Ey kavmim...
Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin
beni hiç dinlemezsin
Dönüp de bakmazsın ölülerine.
Lut kavminden de değilsin sen, hazdan
olmayacak mahvın.
Acıyla karıldı harcın ama acıya da
yabancısın.
Ağıtları sen yakarsın ama kendi
kulakların duymaz kendi ağıdını...
Bir koyun sürüsünden çalar gibi çalarlar
insanlarını ve sen bir koyun sürüsü gibi bakarsın
çalınanlarına.
Tanrıya yakarır ama firavunlara taparsın.
Musa Kızıldeniz'i açsa önünde, sen o
denizden geçmezsin.
Ey kavmim...
Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin
beni hiç dinlemezsin.
Korkarsın kendinden olmayan herkesten. Ve
sen kendinden bile korkarsın.
Hazreti İbrahim olsan, sana gönderilen
kurbanı sen pazarda satarsın.
Hazreti İsa'yı gözünün önünde çarmıha
gerseler, sen başka şeylere ağlarsın.
Gündüzleri Maria Magdalena'yi orospu diye
taşlar, geceleri koynuna girmeye çabalarsın.
Zebur'u, Tevrat'ı, İncil'i, Kur'ân'ı
bilirsin.
Hazreti Davud için üzülür ama Golyat'ı
tutarsın.
Ey kavmim...
Sen ki peygamberlerinin dediklerini bile
dinlemedin beni hiç dinlemezsin.
Dönüp de bakmazsın ölülerine. Lut
kavminden de değilsin hazdan olmayacak mahvın. Ama sen
kendi acına da yabancısın.
Kadınların siyah giyer, kederle solar
tenleri ama onları görmezsin.
Her kuytulukta bir çocuğun vurulur,
aldırmazsın.
Merhamet dilenir, şefkat dilenir, para
dilenirsin.
Ve nefret edersin dilencilerden.
Utancı bilir ama utanmazsın.
Tanrıya inanır ama firavunlara taparsın.
Bütün seslerin arasında yalnızca kırbaç
sesini dinlersin sen.
Ey kavmim...
Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin
beni hiç dinlemezsin.
Sana yapılmadıkça işkenceye karşı
çıkmazsın.
Senin bedenine dokunmadıkça hiçbir acıyı
duymazsın.
Örümcek olsan Hazreti Muhammed'in
saklandığı mağaraya bir ağ örmezsin.
Her koyun gibi kendi bacağından asılır,
her koyun gibi tek başına melersin.
Hazreti Hüseyin'in kellesini vurmaz ama
vuranı alkışlarsın.
Muaviye'ye kızar ama ayaklanmazsın.
Hazreti Ömer'i bıçaklayan ele sen bıçak
olursun.
Ey kavmim...
Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin
beni hiç dinlemezsin.
Ölülerine dönüp de bakmazsın. Lut
kavminden de değilsin hazdan olmayacak mahvın.
Ama arkana baktığın için taş
kesileceksin.
Ve sen kendine bile ağlamayacaksın.
Komşun aç yatarken sen tok olmaktan haya
etmezsin.
Musa önünde Kızıldeniz'i açsa o denizden
geçemezsin.
Tanrıya inanır ama firavunlara taparsın.
Ey kavmim...
Sen ki peygamberlerini bile
dinlemedin beni hiç dinlemezsin.
EY KAVMİM!
(6 Haziran 1996 / Yeniyüzyıl)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder