Cahit Arf ve Türkiye’nin Kaçırdığı Fırsatlar
Ünlü matematikçi Cahit Arf, 62 yıl önce Erzurum’da yapay zeka üzerine bir konferans vermişti. 62 yıl önce! Bu konferans, o dönemde ileri görüşlü bir yaklaşımla kaleme alınmıştı. Yayıncısının ismi ise oldukça dikkat çekici: "Üniversite Çalışmalarını Muhite Yayma ve Halk Eğitimi Yayınları." Arf, bu çalışmasında yapay zekayı, kuantum teorisini ve nanoteknolojinin geleceğini öngörmüş, bu konular üzerine konuşmalar yapmış ve hatta kitap yazmıştı.
Bugün, bu büyük bilim insanının 62 yıl önce bahsettiği konular, dünya gündeminin merkezinde yer alıyor. Ancak Türkiye, bu vizyonu 62 yıl önce sunan bilim insanlarının değerini yeterince anlamamış ve bu alanlarda gerekli adımları atmamış gibi görünüyor.
62 Yıl Sonra Türkiye’nin Gündemi
Aradan geçen 62 yılın ardından, Türkiye’nin bugün hâlâ tartıştığı konulara bakıldığında, Osmanlı mirasına, Abdülhamid'e ve dini değerlerimize sıkça atıfta bulunulduğunu görüyoruz: "Abdülhamid ecdadımız, Osmanlı'nın torunuyuz, ezan dinmez, bayrak inmez, dinimizle yaşıyoruz." Bu söylemler, toplumda bir aidiyet ve tarih bilinci oluştursa da, geleceğe yönelik vizyon eksikliğini ve günümüzün teknolojik gelişmelerine yönelik geri kalmışlığımızı da açıkça ortaya koyuyor.
Sanayi Devrimleri ve Kaçan Fırsatlar
Osmanlı İmparatorluğu, 18. yüzyılda 1. Sanayi Devrimi’ni ve 19. yüzyılın başında 2. Sanayi Devrimi’ni kaçırdığı için zayıfladı ve sonunda çöktü. Ancak, bugünkü Türkiye, aynı hataları tekrarlama riskini taşıyor. 5. Endüstri Devrimi kapıda ve dünyanın pek çok ülkesi bu dönüşüme ayak uydurmak için büyük çaba sarf ediyor. Ancak, Türkiye, din, iman, ezan ve bayrak söylemleri üzerinden yürütülen bir siyasi ve toplumsal tartışma içerisinde, bu teknolojik devrimi de kaçırma tehlikesiyle karşı karşıya.
Geleceğe Bakış
Cahit Arf gibi bilim insanlarımız, yıllar önce bu konularda uyarılar yapmış ve Türkiye'nin bilimde, teknolojide ve sanayide atılım yapması gerektiğini vurgulamıştı. Ancak, bugün hâlâ bu mirası tam anlamıyla değerlendiremediğimizi ve teknolojik dönüşüm için yeterince somut adımlar atmadığımızı görüyoruz. Bu durum, Türkiye’nin gelecekteki yerini ve uluslararası rekabet gücünü doğrudan etkileyebilir.
Geleceğe dair söylemlerde tarih bilinci elbette önemlidir, ancak bununla birlikte bilim ve teknolojiyi merkeze alan bir vizyon oluşturmak zorunludur. Türkiye, geçmişte kaçırdığı sanayi devrimlerinin etkilerini bugüne kadar hissetti ve şimdi, 5. Endüstri Devrimi'ni kaçırmamak için harekete geçmek zorunda. Bu noktada, bilim insanlarının ve akademisyenlerin uyarılarına kulak vermek ve somut politikalar geliştirmek gerekmektedir.
11 Ekim 2022
Ozan

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder