12 Şubat 2011 Cumartesi

NEREDE BİR ZULÜM VARSA DEVRİMCİLER KARŞI ÇIKAR.

“Yarım asır önce Bağımsızlık Savaşı verdik ve emperyalist ülkeleri dize getirerek bağımsız bir ülke olduk. 1923 yılından sonra Türkiye yi sömüren, sermayesini dışarıya aktaran bir devlet yoktu. 1923-1939 yılları arasında hiç bir yabancı devlete imtiyaz verilmedi ve üstelik Osmanlı devletinden kalma borçlar ve yabancı şirketlerin imtiyazları kaldırıldı. Tam başarılı olmamasına rağmen, hiç bir yabancı ülkeye imtiyaz verilmeden, tamamen iç kaynak ve imkânlarla yurdun kalkınması için çaba sarf edildi”
“Silâhlı Kuvvetlerden başlayarak bütün kurumları ve fertleri büyük bir titizlikle Amerikanlaştırmaya çalışıyorlar”

Bunları  söyleyen  kim?...  

Deniz GEZMİŞ…

Ne yaptınız!...

Hukuk bilgisi dahi olmayan Ali Elverdi’lerce idam cezası verdiniz,  ağzında sıgara  ile Deniz’lerin idmanı keyifle izlettirdiniz…

“Ölümden korkmuyorum.Ama! yaşamak istemiyor diye yanlış anlamasınlar   diyen kim?...

Bağımsız Türkiye sevdalısı Erdal EREN…

Ne yaptınız?..

Daha 17 yaşındaydı,onurlu bir yaşam istiyordu...

Çok gördünüz, 17 yaşını büyütüp uyduruk mahkeme -lerle, dayanaklarla idam ettiniz.

12 eylül faşizminin “Netekim” paşasına “idamları nasıl imzaladınız “ diye sordular

İdamları imzalarken ellerim hiç titremedi. “ dedi...

Asmayıpta besleyelim mi” dedi…

Yine “Netekim Paşa” Amerika’nın çocukları olarak  bugünkü "BOP"ları,"Ilımlı İslam" politikalarını uygulamak için dincilerin önünü açtı.

Din görevlilerine Rabıta'dan maaş verilmesi kararnamesini döviz sıkıntısı nedeniyle imzaladım. (28 Mart 1987)” dedi..

Yüce önder Atatürk’ü bile  kullandı dinciler adına 
“ Okullarda din dersi okutmak Atatürk ilke ve inkılaplarına da aykırı değildir.”( 26 Ekim 1982 Erzurum konuşması)dedi...

İlkokullara kadar din dersini zorunlu hale getirdi..

Adım-adım bu günler hazırlandı,

Biliyorlardı…Din öğretisi ve kültürüyle yetişenin demokrasiyi istemeyeceğini…

Biliyorlardı…
Din öğretisi ve kültürüyle yetişenin medeni hukuku  tanımayacağını…

Bu listeyi çokça uzatabiliriz..

12 Şubat 2011 günü 'Balyoz Planı' davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 163 kişinin tutuklanmasına karar vermesinin ardından subay eşleri  isyan ettiler

Türk  halkına sesleniyoruz neredesiniz? Bu karar mücadele edememeleri için alınmıştır. Eşkıya düze inmiş. Yiğitler derdest oluyor” dediler…

Çağdaş her insan gibi ”İsyanlarına “ hak veriyoruz…

Doğal olarak  Türk halkına sesleniyoruz neredesiniz?” diyerek,  seslerini duyurmak, halktan hukuksuzluk için yardım bekliyorlar...

İsyan eden subay eşlerinin feryadına kulak veriyor ve yanınızdayız diyoruz..

Diyoruz ama!..

1970’lerde Deniz’leri,

1980’lerde Erdal Eren’leri

Uyduruk mahkemelerle asarak “Bağımsız Türkiye, herkese eşit hukuku” savunan gençliği, düşüneni, yazanı  astınız,yok etmek istediniz..

Dün besledikleriniz, bugün kendilerinin oluşturduğu mahkemelerde sizleri yargılıyor…

Bizler mi?...

NEREDE BİR ZULÜM VARSA,DEVRİMCİLER KARŞI ÇIKAR.

Kim gelse zülmüne,baskısına,hukuksuzluğuna maruz kalıyor ve direniyoruz…

Bu gün oluşturulan dikte ettirilmek istenen “Hukuksuzluğu” kınıyor ve  subay hanımlarının sesine kulak veriyoruz,yanlarındayız…

DÜN “ASMAYIPTA  BESLEYELİM Mİ” DİYEN ORDUYU BUGÜN DEVRİMCİLER SAVUNUYOR


     “HUKUK BİR GÜN HERKESE GEREKLİ”…

Hiç yorum yok: