1 Ağustos 2025 Cuma

ELBETTE TERÖRSÜZ TÜRKİYE, ANCAK!

 Elbette Terörsüz Türkiye Ancak!



Elbette ki terörsüz, barış içinde bir Türkiye istiyoruz. Ancak meşruiyetini yitirmiş bir iktidarın, toplumsal karşılığı erimiş MHP'nin ve etnik ayrılıkçı kimliğiyle DEM partisinin, Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) “kimlik mühendisliği” ayağı üzerinden Türkiye’yi yeniden şekillendirmesine kesinlikle karşı çıkıyoruz.
Kimlikler Üzerinden Kurulan BOP Koalisyonu:
Siyasal İslamcı AKP :
Laikliği adım adım aşındırdı. Tarikat ve cemaatleri meşrulaştırdı. “Ilımlı İslam” söylemiyle devletin yapısını dini referanslarla yeniden kurguladı. Eğitimi, hukuku, bürokrasiyi bu eksende dönüştürdü.
Sözde Milliyetçi MHP:
Türk kimliği söylemini sürdürürken, bir yandan da etnik temsiliyete açık kapılar bıraktı. “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne geçişin ortağı olarak üniter yapının zeminini sarstı.
Etnik-Ayrılıkçı DEM :
Açık biçimde etnik kimlik talepleriyle üniter yapıyı hedef aldı. Anayasa ve yerel yönetimler üzerinden federatif modeli gündeme taşıyarak bölgesel özerklik tartışmalarını körükledi.


Yeni Anayasa: BOP’un Anayasal Ayağı mı?
Sorulması gereken soru nettir:
Yeni Anayasa tartışmaları, gerçekten toplumsal ihtiyaçlardan mı kaynaklanıyor, yoksa BOP’un Türkiye ayağını tamamlamak için kurgulanan anayasal zemin midir?

“Türk” vatandaşlık tanımının çıkarılması mı hedefleniyor?

Anayasa Madde 66 – Türklük Tanımı
"Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür."

BOP açısından anlamı:
Ulus-devletin çimentosu olan ortak kimlik kaldırılırsa, etnik-anayasal parçalanmanın önü açılır.



Üniter ulus-devletin tasfiye edilmesi mi planlanıyor?

Anayasa Madde 1 ve 3 – Devletin Şekli ve Üniter Yapı
Madde 1: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
Madde 3: Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.

BOP açısından anlamı:
Üniter yapı kaldırıldığında Türkiye federatif ya da çok kimlikli gevşek yapıya geçer, bu da “Osmanlı millet sistemi” kılıfıyla sunulur.
Etnik temelli bir federatif yapının önü mü açılıyor?


Laiklik ilkesi yerine cemaatlerin önü açılmak isteniyor.

Anayasa Madde 2 – Laiklik İlkesi
"Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir."

BOP açısından anlamı:
Laiklik zayıflatılırsa, Sünni-Şii-Alevi ayrımları daha kolay kurumsallaşır. Bu da mezhep temelli ayrışmayı meşrulaştırır


Temel Gerçek: Demokrasi Yoksa Ekmek de Yoktur!
Demokrasi yoksa hukuk olmaz.
Hukuk yoksa adalet olmaz.
Adalet yoksa insan hakları olmaz.
İnsan hakları yoksa özgürlük de olmaz.
Özgürlük olmadan liyakat olmaz.
Liyakat olmadan eşitlik kurulmaz.
Ve eşitlik olmadan ekmek dahi adaletli dağıtılamaz.


Bugün yapılan araştırmalarda halkın birinci önceliği "ekonomi", ikinci önceliği ise “Suriyeli göçmenler” olarak gösteriliyor. Adalet, eğitim, sağlık, güvenlik gibi temel talepler ise bunları takip ediyor.


Peki ya “Kürt sorunu”?

Toplumun geniş kesimlerinde öncelikli bir sorun olarak görülmüyor. Görülmemesi de doğaldır; çünkü bu halk bin yıldır birlikte gülmüş, birlikte üzülmüş, aynı sofraya oturmuş, aynı cephede şehit düşmüştür.

Not düşmek uğruna; CHP devleti kuran parti olarak bugün devrimci bir parti konumunu yüklemiyor, reformist parti olarak düzenin normalleşmesini savunuyor ancak, sorun burada şu; hilafetçi bir iktidara karşı Atatürk'ün ilerici savunmasıdır. Yani hilafeti yıkan, ümmetten milletten yaratan cumhuriyete uygun davranmalarıdır...

Sonuç: Asıl Sorun Demokrasi Yoksunluğu

Eğer Türkiye’de halkın birinci önceliği demokrasi olsaydı:
Ekmek sorunu bu kadar yakıcı hale gelmezdi.
Adalet bu kadar zedelenmezdi.
Kürt sorunu bu kadar derinleşmezdi.
Kurumlar bu kadar çürümezdi.


Asıl mesele “Kürt meselesi” değil, demokrasi meselesidir.

Kimlik siyasetiyle ülkeyi yeniden şekillendirmek isteyenler, önce halkın gerçek gündemine baksınlar:

Ekmek, adalet, eğitim, güvenlik, liyakat ve demokrasi.
Ozan
30 Temmuz 2025

Hiç yorum yok: