Araştırmalar gösteriyor ki, "Türkiye mahalle baskısı nedeniyle hızla muhafazakarlaşıyormuş", muhafazakarlar ise mahalle baskısı nedeniyle değil “Dini tanımaları ve dinsel hayatı tercih etmeleri nedeniyle muhafazakarlaştığını” iddia etmektedirlerdir…
Ve öne sürdükleri en önemli “Türkiye'nin zorla muhafazakarlaşmasının mahalle baskı adına tek bir örnekleme veremezsiniz” tezidir…
Oysa ki, hayatın her alanında Türkiye’de mahalle baskısı nedeniyle hızla muhafazakarlaştırılıyor…
Evet…Türkiye hızla muhafazakarlaştırılıyor…
Nasıl mı?...
1-)En somut göstergesi,hoşgörünün ortadan kalkması.Kutuplaştırılması ve özelliklede din alet edilerek.Sen-ben,biz-siz diye kategorize edilmesi-dir...
Karikatüristler mizahsal anlamda çizgileştirse dava açılabiliyor,
Gazeteciler eleştirisel yazı yazsa hakarete, tazmina- ta daha ötesi bir gece yarısı evleri, ofisleri basılıp gözaltına alınıp, zindanlara hesapsız atılabiliyor.
Heykellere "ucube" ,ben bu heykele tükürürüm denilebiliyor.Emeğe,sanata saygı gösterilmiyor,
Galeriler basılıp insanlar dövülebiliyor...
Karikatüristler mizahsal anlamda çizgileştirse dava açılabiliyor,
Gazeteciler eleştirisel yazı yazsa hakarete, tazmina- ta daha ötesi bir gece yarısı evleri, ofisleri basılıp gözaltına alınıp, zindanlara hesapsız atılabiliyor.
Heykellere "ucube" ,ben bu heykele tükürürüm denilebiliyor.Emeğe,sanata saygı gösterilmiyor,
Galeriler basılıp insanlar dövülebiliyor...
2-) Her sözlerinin başlagınca "12 Eylül. Muhtıra ve türban mağduruyuz edebiyatı" yaparlar... başkada söyleyecekleri yoktur…
Oysa ki, 12 Eylülde muhafazarkarlar evlerinde oturuken,Sol,Devrimciler,İlerici yurtseverler işkencelerde, zindanlardaydı ve muhafazakarların sesleri çıkmıyordu "Kenan Evren'in uygulamalarını Cennetlik" olarak övüyorlardı...
3-) Konya-Selçuk Üniversitesi ilahiyat fakültesi öğretim üyesi Porf. Çeken ve onun gibiler “Dekolteli bayanlar tecavüzü hak ediyorlar” diyerek kadınları aşağılayamazdı.Şimdi ise çok rahatlıkla dillendiriyorlar…
Söylemleri demokratik hakkıdır diye kimse iddia edemez…
Çünkü, Kendisi sıradan birisi değil,Üniversitede akademisyen olup eğitim veren birisidir, kendisin- den eğitim alanlar yanlış bilgiyle donatılmış olacaktır...
4-) Edirne’nin Havsa ilçesine bağlı Şerbetten köyünde sekiz yaşındaki masum bir kız çocuğun cenaze namazında köyün imamı sanıklar için “Edirne’nin meydanında asılmasını” şeriat özlemiyle dile getirebiliyor…
5-)T.C.D.D.nin aylık seyahat ve aktüalite dergisi “Raillife” dergisi şubat ayı sayısında” "Yeşilçam’da artist olma heveslisi Erzurum kızları, trenle İstanbul’a kaçarlar, türlü maceralar yaşadıktan hatta çam dibine yatırıldıktan sonra, tabii artist olamadan ancak ’kız gittim kadın geldim’ havasında tekrar memleketlerine dönerler" diye yazabiliyorlar…
6-)"Kadın-Erkek eşitliğine inanmadığını" dile getiren, ‘Bunlar tornadan çıkmış hanımlar" diye kadınları aşağılayan Başbakan olmadı bu güne kadar
Sadece Ocak 2011 ayında erkekler tarafından hunharca 17 kadın öldürülebiliyor…
2002-2009 ÖLDÜRÜLEN KADINLARIN SAYISI
2002-66/2003-83 /2004-164 /2005-317 /2006-663/
2007-1011/2008-806 /2009-953...
Sadece Ocak 2011 ayında erkekler tarafından hunharca 17 kadın öldürülebiliyor…
2002-2009 ÖLDÜRÜLEN KADINLARIN SAYISI
2002-66/2003-83 /2004-164 /2005-317 /2006-663/
2007-1011/2008-806 /2009-953...
7-)Bu ülkede on yıl önce dini inanca saygı ve hoş görü varken, hiçbir zaman dini inancı yüzünden hiçbir kimseye ayrımcılık yapılmazdı,bugün oruç tutmadığı için insanlar dışlanabiliyor hatta dayak atılabiliyor…
8-)Mersin’de Nevi Kodallı Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi müdürü tarafından kız ve erkek öğrencilerin birbirlerine 45 santimden fazla yaklaşılmamsı söylenebiliyor…
9-)”Kızlarla-Erkeklerin ayrı okullarda okutulması- na” Milli Eğitim Bakanı destek verebiliyor…
9-)Üniversitelerden sonra,kamuda türbanın serbest bırakılması dillendirilebiliyor…
10-)Ankara’da polis restoran basarak, çocuklarıyla yemek yiyen aileden kimliklerini sorabiliyor…
11-)Ankara kurtuluş parkında el-ele çimlerde oturan genç çiftlerden GBT sorgulaması yapılabiliyor…
12-)İlçelerde,kasabalarda hatta il'lerde içkili yerler ya ruhsat verilmeyerek,yada şehir dışına çıkartıla- rak hızla sosyal hayatın dışına itilerek kapanmaya zorlanabiliyor…
Şehir dışına çıkartılan içkili yerlerin yakınlarında polislerce arabalar çevirilip alkol muayenesi yapılarak bu tür yerlere gitmekten vazgeçirilebiliyor….
İçki içilmemesi için devletin vergi oranları ölçüsüz- ce artırılabiliyor ve yaptırım olarak uygulanabiliyor.
Somut olarak;
İçki içilmemesi için devletin vergi oranları ölçüsüz- ce artırılabiliyor ve yaptırım olarak uygulanabiliyor.
Somut olarak;
02.11.2000 yılında
70 cl Yeni Rakı Şişe 3.850.000 (3.85TL.)
2011 Yılı yenirakı fiyatı : 36 TL
Artış: % 1069
2001 yılı Asgari ücret : 122.00.-TL.
2011 yılı Asgari ücret : 570.21.-TL.
Artış: % 469
Asgari ücretin iki katından fazla yapılan zamdaki amaç nedir?...
İçilmesin...
İçilmesin...
13-)Kayseri’de polis içki satan ve alanları fotoğraf-layarak fişleyebiliyor ve içki satan yerleri kapan- maya zorlayabiliyor…
15-) AKP Esenyurt Belediyesine bağlı Esenkent’te büfe sahiplerine “içki satmayacaklarına dair” noterden belge istenebiliyor…
16-) 18 yaşındaki genç ehliyet alıyor, silah alıyor, bankada hesap açabiliyor, şirket kurabiliyor, ticaret yapabiliyor, izin almaksızın evlenebiliyor, oy verebiliyor,asker olabiliyor, savaşa gidebiliyor ve bütün bunlar serbestçe kendi iradesiyle yapabiliyor.Ama!.. 24 yaşında içki alamıyor ve gerekçe olarak ta “Biz gençleri alkoliklikten koruyoruz” denilebiliyor…
(Aynı gençleri işsizlikten korusanız)
17-) Ankara Keçiören Belediyesince içki satıyor diye dükkan sahibi ölesiye dövülebiliyor….
18-) İzmir-Asım Arar Anadolu Sağlık Meslek Lisesi’nin yönetimi tarafından, öğrenci velilerine imzalatıl- mak istenen dilekçede "27.01.2011 tarihinde yapı- lan öğretmenler kurulu kararı doğrultusunda, 2’nci dönemin başından itibaren kız öğrencilerin koyu gri renk, yüksek belli, vücut hatlarını belli etmeyecek ve ayak bileğinin üstünde olacak şekil ve ölçülerde pantolon giymeleri, kesinlikle etek giyilmeme- si kararlaştırılmıştır. Bu tarihten itibaren pantolon giymeyi kabul ediyorum" ifadelerine yer verildi.
18-) İzmir-Asım Arar Anadolu Sağlık Meslek Lisesi’nin yönetimi tarafından, öğrenci velilerine imzalatıl- mak istenen dilekçede "27.01.2011 tarihinde yapı- lan öğretmenler kurulu kararı doğrultusunda, 2’nci dönemin başından itibaren kız öğrencilerin koyu gri renk, yüksek belli, vücut hatlarını belli etmeyecek ve ayak bileğinin üstünde olacak şekil ve ölçülerde pantolon giymeleri, kesinlikle etek giyilmeme- si kararlaştırılmıştır. Bu tarihten itibaren pantolon giymeyi kabul ediyorum" ifadelerine yer verildi.
Adlarının açıklanmasını istemeyen bir öğrenci, "Okul yönetimi neredeyse okul dışında bile kıyafeti- mize karışıyor. Dilekçeleri bize dağıttıklarında eğer velilerimize imzalatmi genç kızlazsak karnelerimizi vermeye-ceklerini söylediler."
Liselere kadar kıyafet genelgesiyle baskılar yapılabiliyor...
Yukarıda yazılanlar 10 yıl önce yokken bugün sıradanlaşabiliyor ve sadece basına yansıyanlar olup, Anadolu'da başka ne tür baskıların olduğun- dan bilgimiz bulunmamaktadır…
Bütün bu olanlar Türkiye'de mahalle baskısı/ hükümet baskısı değilse başka ne anlam taşıyor sizce?...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder