İdeolojik Derinlik Olmadan Siyaset Olmaz : Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı Örneği
Siyasette temel bir kural vardır: İdeolojik derinlik yoksa, ideolojik sapma kaçınılmazdır. Türkiye’nin siyasi haritasına baktığımızda tablo nettir: CHP, köken olarak Kemalizm’e; MHP, radikal sağa (faşizm); Saadet Partisi, din temelli muhafazakâr ideolojiye yaslanır. Geriye kalan partilerin büyük çoğunluğu ise sağlam bir ideolojik omurgadan yoksundur; günü kurtaran, konjonktürel hesaplara dayalı bir siyaset anlayışıyla varlıklarını sürdürür.
Burada asıl kritik mesele, Cumhuriyet’in kurucu partisi olan CHP’dir. Bir dönem halkçı, laik, ulusalcı çizgisiyle hem halkın hem de devletin modernleşme iradesinin taşıyıcısı olan CHP, 12 Eylül 1980 faşist askeri darbesi sonrasında bu çizgisini hızla aşındırmaya başladı. Askeri vesayet düzeni ve neoliberal ekonomi politikaları, partiyi ideolojik omurgasından kopardı. Böylece CHP, program ve ilkelerle hareket eden bir örgüt olmaktan çıkıp, sadece seçim kazanmaya odaklı, günübirlik politikalarla yol alan bir “seçim makinesine” dönüştü.
Bu dönüşümde en büyük pay, ideolojik birikimden yoksun, vizyonu sınırlı, partiyi kişisel iktidar alanı olarak gören liderlere aittir. “Küçük olsun, benim olsun” anlayışı; parti örgütlenmesini ilke ve programdan çok kişisel sadakat üzerine inşa etti. Bu da CHP’yi halkın geniş kesimlerinden kopardı, inandırıcılığını zayıflattı ve toplumu ortak bir hedefte birleştirme kapasitesini neredeyse sıfırladı.
İdeolojik köklerle bağ kurmamış, partinin gençlik kollarında pişmemiş, örgüt kültürünü yaşamamış kişilerin üst düzey görevlere getirilmesi, partiyi güçlendirmek yerine zayıflatır. 2002 yılından bugüne 2 dönem milletvekili, 4 dönem belediye başkanlığı yapan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu örneği, bunun somut bir göstergesidir.
Diğer yandan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyon sürecinde de benzer bir durum yaşandı: Parti örgütünden yetişmiş kadrolar tüm baskılara rağmen taviz vermedi, hiçbir isim itirafçı olmadı. Buna karşın, dışarıdan atanmış ve örgüt kültüründen gelmeyen bazı isimler, ilk fırsatta itirafçı olmayı tercih etti.
Sonuç açıktır: CHP, ideolojik derinliğini yeniden inşa etmeden, kadrolarını kendi örgütünden ve değerlerinden beslemeden, ne toplumsal güven kazanabilir ne de iktidar alternatifi olabilir. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken önemli hususlardan birisi ise, örgütten gelen yada örgütün içinde hala görev alan toplum genelinde şaibeli kimseler de derhal tasviye edilmelidir.
Ozan — 13 Ağustos 2025

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder