6 Şubat 2011 Pazar

Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı Cem Toker'in mektubu;Hüsnü abi sen ne biçim diktatörsün?

Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı Cem Toker, Mısır olayları üzerine oturup bir yazı yazmış. Hem çok komik hem de ders niteliğinde. 

Hüsnü abi,Hayretler içindeyim!! Seninki nasıl bir diktatörlük abi?
Ne demek muhalefet? Ne demek gösteri? Ne demek koskoca Mısır Devlet Başkanı’nın maketlerinin yakılması? Bu ne edepsizliktir? Bu ne çirkinliktir?
Gösteriler başlar başlamaz, gelişigüzel 10-15 göstericiyi
“provokatör” ilan edip kemiklerini kırdırtacaktın.

Dayayacaktın
biber gazını suratlarına, bak bakalım gösterici mi kalıyor sokaklarda.
Bu duruma nasıl düştün sen abi?


Bunca yıldır iktidardasın. Kusura bakma ama uyumuşsun sen.
Haddime düşmez ama
telefon dinleme, teknik takip, kaset yayma, medyaya gözdağı, yargıya gözdağı, köşe yazarlarına, iş adamlarına üstü kapalı tehditler, vergi denetlemeleri gibi kavramları hiç duymadın mı sen abi?

Dünyada 88. sırada bulunan ama bölgenin en demokratik ülkesi Türkiye’de bir siyasetçi olarak ben mi öğreteceğim sana bunları diktatör Hüsnü abi?

Galiba senin en büyük hatan her gün sabahtan akşama kadar
“demokrasi, cumhur, milli irade” diyerek nutuklar atmaman. Öyle bir konuşacaktın ki, değil Mısır halkı, bütün dünya, Amerikalısı, Avrupalısı bile seni demokrat bir lider zannedecekti.

Biraz nohut, mercimek, makarna dağıtsan millet öyle sokağa dökülmezdi. Oralar sıcak ama sözümü dinle, sen kömür de dağıt.

Garanti ederim, yanında biraz da fakir fukara, garip gureba edebiyatı parçaladınmı, cahil cühelanın da desteğini sağlarsın.

Telefonları da dinletmedin sanırım. Yoksa haberin olurdu bu gösteriler planlanırken. “Milli güvenlik için” deyip ortam dinleme araçları alıp kullansaydın ya canım abicim.
Sinirine dokunan muhalefet varsa, mesela liderinin kaçak et kesen bir videosunu piyasaya sürdürseydin.

Diktatörler çevrelerine biraz korku salmalı Hüsnü abi.
Seni desteklemeyip sessiz kalanlar olursa
“bitaraf olan bertaraf olur” diyeceksin bak nasıl hizaya geliyorlar.
Söz dinlememekte ısrar eden gafillere de
“sizi de zamanı gelince halledeceğiz” dedin mi iş bitti abi.

Sana
ters gelen gazeteciler filan varsa orada, medya patronlarına söyle koysunlar kapının önüne. Sözünü dinlemeyen varsa Maliye Bakanı’na söyle, hemen bir vergi incelemesi başlatsın.

Hüsnü abi, senin galiba
Washington’da adamın da yok. Aman Hüsnü abiyi musluktan aşağı süpürmeyin, kullanın diyecek bir adam bulundur Washington’da mutlaka.
Millet senden serbest ve adil seçim istiyor değil mi?
“Tamam” de abi.

Bırak partiler seçime girsin.
“Hazine yardımı” diye bir kanun yaptır. Kendi partine 100 milyonlarca dolar para al, diğer partiler kuruş verme. Bak bakalım muhalefet mi kalıyor ortalıkta.

Seçimi yap, oylar sayılırken cereyanlar kesilsin. Tek tek sandık sonuçlarını filan da yayınlatma.
Neyse artık olan oldu.

Ama şunu bilesin ki, senin yüzünden benim Ahmedinecad kardeşim, Esad kardeşim, Kral Hüseyin kardeşim, El Beşir kardeşim hepsi diken üstündeler.

Sana çocukken kimse söylemedi mi Hüsnü abi?
“Başkan sensin, istediğini asarsın, istediğini kesersin.” Şimdi ayıkla pirincin taşını bakalım.

Dün ülkemin Başbakanı konuşmasında sana mükemmel bir demokrasi dersi verdi. Ben demokrasiden kendisi kadar anlamıyorum. Bu aralar
otokrasiyi öğrenmekle meşgulüm.

Hiç yorum yok: