18 Ekim 2024 Cuma

Bir Ülkenin Çöküşü: Değerlerimiz ve Gerçekler"

 Bir Ülkenin Çöküşü: Değerlerimiz ve Gerçekler



Bu ülkede bir zamanlar çocuklar sevilir, kadınlara saygı duyulurdu. Ancak bugün geldiğimiz noktada, çocuklar cemaat yurtlarında istismara uğruyor; kadınlar ise sokak ortasında ya şiddet görüyor ya da öldürülüyor. Yeni doğan bebekler, para karşılığında bazı sağlık çalışanları tarafından hayatlarından ediliyor. Bu tablo, bir ülkenin insan hakları ve ahlaki değerler konusundaki derin yaralarını gözler önüne seriyor.


Geçmişte dağlara ve derelere yürüyüş yapmaya, piknik yapmaya giderdik. Doğa ile iç içe olmanın verdiği huzuru yaşardık. Ancak şimdi dağlar madenci şirketlerine, dereler ise hidroelektrik santrallerine (HES) kurban edilmiş durumda. Ormanlar yakılıyor ve bu alanlar imara açılıyor. Doğal miraslarımızı, geleceğimizin yeşil alanlarını kaybediyoruz. Çocuklarımız, betonlaşan ve kirlenen bir çevrede büyümek zorunda kalıyor.


Ülkemizin güvenliği de ciddi bir tehdit altında. Yabancı ülkelerden mafya liderlerine vatandaşlık veriliyor, sokak ortasında silahlı çatışmalar yaşanıyor. Köşe başlarında uyuşturucu satılıyor, ve uyuşturucu kullanımı maalesef 12-13 yaşındaki çocuklara kadar inmiş durumda. Devletin bu konuda önlem almak yerine sessiz kalması, toplumun geleceğini tehlikeye atıyor.


Anayasaya uyulmuyor, Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmıyor; yasalar ise yanlış ve taraflı bir şekilde kullanılıyor. Hukukun üstünlüğü ilkesinin ayaklar altına alındığı bir düzende, adaletin sağlanması mümkün olabilir mi? Adaletin yerini bulmadığı bir ülkede, toplumsal güven de kaybolur.


Ekonomik kriz, halkı sefalet ve açlıkla yüz yüze bırakmış durumda. İnsanlar günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldi. Okullarda açlıktan bayılan çocuklarımız var. Bu durum, geleceğin teminatı olarak gördüğümüz genç neslin nasıl bir çıkmaz içinde olduğunu gösteriyor.


Eleştiri ise artık suç olarak görülüyor; en ufak bir muhalif ses hakaret sayılarak insanlar cezaevine konuluyor. Fikir özgürlüğünün yok edildiği bir ülkede, demokrasiden bahsetmek ne kadar mümkün?


Bu tabloya baktığımızda, sorulması gereken tek soru var: "Ne kadar kötüsünüz?" İnsan hakları, doğa, adalet ve ekonomi konusunda bu denli kötü bir yönetim sergileyenler, toplumun geleceğini karartmakta ve ülkenin değerlerini yok etmektedir.

Ozan

Hiç yorum yok: