2 Mart 2011 Çarşamba

AB’nin Neresine Gireceksin?.

02 Mart 2011 Çarşamba
AB’nin Neresine Gireceksin?..

AB’ye almak istedikleri; demokrasisi, hukuku, insan hakları, laik yapısı, modern kadınları, iyi eğitilmiş gençliği, ışıltılı geleceği olan…
Kısacası Atatürk’ün Türkiyesi idi…

Arabistan’a benzetilen Türkiye değil…


Önceki gün Almanya’ya gitmiş “Bizi niye AB’ye almıyorlar” diye yakınan Başbakan’ı dinlerken bunları düşündüm…

İnsan dönüp bir kendine bakar:

AB’ye uyan yan kaldı mı?..

Hangi AB ülkesinde Anayasa Mahkemesi’nin “irticaın merkezi” saydığı bir iktidar ülkeyi yönetmeye devam edebilir?..

Ve devam ederken, Anayasa Mahkemesi’nin o kararını savunanları toplayıp toplayıp hapishanelere doldurabilir?..

Kendisi orada
“irticaın merkezi” olarak oturmaya devam ederken...

Pekiiii…

AB ülkelerinde var mıdır:

Cumhurbaşkanı; şüpheli…

Başbakan; sanık…

Onlara dokunulamaz hadi… Ama o dosyaları açtıkları için başına gelmeyen kalmayan hâkimler-savcılar…

Misal; AB demokrasilerinde, ülkeyi bir tarikatın ele geçirmesi ihtimali olabilir mi?..

Anayasayı kendine göre değiştirdiğinde Başbakan kürsüye çıkıp o tarikatın ABD’de yaşayan hocasına “teşekkür” ettiğine göre…

Demek ki referandum da dahi tarikatın eli vardı...


Başbakan Almanya’da “AB’ye bizi niye almıyorlar” diye kızarken zaten, o yaşlı gurbetçi vatandaş beyaz kefen bezini attı önüne…
Cemaat dolandırmış kefen parasını çünkü…

İşte; iki sene önce Alman yargısının mahkûm ettiği… Türkiye’de ise “kamu yararına çalışan dernek” sayılıp da bir türlü kapağı açılamayan Deniz Feneri…

Var mı AB’de böyle bir şey?..

Yok…

Eee neresine gireceksin AB’nin?..

Unutun gitsin…

Hiç yorum yok: