Müzdat Gezen Sözcü gazetesine yazdı...
Yüzde doksaniki o zaman Kenan Evren'in oylamasında çıkan oy oranı idi... Ve çok abartılıydı.
AKP'nin oyları yüzde 50 diyenler iyi abartmışlar, Aziz Ne-sin'e göre yüzde 60 olmalıydı... Yani biraz daha abartılabilirdi...
Bana göre inşallah çok düşük çıkacak. Sitemize mesaj atarak beni tehdit eden ve küfür yağdıranlara verilecek cevabım var ama yüz yüze gelebilirlerse. Ben buradayım. Yüreği olan gelir yüzüme söyler ben de yanıtımı veririm.
Hiçbir partiye bağımlılığım yok. Siz AKP'ye oy vermiş olabilirsiniz. Kuşkusuz akıllısınız da. Ama bana verdiğiniz yakıştırmalar akıllı adam işi mi Allah aşkına?
Şimdi siz bana küfür ettiniz diye ne oldu? Eğer yüzde kırkın üzerinde oyunuz varsa, demek ki geri kalan yüzde altmışa yakın kesim de benim yanımda... Eeee ne olacak şimdi? AKP sözcüsü benim için "Aptal" demiş. Aptal olmayı her zaman satılmış olmaya tercih ettim, ederim. Siz, bana küfür yollayanlar: Bu halk için şimdiye kadar ne yaptınız?
Çok şükür gönlüm rahat. Beni susturamazsınız, korkutamazsınız. Sizden korkan sizin gibi olsun. Eğer beni yalnız sanıyorsanız, o zaman işiniz bitik demektir. Çünkü bu ülkede sizin sandığınızdan çok daha fazla Atatürkçü ve Cumhuriyetçi var. Şu küfür edenlere dava açsam çok para kazanırım. Ama değmez. "Gelin yüz yüze konuşalım" diyeceğim ama korkaktırlar, gelemezler. Çıkarları belli. Nereden beslendikleri belli. Ben bağımsızım, gücümü bağımsız olmaktan alıyorum.
Tek bağımlılığım Mustafa Kemal'in ilkeleridir. O'na da dokunabilecek birini göremiyorum. Ayrıca siz ne diye alındınız? Siz aptal mısınız?
Siz bir mizahçıdan ne bekliyorsunuz? Hükümeti, başbakanı övmesini mi? Onu siz yapın. Karşılığım da alırsınız. Bizim işimiz karşı çıkmak, uyarmakta Lafı saptırıp "Bize aptal dedin" demeye kalkmak beni doğrular sonra. Ben kimseye aptal falan demedim, bir olayı anlattım. O kadar. Sizin fikirlerinize katılmıyorum. Ama saygı duyarım. Siz de benim fikirlerime katılmaya bilirsiniz, bu hakkınızdır. Ama küfür etme hakkım size vermem. O konudaki söylemlerinizi iki misliyle iade ederim.
HÜSEYİN ÇELİK, BEKİR BOZDAĞ, ELİTAŞ
"ŞU Elitaş'ın adını merak edip sormadın mı?" diyecekseniz, yemin ederim ne merak ettim, ne sordum, ne de yüzünü gördüm. Allah da göstermesin. Ödüm kopar terbiyemi bozarım diye. Bunlar dokunulmazlıklarının arkasına sığınıp, bize ağızlarına geleni söyleme hakkını kendilerinde görenlerdir. Ama bütün bunların bana vız geleceğini düşünmemeleri de ayrı bir garabet. Teker teker değil, üçü bir arada hatta tümü bir arada gelseler havalarını alırlar. Çünkü işleri güçleri yalan. Şimdi bu belgesel yalanlarını burada sıralıyorum: Elitaş demiş ki;
"Müjdat Gezen'i komiklik yapan biri olarak biliyorduk. Halkla alay etmek kimseye fayda sağlamaz.""Halk" sözcüğüne az sonra değineceğim ama ben kiminle nasıl, ne zaman, nerede alay etmişim?
Bekir Bozdağ demiş ki; "Hiç kimsenin bu ülkede yaşayan kimseye hakaret etme ve sövme, hakkı da değildir haddi de değildir" Kime küfür etmişim? Ben milletin kendisiyim, sen vekilisin. Ben kendime hakaret edecek kadar salak mıyım?
Hüseyin Çelik demiş ki; "Bizim bir şey söylememize gerek yok, millet ona gereken cevabı verecektir." Aklı sıra beni hedef gösteriyor. Nitekim hedef tuttu. AKP Gençlik kollarından 44 kişi (sayıldı) okulumun önüne yürüyüp beni protesto ettiler. Ya içerideki 150 öğrencim dışarı çıksaydı? Üniversiteli gençlere gaz sıkan zihniyet, AKP'li gençlere aynını yapmadı... Bunların hesabı bir gün sorulacak...SÖZCÜ

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder