21 Ağustos 2025 Perşembe

BİR KİLOGRAM ETLİK DEMOKRASİ

 BİR KİLOGRAM ETLİK DEMOKRASİ



Bugün, 22 bin lira maaş alan bir asgari ücretli, bir gün çalışarak 735 lira kazanıyor. Bu, sadece bir kilogram kuşbaşı etin bedeli bile değil.
16 bin lira emekli maaşıyla geçinmeye çalışan bir işçi emeklisi ise bir gün çalışarak 535 lira kazanıyor; bu da bir kilogram kıymaya bile yetmiyor.
Rize’de çay üreticisi, Ordu ve Giresun’da fındıkçı, Yozgat’ta soğan, Çorum’da meyve yetiştiricisi emeğinin karşılığını alamıyor. Sanayici, ihracatçı, müteahhit birbiri ardına konkordato ilan ediyor. Üretim çöküyor, ticaret duruyor, hayat pahalılığı boğazı sıkıyor.
Üstüne bir de ülkenin bütün kurumları çürümüş durumda: Diplomalar sahte, makamlar liyakatsizlerle dolu. Eğitim sistemi enkaz, sağlık sistemi iflas bayrağını çekmiş. Devlet, adeta içten içe çürümeye bırakılmış bir organizmaya dönmüş.
Ama bütün bunlara rağmen, iktidardaki AKP hâlâ anketlerde %29 oy alıyor. Yani her üç seçmenden biri, cebindeki boş cüzdana, mutfağındaki boş tencereye, çocuklarının geleceksizliğine rağmen hâlâ aynı adrese mühür basıyor.
Sorunun Kaynağı: Mutfak Değil, Zihin
Demek ki mesele sadece açlık değil.
Demek ki mesele sadece işsizlik, yoksulluk ya da adaletsizlik de değil.
Asıl mesele zihniyet, kültürel kodlar, bağımlılıklar, korkular ve yılların kökleştirdiği biat kültürü.
Bu topraklarda deprem olur, "Allah’tan geldi" denir ama dere yatağına, fay hattına ev yapmaktan vazgeçilmez.
Orman yanar, ama piknikte yakılan ateş söndürülmez, çöpler doğaya bırakılır.
Dolar fırlar, kriz patlar, "dış güçler saldırıyor" denir ama ülkeyi batıran yanlış politikalar hiç sorgulanmaz.
Eğitim çöker denir ama liyakatsiz yöneticilerin okulları çürüttüğü görmezden gelinir.
Sağlık sistemi çöker, "doktorlar nankör" denir ama ülkeyi terk eden on binlerce hekimin yerine konamayan boşluk inkâr edilir.
Bir millet, bir kilogram ete ulaşmakta zorlanırken hâlâ aynı iktidara oy veriyorsa, sorun mutfakta değil, zihindedir.
Çıkış Yolu: Eşit Yurttaşlık ve Özgür Akıl
Türkiye’nin siyasal hastalığı sadece ekonomik krizle, asgari ücretle ya da emekli maaşıyla tedavi edilemez. Çünkü mesele, açlığı doyurmak değil; biat eden zihniyeti özgürleştirmektir.
Eğitim: Ezberci, dogmatik eğitim yerine, sorgulayan ve özgür düşünceyi esas alan bir laik eğitim sistemi.
Örgütlü Toplum: Sendikaların, kooperatiflerin, meslek örgütlerinin güçlenmesi; halkın yalnızlaştırılmasının önüne geçilmesi.
Sınıf Bilinci: Kimlik siyasetinin değil, emek ve üretim temelli siyasetin ön plana çıkması.
Hukuk ve Laiklik: Devletin dini referanslardan değil, hukuk ve bilimsellikten beslenmesi.
Toplumsal Dayanışma: “Bireysel kurtuluş” değil, “toplumsal kurtuluş” anlayışının kökleşmesi.
Çünkü gerçek demokrasi, bir kilogram ete erişebildiğimiz gün değil; her yurttaşın eşit haklarla, özgürce ve onuruyla yaşayabildiği gün kurulacaktır.
12 Ağustos 2025
Ozan
Yazı dizisi devam edecek.
Teşhis (Bugün yaşanan tablo) Bir Kilogram Etlik Demokrasi
Biat Kültürünün Tarihsel kökenler (Biat kültürü, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e alışkanlıklar)
Çözüm (Eşit yurttaşlık, laiklik, sınıf siyaseti, örgütlü toplum)

Hiç yorum yok: