O günleri yaşayanlar susuyor.
Gündemde, manşetlerde 28 Şubat’ın öncesi günlerin, kimilerinin postmodern darbe diye adlandırdığı tarihsel olayın bir numaralı aktörü Necmettin Erbakan’ın ölümü yer alıyor.
O günlerin gazete manşetleriyle aynı gazetelerin dünkü manşetleri adeta toplum belleğiyle alay ediyor.
26 Şubat 1997’deki manşetlerden örnekler verelim:
“Gözler (MGK toplantısının yapılacağı gün) Cuma’da” - Hürriyet!
“Herkes çok gergin” - Sabah.
1 Mart 1997: “Tarihi karar” - Hürriyet.
“9 saatlik zirvede rejime ince ayar” - Milliyet.
(MGK kararları) “Zehir zemberek” - Sabah.
Necmettin Erbakan’ın siyasal yaşamına büyük darbe vuran 28 Şubat’ı destekleyen, Başbakanlık’tan istifa etmesine uzanan sancılı o günlerde, irticaya karşı amansız savaşım veren, bu nedenle gerici diye resmettikleri Necmettin Erbakan’ı yerden yere vuran o günlerin medyası dün…
…85 yaşında ölen Erbakan’ı övgü içerikli haber ve yorumlarla uğurluyordu.
Medyamız, hatta siyasetçilerimiz, habercilerle yorumcularımız için dün, öyle bir dün ise…
…Bugün de böyle bir gündü.
***
Genelkurmay Başkanımız da TSK adına rahmetli Erbakan’ın “büyük hizmetlerinden” söz eden bir başsağlığı mesajı yayımladığına göre…
…“Ardında unutulmaz bir siyaset öyküsü bırakarak göçen”; herhalde bundan böyle partililerinin ebedi önder diye anacağı rahmetli genel başkanın geçmişteki siyasal eylemlerini, 28 Şubat’ı yaratan koşulları, üstelik gerçek yanlarını bugün tartışmaya girişmenin anlamı da olanağı da yok!
Muhafazakâr parti namıyla anılmalarını isteyen oysa dinciliği ön plandaki AKP kadroları bugün iktidarda iseler ve iktidarın nimetlerinden yararlanıyorlarsa bu sonucu, Erbakan’a borçludurlar.
Çankaya’daki AKP’liyi, Başbakan RTE’yi elinden tutup büyüten Erbakan’dı.
AKP kadroları hem Erbakan’ın, hem de -RTE’nin bir ara açıkladığı gibi- RP’nin hatalarından ve 28 Şubat’tan yararlandı.
Ama demeçlerinde bugüne nasıl geldiklerinden… Erbakan’ın siyasal İslama yol açan önderliğinden… 1970’ten itibaren laikliğe karşı duruşundan, İslam kurallarına koşut bir devlet yaratma heyecanından yararlandıklarını açıkça söyleyemiyorlar.
RTE, “liderdi, hocaydı”… Erbakan’ın uzun süre danışmanı, Batı karşıtı politikalarını Meclis’te savunan Çankaya’daki AKP’li ise; “Birlikte olduk. Pek çok anımız var” demekle yetiniyor.
***
Ben Necmettin Erbakan’ı 1970’ten birkaç yıl önce Odalar Birliği Genel Sekreteri iken tanıdım.
O tarihlerde gazetelerin dışarıdan baskı makineleri getirtebilmeleri uzun formalitelere bağlıydı.
Önce Odalar Birliği evet diyecek. Sonra Maliye inceleyecek ve -tabii devletin kasalarında dolar varsa- uzun süreçten sonra Merkez Bankası’na transfer emri verilecek:
Erbakan’a Hürriyet’in temsilcisi sıfatıyla matbaa gereksinimlerini karşılayacak şu kadar dolar istediğimizi içeren dilekçeyi götürdüm.
Baktı dilekçeye. “Maliye’den matbaa gereksinimleri için kim isterse onlara da döviz tahsis edileceğini kabul eden bir yazı getirin. İsteğinizle ilgili yazıyı vereyim” dedi.
Böylesi ucu açık, her isteyene döviz tahsis edeceğini taahhüt eden böyle bir yazı verir miydi Maliye?
Allah rahmet eylesin; “Hoca’ya” bu mantıksızlığı kabul ettirtmek olanaksızdı.
Zira Erbakan laikliği savunan, Atatürkçü çizgideki Hürriyet’e sıcak değildi.
Sonraki günler Odalar Birliği’nde abdest alınarak toplu namaza gidildiği haberleriyle uğraştık.
Takunyalılar dönemi böyle başladı.
***
Gazete ve kitaplarımda Erbakan ve kurduğu partilerle ilgili yazdıklarım ortada. Saklamanın gereği yok.
1968-69’lardan son günlere kadar:
Laik Cumhuriyete, laikliğe bakış açısı ve söylemleri, Batı’ya değil Doğu’ya dönük yörünge anlayışı ile Atatürk’ü ve devrimlerini asla sindirememesi nedeniyle Erbakan’la, siyaset yoldaşlarıyla yıldızım barışmadı.
Bugün gazeteler AKP liderlerinin, başta RTE’nin Erbakan’ın öğrencileri olduğunu yazıyor.
AKP iktidarı (RTE) Erbakan’ın öğrencisi olmaktan da öteye, devamıdır.
Fakat onun aşırıya kaçan görüş ve inançlarını iç ve dış dinamikleri ürkütmemek için yumuşatarak uyguluyorlar.
RTE’ye, AKP’ye, irili ufaklı önderlerine, elbette karşıyım.
Dün o kafaya, bugün aynı kafaya!
CÜNEYT ARCAYÜREK/ CUMHURİYET
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder