13 Şubat 2011 Pazar

DEMAGOJİ, İKİ YÜZLÜLÜK VE KORSAN FİLM

12 Şubat cumartesi günü Beyaz Tv.de  yüksek geri lim programında “Balyoz” davası konuşulurken Yeni Akit gazetesi  yazarı Serdar ArsevenTürk ordusu komutanıyla,Tapu kadastro müdürü aynıdır ve eşittirdedi

Mehmet Faraç’ta  Askerle tapu müdürü nasıl aynı ve eşit olabilir, Terörle mücadelemi ediyor, dağdamı yaşıyor?dedi

Serdar Arseven ’in savunması şöyle oldu
“Sen tapu kadastro müdürünü küçük görüyorsun.” diyerek refleksini gösterdi..

Arseven gibi din  tandanslı,referanslı kişilerin  demagojik yapıları ve taktikleri hep aynısıdır.
Süheyl Batum orduya “Kağıttan kaplanlar” deyince   
hemen,
ordu düşmanı,
darbe yanlısı,
hemen istifa et,
savcıları göreve davet ediyoruz. diye feryat- figan  ettiler,hatta yargılanacağı maddeyi de belirlediler...


“301/2.maddeden” yargılanmasını  bile istediler…


İyi de... Acaba 301‘inci madde tam ne olarak ne diyor?

MADDE 301

(1) Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti‘ni, devletin yargı organlarını, asker veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.

(4)
Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.

Biliyorlar ki Süheyl Batum'un söyledikleri 301/4 yani orduya hakaret etmemiş, eleştirmiştir

Ama!.. kamuoyu oluşturmak  ve yanıltmak adına özellikle "askeri aşağılamak " olan 301/2 maddeye atıfta bulunarak hem içlerindeki gizli düşmanlığı tatmin etmek  istiyorlar, hem de CHP'ye bunun üstünden  yüklenmek istiyorlar

Peki kendilerini Müslüman ilan edenlere sormazlar mı?..

ALLAH’ TAN KORKUN...

Bülent Arınç iyi ki bu orduyla savaşa girmemişiz." deyince

Neden ?..

Bülent Arınç’a “Ordu düşmanı,hemen  istifa  et.” demediniz.

Askerlik yan gelip yatma yeri değildir” ,
                                   
 “Şehitlere kelle” deyince Recep bey

Ordu düşmanı ilan etmediler, istifasını istemediler…

Yapamazlar …

Sıkışınca

 “Ben gelişerek değiştim.dedi 2002 yılında,

 SES YOK...

Sıkışınca,

 Ben hiçbir zaman değişmedim,İslami  fikirler değişmez” dedi 2004 yılında…


SES YOK...

Sesleri çıkamaz,

Çünkü  sıkıştıklarında kullandıkları Demagoji stratejisi bütün bunlar…

Dün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Twitter’a“Eşiyle  birlikte The King’s Speech (
Zoraki Kral) adlı filmi izlediğini” yazınca ortalık karıştı.

Cumhurbaşkanı, korsan DVD’den film izliyor, dahası bunu açıklıyordu. 

Nitekim  köşkten açıklama gecikmedi.

Çankaya Köşkü, “Filmin DVD’sinin ABD’den alındığınıduyurdu hemen.

Fatih Altay' lı yazdı ABD'de satışa çıkarılmamıştı.


Sipariş almaya devam ediyorlardı ama henüz satış yapılmıyordu.

Çünkü film hâlâ gösterimdeydi ve herkesin bildiği üzere, gösterimi süren filmlerin DVD’si piyasaya verilmezdi.


Okumayı severmi bilmem ama!..Cumhurbaşkanına  Ankara Bakanlıklarda-İçişleri bakanlığının hemen karşısında bulunan kitapçılara bir göz atmasını tavsiye ederim,okumayı seven ama parası az olan ların oradan korsan kitap alıdığını duydum...

İki kitap öneririm ilki,

 "Düzene Uygun Kafalar Nasıl  Oluşturulur" Yazarı:E. A. Rauter,Çevirmen: Merlin Ecer

ikinci kitap ise, 

"Ahlak Eğitimi "Emile Durkheim'in

Zannedersem korsanı  çıkmıştır


Telif hakkı, (TDK’ ya göre)
“bir fikir yada sanat eserini yaratan kişinin, bu eserden doğan haklarının hepsi “ dir. 

Yani , bir fikir yada sanat eserini yaratan kişinin, eserinin haklarını izinsizce kullanmaktır...

 Telif haklarına göre ücreti ödenmeden bir eserin basılması, çoğaltılması,izlenmesi SUÇTUR...
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün  korsan olarak izlediği filmin adı ne?
 
The King’s Speech 
Türkçe çevirisi ne anlama geliyor?.. 
"Zoraki Kral"
Varın siz karar verin neyi anlatmak istediğime...


ANLAYANA

[ “Kötülerin sicili tutulmuştur. Bilir misin, sicil ne demek? Orada her şey madde madde yazılmıştır. O gün yalan diyenlerin vay haline!” Mutaffifin; 53/7-10].

Unutulmamalı ki,
Topluluğun yaşamı,yönetim biçimine değil,yöneticilerin ahlaklı olmasına bağlıdır.
Aristoteles




Hiç yorum yok: