ÜLKÜCÜ KOMÜNİSTİM…
Ohh be ! Aklından geçenleri rahatça
söylemek, insanı müthiş rahatlatıyormuş.
Önceden kolay mıydı direct olarak
ÜLKÜCÜYÜM demek…Turancılığı, Türk MİLLİYETÇİLİĞİNİ yargılayan kişilerin
egemenliğinden geliyorduk biliyorsunuz, ‘ULAN SİZE Mİ KALDI BU VATANI KURTARMAK
! ‘ diye yediğim copları, tokatları, yumrukları unutmadım…Hayatlarının
baharında idam edilen arkadaşlarımı da, hayatının en güzel yıllarını hücrelerde
geçirenleri de…
Komünistlerde bizden farklı
değillerdi, her ne kadar kurtarılmış
bölgelerinde rahat ediyorduysalar da, bir türlü halkla ve dünyayla entegre
olamadıkları için, bizde onlara KOMÜNİSTLER MOSKOVAYA ! diye bağırıp
dışladığımız için, GLOBALİZMİ göremedikleri için, işleri zordu…
Bugün, ne o dönemin ülkücülerinin
sesini duyabiliyoruz, ne de komünistlerinin…Niye ? Üzerimizden tankların
paletleri geçti, boynumuzdan ilmekler, ama öldürmediler bizi…Vahşi kapitalizmin
(marksistlere ve Karl Marksa çok kızıyordum ama) daskkapitalizminin ters
döndürülmesi ile, biz de KAPİTAL okuduk, KAPİTAL öğrendik ve KAPİTAL-İST olmayı
da öğreniyoruz güya. İyi bakın çevrenize
eski ülkücüsü de, komünisti de… KAPİTALİZME can simidi gibi sarılmak zorunda
kalmıştır. Isterse sarılmasın !
12 EYLÜLÜN yok ettiği iki gençliğin
kalıntılarının bu durumunu gördükten sonra, bana da ÜLKÜCÜ KOMÜNİST olmak
düştü…
1968 yılında İstanbul Gedikpaşada
ayakkabıcı çırağıydım…Pençe, topuk, kösele ve deri ve zenne ve merdane
taşırken, İstanbul Üniversitesinin önünden gayri ihtiyari geçer, o dönemin
öğrencilerinin yürüyüşlerine, öğrencelerin (Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan ın
arkadaşlarıymış) ‘Hoşt amerika puşt amerika ülkemizden defol git amerika ! ‘
sloganlarını duyar, dağıttıkları DÜZEN DEĞİŞECEK ! bildirilerini, dinlenirken
okurdum. Bir gün, çalıştığımız işhanının içine kadar giren öğrenciler
tezgahlarımıza bu bildirilerden bırakmışlardı da… benim ustam, ‘ DELİKANLI,
DÜZEN DEĞİŞSE NE OLACAK, DÜZÜLEN BİZ OLDUKTAN SONRA ? ‘ diye sormuştu da,
devrimci genç cevap vermeden çekip gitmişti…
O günden beridir merak eder dururum,
DÜZEN DEĞİŞİR Mİ, DÜZÜLENLER DEĞİŞİR Mİ ?
DÜZEN DEĞİŞTİ….DEĞİŞİYOR…DEĞİŞECEK…!
Bana gore, ne ülkücüler, ne de
devrimciler başaramadı DÜZENİ değiştirmeye ama, son (11) yıldır AKP Dönemi ile
mevzuubahis olunan DÜZEN, basbayağı değişti. Sessiz devrim ile, bizim değiştirmek
istediklerimiz değil çoğu belki ama, kalmasını istediğimiz düzenin izleri de
silinerek… değişim gerçekleşti.
Dünyada örneği yoktur, Türkiyede bir
Terör örgütü eylemleriyle Devleti Masaya oturttu ve dediklerini yaptırıyor
mesela…
THY dan başlanmış, hostes ve pilot
personel kıyafetlerinde fes ve cepken ve fistana, pekçok alanda turban ve
serbest kıyafete geçilmiş ve yakında da kamusal alan dahil, her yerde bu stile
geçilecek. Artık fesli, şalvarlı, türbanlı, feraceli hakimlerimiz ve
savcılarımız ve öğretmenlerimiz ve valilerimiz de olacak…Zihniyet devrimi
gerçekleşti, artık geriye detaylar kaldı. Yani düzen değişti, yani aktörler
değişti, yani mazlumlar değişti…zalimler değişti, roller değişti !
NAMIK HAVUTÇA… Geçtiğimiz gün
Bandırma Kristal Kafede kahvaltılı bir basın toplantısı ile bizi
bilgilendirmişti. Biliyorsunuz, meclisin en çalışkan milletvekillerinden
birisi…BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR in bütünşehir projesi olduğunu, demografik ve
coğrafi yapıda ve bürokraside
karşılacağımız durumlara, hazır olmamızı istedi. Doğru…BALIKESİR Büyükşehir
yapılarak, merkezde ALTIEYLÜL - KARESİ İlçeleri yaratılarak ve dahi Bandırma
nın il olma sevdasının üzerine, soğuk su dökülerek, DÜZEN DEĞİŞTİRİLMİŞTİ.
700 tane köyümüz, nüfusu 500 den az
olduğu için muhtariyet haklarını kaybedecekler, beldelerin idari yapıları
kaldırılacak, BÜYÜKŞEHİR BALIKESİR yaklaşık 300 köyü ile, 19 ilçesi ile, 94
meclis üyesi ile yoluna devam edecek. Bandırma, 6+1 büyükşehir meclis üyesi gönderecek.
Seyirci mi olurlar, yoksa mahalle muhtarı gibi mi davranırlar göreceğiz…
Namık Havutçanın, beyaz et sektörünün
sorunlarını meclise getirmesini de takdirle izledik lakin, iktidarın, AKP nin
bu sektörün sorunları yoktur, çözülmüştür diyerek önergeyi red etmesini de
hayretle karşıladık. MHP Milletvekili Ahmet DURANBULUT un bu konuda verdiği
destek te, gözümüzden kaçmamıştır. Yani,
batan batacak, kalan sağlar bizimdir ! Yaşasın TRÖSTİZM !
TBMM’nde, dün kurulan TELEKULAK veya
telefon dinleme komisyonunda da yer alan CHP Balıkesir Milletvekili NAMIK
HAVUTÇA ya, komisyon çalışmalarında başarılar diliyoruz ve varsa bizi dinleyen,
aman sakın engelleme vekilim, diyoruz. Engelleme ki ; belki şikayetlerimizi duyarlar !
Ramazan Narin (Bandırma Gerçek gazetesi)
http://www.gercekbandirma.com/guncel/item/1375-ramazan-narin-yazd%C4%B1%C3%BClk%C3%BCc%C3%BC-kom%C3%BCnistim.html
***
YANITIM
Sn. Narin; Yazınızda Sol, Devrimci, Sosyalist gelenekten gelenleri ve hala bu inancı büyük
bir onurla taşıyan "Komünist" olarak genelleştirdiğiniz insanlarla, taban
tabana zıt ideolojiye sahip mensup olduğunuz "Ülkücü" ideolojiyi
paçal yaparak ucuz ironi yapmanıza bir anlam veremedim. Eğer özeleştiri
yapacaksanız kendi ideolojiniz hakkında yapabilir bizde okuyarak saygı
gösteririz.
1-)Komünizmin temelinde Eğitim, Kültür,
Sanat, Eşitlik, Sosyoekonomik, ekonomik vs. teorisi olup, pratiğini hayata
geçirmek isteyen olup HER ZAMAN HALKIN İÇİNDE OLUP, ÖRGÜTLÜ TOPLUMU YARATMADA
ÖNCÜ OLMUŞLARDIR...
(Toplu Görüşme masasında KESK direnirken, KAMU-SEN' in hükümetle uyumlu tavrını örnekleyebiliriz.)
2-)DASKAPİTAL : KAPİTALİZMİN
EKONOMİ-POLİTİK VE PRATİĞİNİ ELEŞTİRİNİ ÖNERMEKTEDİR...
SİZİN BİLDİĞİNİZ KAPİTALİZMİ
SAVUNMAMAKTADIR.
O nedenle bizler
"KAPİTALİZM" e top yekun karşıyızdır..
Sizler ne kadar yanında dursanız da!..
Hatta "Kahrolsun Kapitalizm, Emperyalizm,
Tam Bağımsız Türkiye" diyerek Kapitalizmin ağa babası ABD'nin 6.Filosunu
denize dökerken "Amerika bizim
kıblemizdir" diyenlerin direnciyle karşılaşmışızdır...
3-)Düzeni değiştirmek isteyen
Devrimcilere karşı, kokuşmuş düzeni var edenlerin arkasında her zaman
militarist güç olan Ülkücüler vardı...
4-)Bugün ki kılık kıyafeti
eleştirmeden lütfen sizlerin "Türk-İslam Sentezi" bir incelemeniz
gerekli Allah'ın yarattığı "İslam" dinini bile ideolojik olarak
Türkleştirerek kendinize uygun tipoloji yaratmak uğruna değiştiridniz
. Ayrıca "Aydınlar Ocağı" ve katkılarınızı inceleyerek "ÖZELEŞTİRİ"
izi ideolojinize yaparsanız bizlerde
okuyarak saygı duyarız...
Bizler mi ne yapıyoruz
Hala direniyoruz, hala bedel ödüyoruz.
Selamlar...
---------------------
YAZIŞMALAR
---------------------
YAZIŞMALAR
Cuma, 22
Şubat 2013 21:30 yazan Ramazan NARİN
Sn Aydın
IŞIK, ÜLKÜCÜ İDEOLOJİ bir paçal değil, TÜRK ün binlerce yıllık ideolojisidir
önce bunu bilin. KOMÜNİST ama TÜRK KOMÜNİSTİ olmayı başarmış ve bunu onurla
temsil ediyorsanız bilemem. Lakin, benim sol kültürden gelip PKK lı KÜRT
BÖLÜCÜLERLE işbirliği, komünist gelenekten gelip yeşil komünistlerle veya
ILIMLI İSLAM Amerikan diniyle hemhal olmuş çok tanıdıklarım var. Ertuğrul GÜNAY
ın, Ertuğrul KÜRKÇÜ nün, Sarp KURAY ın nerede olduğunu görebilirsen, kimin
kapitalist ve emperyalist uşağı olduğunu rahat görürsün. Ve beni de görürken
benim bir tek gün dahi TÜRK-İSLAM Sentezciliğini yapmadığımı, AYDINLAR OCAĞI
ile organik ilişkimin hiç olmadığını da görürdün...Yine de görüşlerini
açıkladığın için ve yorumun için teşekkür ederim, DİNAZOR lar hala varmış !
Not:
Komünizme örnek verdiğin KAMUSEN in gerçek adı TÜRKİYE KAMUSEN olup, bendeniz o
teşkilatın Türkiyedeki ilk kurucularından biriyim, bil de hani...
YANITIM
30.03.2013
Sn.Narin;
Yorumunuzu bugün okuyabildim. Teşekkür ederim. Bir iki konuda sizi aydınlatmam
gerekli diye düşündüm.
1-)Yorumumu
tekrar okursanız Devrimci ideoloji ile Ülkücü ideoloji farklı ve karşıt
olmasına rağmen her iki ideolojiyi "Paçal" yapamazsınız anlamındadır.
(Paçarva anlamında değil) kendi ideolojinizin özeleştirisini yapın diye
yazılmıştır..
2-)Komünizm,
Dil-Dil-Irk temelinde ayrışmayı karşı olup; "İNSAN" odaklıdır. O
nedenle Türk-Kürt-Alevi-Sunni-Ilımlı-Yeşil diye bir ayırım söz konusu olamaz
önemlisi İlkin kendi yurduna sonra dünyaya "SORUMLU İNSANMI" diye
bakarız.
3-)Kürt
kökenli biri değilim, olmamam veya olmam benim için hiç önemli değil.Türk
ırksal milliyetçiliğinede-Kürt ırksal milliyetçiliğinede toptan karşıyım..(Not:
Çerkez kökenliğim.)
Bugün
yaşananlara bakışım ise; Liderlerin savaşı ben bitirdim diyerek,halklara
dönüp kabul edin demesiyle "BARIŞ"
olmaz...
Liderlerin
barışması barışı getirmez,ancak yaşayan halkların "BARIŞI İSTEMESİ VE İKNA
EDİLMESİYLE "BARIŞ" kalıcı hale gelir...
İran ve
Suriye’ye karşı yapılacak bir savaştan önce “Osmanlı barışı”, ‘yeniden Misak-ı
Milli’ hayalinden bir barış çıkar mı bilemem, ama demokrasi çıkmayacağı kesin.
4-) Ben
sizin ideolojinizi sorguluyorum sizi değil, kişileri değil ideolojiyi
konuşuyoruz...
SORU:
"TÜRK-İSLAM
SENTEZİ" ve "AYDINLAR OCAĞI" Ülkücü
hareketin uzantısı değilmidir?..
5-) Sizin
düzeltmenizle Türk Kamu-sen'in madem kurucularındansınız,toplu görüşmelerde Hükümetle
aynı doğrultuda hareket etmesine (Bircan Akyıldız dönemine )ne diyorsunuz?..
Dilerim
bir sonraki yazışmalarımızda "kaynak" vererek yazışırız...
Selamlar

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder