlu anlamda dokunmak, hukuki bir belirsizlik değil, anayasal güvenceye olan bağlılığın ve saygının bir gereği olmalıdır.
Ozan

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder