Laiklik ve Sekülerizm: İnsanlığın Gelişimindeki Temel Taşlar
Tarihte, M.Ö 500 yıllarında yaşamış Pisagor, "Dünya yuvarlak ama olanaklarım yetersiz olduğu için ispatlayamıyorum" demiştir. Bu düşüncenin üzerinden yüzyıllar geçtikten sonra, 1512 yılında Magellan, ilk keşif gezisiyle dünyanın yuvarlak olduğunu ispatlamaya çalışmıştır. Ancak, bilimsel düşüncenin ilerlemesi ve bu bilgilerin kabul edilmesi her zaman kolay olmamıştır.
Örneğin, Giordano Bruno, "Evrenin sonsuz ve eş dağılımlı olduğunu ve evrende, Dünya benzeri birçok gezegenin bulunduğunu" savunduğu için 1600 yılında Roma Katolik Kilisesi’nin Engizisyon Mahkemesi tarafından sapkın ilan edilerek diri diri yakılmıştır. Bu olay, bilimsel düşüncenin dogmatik inanç sistemleri karşısındaki zorlu mücadelesine çarpıcı bir örnektir.
Laiklik ve Sekülerizm: Bilimin ve İlerlemenin Teminatı
Laiklik, matbaanın bulunmasından; sekülerizm ise tekerleğin icadından daha önemlidir. Eğer laiklik ve sekülerizm olmasaydı, dünya gelişemez, bilim yaşam bulamaz, teknolojik devrimler gerçekleştirilemezdi. Bu iki kavram, insanlığın varlığını sürdürebilmesi ve ilerleyebilmesi için temel taşlardır.
Tüm dinler, tarih boyunca insanlığın gelişimine engel olmuştur. Bugün de Afganistan'da Taliban yönetimi bunun en somut örneğidir. Bu insanımsı yobaz varlıklara bilimi, teknolojiyi, inovasyonu, uzayı veya nanoteknolojiyi anlatmak imkansızdır. Aynı şekilde, bir imama, hahama veya papaza bu kavramları anlatıp uygulamaya geçirmek için izin almanız gerekecektir. Vatikan veya Suudi Arabistan gibi dini merkezlerin bilime yatırım yaptığını ya da bilimsel bir makale yayınladıklarını göremezsiniz. Ayrıca, bu yerlerde güzel sanatlara dair bir eser de bulamazsınız; sinema, tiyatro, sergi veya bale yoktur. Heykel ve resim ise yasaktır. Çünkü bu yerlerde insanlığın gelişimine dair hiçbir güzellik yoktur.
Laiklik ve Sekülerizm: Gelişimin ve Özgürlüğün Yolu
Laiklik ve sekülerizm, insanlığın gelişmesinde en önemli yönetim biçimleridir. Bilimsel ilerlemenin, teknolojik devrimlerin ve sanatın özgürce yeşerebilmesi, ancak bu kavramlara sahip çıkılarak mümkündür. Toplumsal ilerlemenin önünü açan bu değerleri korumak, insanlığın geleceğini şekillendirmek ve dünyayı daha yaşanabilir kılmak için hayati öneme sahiptir.
Sahip çıkalım.
Vesselam,
Ozan Ozanca


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder