14 Şubat 2013 Perşembe

BİR ÜLKÜCÜYE YANITIM..



ÜLKÜCÜ KOMÜNİSTİM…

Ohh be ! Aklından geçenleri rahatça söylemek, insanı müthiş rahatlatıyormuş.

Önceden kolay mıydı direct olarak ÜLKÜCÜYÜM demek…Turancılığı, Türk MİLLİYETÇİLİĞİNİ yargılayan kişilerin egemenliğinden geliyorduk biliyorsunuz, ‘ULAN SİZE Mİ KALDI BU VATANI KURTARMAK ! ‘ diye yediğim copları, tokatları, yumrukları unutmadım…Hayatlarının baharında idam edilen arkadaşlarımı da, hayatının en güzel yıllarını hücrelerde geçirenleri de…

Komünistlerde bizden farklı değillerdi, her  ne kadar kurtarılmış bölgelerinde rahat ediyorduysalar da, bir türlü halkla ve dünyayla entegre olamadıkları için, bizde onlara KOMÜNİSTLER MOSKOVAYA ! diye bağırıp dışladığımız için, GLOBALİZMİ göremedikleri için, işleri zordu…

Bugün, ne o dönemin ülkücülerinin sesini duyabiliyoruz, ne de komünistlerinin…Niye ? Üzerimizden tankların paletleri geçti, boynumuzdan ilmekler, ama öldürmediler bizi…Vahşi kapitalizmin (marksistlere ve Karl Marksa çok kızıyordum ama) daskkapitalizminin ters döndürülmesi ile, biz de KAPİTAL okuduk, KAPİTAL öğrendik ve KAPİTAL-İST olmayı da öğreniyoruz güya.  İyi bakın çevrenize eski ülkücüsü de, komünisti de… KAPİTALİZME can simidi gibi sarılmak zorunda kalmıştır. Isterse sarılmasın !

12 EYLÜLÜN yok ettiği iki gençliğin kalıntılarının bu durumunu gördükten sonra, bana da ÜLKÜCÜ KOMÜNİST olmak düştü…

1968 yılında İstanbul Gedikpaşada ayakkabıcı çırağıydım…Pençe, topuk, kösele ve deri ve zenne ve merdane taşırken, İstanbul Üniversitesinin önünden gayri ihtiyari geçer, o dönemin öğrencilerinin yürüyüşlerine, öğrencelerin (Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan ın arkadaşlarıymış) ‘Hoşt amerika puşt amerika ülkemizden defol git amerika ! ‘ sloganlarını duyar, dağıttıkları DÜZEN DEĞİŞECEK ! bildirilerini, dinlenirken okurdum. Bir gün, çalıştığımız işhanının içine kadar giren öğrenciler tezgahlarımıza bu bildirilerden bırakmışlardı da… benim ustam, ‘ DELİKANLI, DÜZEN DEĞİŞSE NE OLACAK, DÜZÜLEN BİZ OLDUKTAN SONRA ? ‘ diye sormuştu da, devrimci genç cevap vermeden çekip gitmişti…

O günden beridir merak eder dururum, DÜZEN DEĞİŞİR Mİ, DÜZÜLENLER DEĞİŞİR Mİ ?

DÜZEN DEĞİŞTİ….DEĞİŞİYOR…DEĞİŞECEK…!

Bana gore, ne ülkücüler, ne de devrimciler başaramadı DÜZENİ değiştirmeye ama, son (11) yıldır AKP Dönemi ile mevzuubahis olunan DÜZEN, basbayağı değişti. Sessiz devrim ile, bizim değiştirmek istediklerimiz değil çoğu belki ama, kalmasını istediğimiz düzenin izleri de silinerek… değişim gerçekleşti.

Dünyada örneği yoktur, Türkiyede bir Terör örgütü eylemleriyle Devleti Masaya oturttu ve dediklerini yaptırıyor mesela…
THY dan başlanmış, hostes ve pilot personel kıyafetlerinde fes ve cepken ve fistana, pekçok alanda turban ve serbest kıyafete geçilmiş ve yakında da kamusal alan dahil, her yerde bu stile geçilecek. Artık fesli, şalvarlı, türbanlı, feraceli hakimlerimiz ve savcılarımız ve öğretmenlerimiz ve valilerimiz de olacak…Zihniyet devrimi gerçekleşti, artık geriye detaylar kaldı. Yani düzen değişti, yani aktörler değişti, yani mazlumlar değişti…zalimler değişti, roller değişti !

NAMIK HAVUTÇA… Geçtiğimiz gün Bandırma Kristal Kafede kahvaltılı bir basın toplantısı ile bizi bilgilendirmişti. Biliyorsunuz, meclisin en çalışkan milletvekillerinden birisi…BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR in bütünşehir projesi olduğunu, demografik ve coğrafi yapıda  ve bürokraside karşılacağımız durumlara, hazır olmamızı istedi. Doğru…BALIKESİR Büyükşehir yapılarak, merkezde ALTIEYLÜL - KARESİ İlçeleri yaratılarak ve dahi Bandırma nın il olma sevdasının üzerine, soğuk su dökülerek, DÜZEN DEĞİŞTİRİLMİŞTİ.

700 tane köyümüz, nüfusu 500 den az olduğu için muhtariyet haklarını kaybedecekler, beldelerin idari yapıları kaldırılacak, BÜYÜKŞEHİR BALIKESİR yaklaşık 300 köyü ile, 19 ilçesi ile, 94 meclis üyesi ile yoluna devam edecek. Bandırma, 6+1 büyükşehir meclis üyesi gönderecek. Seyirci mi olurlar, yoksa mahalle muhtarı gibi mi davranırlar göreceğiz…

Namık Havutçanın, beyaz et sektörünün sorunlarını meclise getirmesini de takdirle izledik lakin, iktidarın, AKP nin bu sektörün sorunları yoktur, çözülmüştür diyerek önergeyi red etmesini de hayretle karşıladık. MHP Milletvekili Ahmet DURANBULUT un bu konuda verdiği destek te, gözümüzden kaçmamıştır.  Yani, batan batacak, kalan sağlar bizimdir ! Yaşasın TRÖSTİZM !

TBMM’nde, dün kurulan TELEKULAK veya telefon dinleme komisyonunda da yer alan CHP Balıkesir Milletvekili NAMIK HAVUTÇA ya, komisyon çalışmalarında başarılar diliyoruz ve varsa bizi dinleyen, aman sakın engelleme vekilim, diyoruz. Engelleme ki ;  belki şikayetlerimizi duyarlar !
Ramazan Narin (Bandırma Gerçek gazetesi)
http://www.gercekbandirma.com/guncel/item/1375-ramazan-narin-yazd%C4%B1%C3%BClk%C3%BCc%C3%BC-kom%C3%BCnistim.html
***
YANITIM
                                              
Sn. Narin; Yazınızda Sol, Devrimci, Sosyalist  gelenekten gelenleri ve hala bu inancı büyük bir onurla taşıyan "Komünist" olarak genelleştirdiğiniz insanlarla, taban tabana zıt ideolojiye sahip mensup olduğunuz "Ülkücü" ideolojiyi paçal yaparak ucuz ironi yapmanıza bir anlam veremedim. Eğer özeleştiri yapacaksanız kendi ideolojiniz hakkında yapabilir bizde okuyarak saygı gösteririz.
1-)Komünizmin temelinde Eğitim, Kültür, Sanat, Eşitlik, Sosyoekonomik, ekonomik vs. teorisi olup, pratiğini hayata geçirmek isteyen olup HER ZAMAN HALKIN İÇİNDE OLUP, ÖRGÜTLÜ TOPLUMU YARATMADA ÖNCÜ OLMUŞLARDIR...
(Toplu Görüşme masasında  KESK direnirken, KAMU-SEN' in  hükümetle uyumlu tavrını örnekleyebiliriz.)
2-)DASKAPİTAL : KAPİTALİZMİN EKONOMİ-POLİTİK VE PRATİĞİNİ ELEŞTİRİNİ ÖNERMEKTEDİR...
SİZİN BİLDİĞİNİZ KAPİTALİZMİ SAVUNMAMAKTADIR.
O nedenle bizler "KAPİTALİZM" e top yekun karşıyızdır..

Sizler ne kadar yanında dursanız da!..

Hatta "Kahrolsun Kapitalizm, Emperyalizm, Tam Bağımsız Türkiye" diyerek Kapitalizmin ağa babası ABD'nin 6.Filosunu denize dökerken  "Amerika bizim kıblemizdir" diyenlerin direnciyle karşılaşmışızdır...

3-)Düzeni değiştirmek isteyen Devrimcilere karşı, kokuşmuş düzeni var edenlerin arkasında her zaman militarist güç olan Ülkücüler vardı...

4-)Bugün ki kılık kıyafeti eleştirmeden lütfen sizlerin "Türk-İslam Sentezi" bir incelemeniz gerekli Allah'ın yarattığı "İslam" dinini bile ideolojik olarak Türkleştirerek kendinize uygun tipoloji yaratmak uğruna değiştiridniz
. Ayrıca "Aydınlar Ocağı"  ve katkılarınızı inceleyerek "ÖZELEŞTİRİ" izi  ideolojinize yaparsanız bizlerde okuyarak saygı duyarız...

Bizler mi ne yapıyoruz

Hala direniyoruz, hala bedel ödüyoruz.

Selamlar...
---------------------
YAZIŞMALAR

Cuma, 22 Şubat 2013 21:30    yazan   Ramazan NARİN

Sn Aydın IŞIK, ÜLKÜCÜ İDEOLOJİ bir paçal değil, TÜRK ün binlerce yıllık ideolojisidir önce bunu bilin. KOMÜNİST ama TÜRK KOMÜNİSTİ olmayı başarmış ve bunu onurla temsil ediyorsanız bilemem. Lakin, benim sol kültürden gelip PKK lı KÜRT BÖLÜCÜLERLE işbirliği, komünist gelenekten gelip yeşil komünistlerle veya ILIMLI İSLAM Amerikan diniyle hemhal olmuş çok tanıdıklarım var. Ertuğrul GÜNAY ın, Ertuğrul KÜRKÇÜ nün, Sarp KURAY ın nerede olduğunu görebilirsen, kimin kapitalist ve emperyalist uşağı olduğunu rahat görürsün. Ve beni de görürken benim bir tek gün dahi TÜRK-İSLAM Sentezciliğini yapmadığımı, AYDINLAR OCAĞI ile organik ilişkimin hiç olmadığını da görürdün...Yine de görüşlerini açıkladığın için ve yorumun için teşekkür ederim, DİNAZOR lar hala varmış !
Not: Komünizme örnek verdiğin KAMUSEN in gerçek adı TÜRKİYE KAMUSEN olup, bendeniz o teşkilatın Türkiyedeki ilk kurucularından biriyim, bil de hani...

YANITIM

30.03.2013
Sn.Narin; Yorumunuzu bugün okuyabildim. Teşekkür ederim. Bir iki konuda sizi aydınlatmam gerekli diye düşündüm.
1-)Yorumumu tekrar okursanız Devrimci ideoloji ile Ülkücü ideoloji farklı ve karşıt olmasına rağmen her iki ideolojiyi "Paçal" yapamazsınız anlamındadır. (Paçarva anlamında değil) kendi ideolojinizin özeleştirisini yapın diye yazılmıştır..
2-)Komünizm, Dil-Dil-Irk temelinde ayrışmayı karşı olup; "İNSAN" odaklıdır. O nedenle Türk-Kürt-Alevi-Sunni-Ilımlı-Yeşil diye bir ayırım söz konusu olamaz önemlisi İlkin kendi yurduna sonra dünyaya "SORUMLU İNSANMI" diye bakarız.
3-)Kürt kökenli biri değilim, olmamam veya olmam benim için hiç önemli değil.Türk ırksal milliyetçiliğinede-Kürt ırksal milliyetçiliğinede toptan karşıyım..(Not: Çerkez kökenliğim.)
Bugün yaşananlara bakışım ise; Liderlerin savaşı ben bitirdim diyerek,halklara dönüp  kabul edin demesiyle "BARIŞ" olmaz...
Liderlerin barışması barışı getirmez,ancak yaşayan halkların "BARIŞI İSTEMESİ VE İKNA EDİLMESİYLE "BARIŞ" kalıcı hale gelir...
İran ve Suriye’ye karşı yapılacak bir savaştan önce “Osmanlı barışı”, ‘yeniden Misak-ı Milli’ hayalinden bir barış çıkar mı bilemem, ama demokrasi çıkmayacağı kesin.
4-) Ben sizin ideolojinizi sorguluyorum sizi değil, kişileri değil ideolojiyi konuşuyoruz...
SORU:
"TÜRK-İSLAM SENTEZİ" ve "AYDINLAR OCAĞI" Ülkücü hareketin uzantısı değilmidir?..
5-) Sizin düzeltmenizle Türk Kamu-sen'in madem kurucularındansınız,toplu görüşmelerde Hükümetle aynı doğrultuda hareket etmesine (Bircan Akyıldız dönemine )ne diyorsunuz?..
Dilerim bir sonraki yazışmalarımızda "kaynak" vererek yazışırız...
Selamlar

Hiç yorum yok: